"İçtihat Metni"
Davacı, Kurum işleminin iptaliyle borçlanmanın 4/ a kapsamına alınması gerektiğinin tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R
Dava, davacının 28.05.2013 tarihli borçlanma başvurusunun 5510 sayılı Kanun'un 4/1-(a) bendi kapsamında geçerli olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulü ile davacının 5510 sayılı yasanın 4/1-b maddesi kapsamındaki Borçlanma işleminin tüm sonuçları ile birlikte 4/1-a kapsamına aktarılmasına yönelik talebinin reddine ilişkin 09/02/2015 tarih ve 379.433 sayılı kurum işleminin iptali ile davacının borçlanma sürelerinin 5510 sayılı Yasanın 4/1-a bendi kapsamında sigortalılık süresi olarak değerlendirilmesi gerektiğinin tespitine karar verilmiştir.
Somut olayda, davacının borçlanma talep tarihi 28.05.2013 olup bu tarihten önce Türkiye'de 5510 sayılı Kanun'un 4/1-(a) bendi kapsamında sigortalılığı bulunmamaktadır.
Davacının borçlanma talebinden önce 5510 sayılı Kanun'un 4/1-(a) bendi kapsamında sigortalılığı bulunmadığından 17.04.2008 tarih ve 5754 sayılı Kanun'un 79.maddesi ile 3201 sayılı Kanun'un 5.maddesine eklenen (yürürlük tarihi 08.05.2008) 4.fıkraya göre yurt dışı hizmet borçlanmasına ait sürelerin 5510 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında geçmiş sigortalılık süresi olarak kabulüne dair Kurum işlemi yerindedir.
Kurumun, davacının borçlanma talebini mevzuata uygun biçimde 4/1-(b) bendi kapsamında kabul etmesi nedeniyle davacının yurt dışı borçlanmasının 5510 sayılı Kanun'un 4/1-(a) bendi kapsamında olduğunun tespiti isteminin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 13/06/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.