Logo

21. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

Davacı, borçlanma talebini reddeden Kurum işleminin iptaliyle borçlanma talebinin talep tarihindeki asgari prim ödeme tutarı üzerinden geçerli olduğuna karar verilmesini istemiştir.

Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.

Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.

K A R A R

Dava, davacının 04/04/2006 tarihli borçlanma talebini reddeden kurum işleminin iptali ile 04/04/2006 tarihli borçlanma talebinin talep tarihindeki asgari prim ödeme tutarı üzerinden geçerli olduğunun tespiti istemine ilişkindir.

Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.

Dosyadaki kayıt ve belgelerden,davacının 04/04/2006 tarihli yurt dışı borçlanma talep dilekçesi üzerine kurumun 29/06/2006 tarihli yazısı ile yurt dışı borçlanması ile ilgili olarak en yakın YİHS ne müracaat etmesinin istendiği, davalı kurumun 13.03.2014 tarihli yazısında borçlanma talebi ile ilgili olarak 29/06/2006 tarihli yazı ile eksik evrak tamamlanmasının istendiğini ancak eksik belgeler tamamlanmadığı için borçlanma tahakkukunun yapılamadığını belirttiği, davacının 21.12.2012 tarihli yurt dışı borçlanma talebine göre borçlanma işlemlerinin yürütüldüğü anlaşılmaktadır.

3201 sayılı Yasanın "Döviz ile değerlendirme" başlıklı 4. maddesi, "Sosyal güvenlik kuruluşlarınca döviz ile değerlendirilecek sürelerin her bir günü için tahakkuk ettirilecek prim, kesenek ve karşılık borcu tutarı bir dolardır. Dövizin cinsi ve miktarı Bakanlar Kurulu Kararı ile değiştirilebilir. Değişen miktar, tahakkuk ettirilmiş borçlanmanın tamamını ödememiş olanların bakiye borç sürelerine de uygulanır...." hükmünü; aynı Yasanın Geçici 2. maddesinin ikinci fıkrası ise, "Ancak, 4'üncü madde hükümlerine göre tahakkuk ettirilen borç miktarı, ödeme tarihindeki doların Türk Lirası karşılığı esas alınarak hesap ve tahsil edilir." hükmünü içermekte iken; anılan Geçici 2. madde, 5510 sayılı Yasanın 106. maddesi ile tamamen yürürlükten kaldırıldığı gibi; aynı Yasanın 4.maddesi de, 08.05.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5754 sayılı yasanın 79. maddesiyle değişikliğe uğramıştır.

./..

5754 sayılı Yasanın 79. maddesiyle değişik 3201 sayılı Yasanın "borçlanma tutarı ve borçlanma tutarının iadesi" başlıklı 4. maddesi, "borçlanılacak her bir gün için tahakkuk ettirilecek borç tutarı, başvuru tarihindeki 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 82'nci maddesinde belirtilen prime esas asgari ve azamî günlük kazanç arasında seçilecek günlük kazancın % 32'sidir. Ancak, prime esas asgari günlük kazancın altında olmamak üzere borçlanma tutarına esas alt sınırı farklı bir miktarda belirlemeye Bakanlar Kurulu yetkilidir. Borçlanılan süreler, yurda kesin dönüş yapılmış olması şartıyla aylık tahsisi için yazılı talepleri halinde 5510 sayılı Kanunun 41 inci maddesinin son fıkrası hükümlerine göre değerlendirilir. Tahakkuk ettirilen borç tutarı, tebliğ edildiği tarihten itibaren üç ay içerisinde ödenir. Ödeme yapılan gün sayısı prim ödeme gün sayısına ve prime esas kazanca dahil edilir. Tahakkuk ettirilen prim borcunu tebligat tarihinden itibaren üç ay içerisinde ödemeyenler için yeniden başvuru şartı aranır.

Borçlanmadan sonradan vazgeçenler ile yapılan borçlanma sonrasında aylık bağlanması için gerekli şartları yerine getiremeyenlere ve bunların hak sahiplerine talepleri üzerine yaptıkları ödemeler, faizsiz olarak iade edilir…” hükmünü içermekte olup; anılan madde içeriğinden de açıkça anlaşılacağı üzere, 3201 sayılı Yasa kapsamındaki borçlanmalarda, borçlanma tutarının belirlenmesindeki "ödeme tarihi" kıstası, "borçlanma başvuru tarihi" olarak değişikliğe uğramıştır.

Kurum işleminin hukuka uygun bulunmaması ya da Kurumun borçlanma talebini değerlendirmeyip cevapsız bırakması durumunda, prime ilişkin uyuşmazlığın makul süre gözetilerek çözümlenmesi gerekir.

Somut olayda,davacının 04/04/2006 tarihli başvurusu üzerine kendisine düşen yükümlülükleri yerine getirmediğinin ,borçlanma talebi ile ilgili belgeleri kuruma vermediğinin ve aradan geçen sürenin makul kabul edilemeyeceğinin anlaşılmasına göre, davacının 04/04/2006 tarihli borçlanma talebinin talep tarihindeki asgari prim ödeme tutarı üzerinden geçerli olduğunun tespitine karar verilmesi hatalıdır.

O halde davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.

SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 13/06/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.

***