Logo

21. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesi

İLK DERECE

MAHKEMESİ : ... Asliye Hukuk Mahkemesi

K A R A R

A)Davacı İstemi:

Dava, davacının, sınıf öğretmeni olarak 2010/Ocak-2014/Haziran arası ayın tamamında sürekli olarak davalı ... Bakanlığına bağlı olarak geçen ve eksik bildirilen sigortalı çalışmalarının tespiti istemine ilişkindir.

B)Davalı Cevabı:

Fer'i Müdahil Kurum vekili ve Davalı ... vekili cevap dilekçesinde ; davanın reddi gerektiğini beyan etmişlerdir.

C)İlk Derece Mahkemesi Gerekçesi ve Kararı:

İlk derece Mahkemesince "...Davacının davasının kabulü ile 14.10.2016 tarihli bilirkişi raporunda belirlendiği üzere davacının 01/01/2010-13/06/2014 tarihleri arasında SGK'ya işveren tarafından bildirim yapılmayan 552 gün boyunca sürekli ve tam gün olarak hizmetinin tespitine,” gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

İstinaf Başvurusu;

Fer'i müdahil vekili, bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, eksik araştırma ile karar verildiğini, davanın reddi gerektiğini belirterek istinaf talebinde bulunmuşlardır.

D)Bölge Adliye Mahkemesi Gerekçesi ve Kararı:

Bölge Adliye Mahkemesince "... ücretli öğretmen statüsündeki davacının prim ödeme gün sayıları hesaplanırken, 5510 sayılı Yasanın 80/h maddesi uyarınca toplam aylık çalışma saatleri, 1gün = 7,5 saat esası üzerinden aylık çalışma gün sayısına dönüştürülerek hesaplanmalıdır. Yargıtay 21.Hukuk Dairesi'nin içtihatları da bu yöndedir. Davacının Sosyal Güvenlik Kurumu'na bildirilen çalışma gün sayısının,aylık çalışma saati karşılığında aldığı ücretin 1 gün =7.5 saat kuralına göre bölünmesi ile bulunan değerden az olmadığı,bu hali ile eksik bir bildirimin bulunmadığı dosyadaki kayıtlarla sabittir. Bilirkişinin bu kurala uymadan aylık çalışma süresini 30 güne tamamlamak suretiyle prim gün sayasını tespiti belirtilen yasal duruma ve davacının çalışma niteliğine uygun değildir. ... "gerekçesiyle "Davanın REDDİNE " karar verilmiştir.

E)Temyiz:

Davacı Vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının tüm gün ve tam çalışma süresi ile çalıştığını beyanla temyiz yoluna başvurmuştur.

F) Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe:

5510 sayılı Yasa'nın "Prime Esas Kazaçlar" başlıklı 80.maddesinin 1/j bendine göre; "Milli Eğitim Bakanlığına bağlı her derece ve türdeki örgün ve yaygın eğitim kurumlarında ek ders ücreti karşılığında ilgili mevzuatı çerçevesinde uzman ve usta öğretici olarak çalıştırılanların prim ödeme gün sayısı 30 günü aşmamak kaydıyla, bir takvim ayı içerisinde hak kazandıkları brüt ek ders ücreti toplam tutarının, prime esas günlük kazanç alt sınırına bölünmesi sonucu bulunur. Bu şekilde yapılacak hesaplamalarda tam sayıdan sonraki küsuratlar dikkate alınmaz. "

5510 sayılı Yasa'nın 80.maddesinin 3/ c ve ç bentlerinde ise "Bu Kanuna göre ilk defa 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında sigortalı olanların prime esas kazançlarının hesabında;

c) Açıktan vekil olarak atanan sigortalılar için, (a) bendinde öngörülen unsurlardan ilgili mevzuatı uyarınca ödenen tutarı,

ç) Başka bir kadro ya da görevin ödeme unsurları esas alınmak ve kıyaslanmak suretiyle aylık veya ücret ödenen sigortalılar için; emsal alınan kadro veya görevin prime esas kazanç tutarını geçmemek üzere, bu kazancın aylık veya ücret ödenmesinde öngörülen oranında hesaplanacak tutarı, esas alınır. Vekalet veya ikinci görev karşılığında ilgili mevzuatı uyarınca yapılacak ödemeler prime esas kazancın hesabında dikkate alınmaz. " hükmü yer almaktadır.

Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacının Başkale MEM adına kapsama alınmış 103213 sicil numaralı işyerinden 08.10.2008-2014/5. ay arasında kısmi hizmet bildirimi yapıldığı, bazı yıllarda Haziran ve Eylül aylarında bildiriminin bulunmadığı, ihtilaflı döneme ilişkin ek ders ücret bordrolarının ibraz edildiği, ek ders ücret bordrolarında çalışmaların bir sonraki ay da düzenlendiği(Mayıs ayı çalışmasının Haziran bordrosunda gösterilmesi) anlaşılmaktadır.

Somut olayda, ilk derece mahkemesinde yapılan araştırma dosya kapsamındaki bilgi ve belgelere göre hüküm kurmaya elverişli olmadığı gibi Bölge Adliye Mahkemesince ücret ödeme belgeleri, puantaj kayıtları, davacı ile davalı ... arasında imzalanmış sözleşmelerin tamamı getirtilmeden, davacının sınıf öğretmeni olarak çalıştığı dikkate alınmadan kadrolu çalışan sınıf öğretmenleri gibi çalışıp çalışmadığı belirlenmeden usta öğreticiler gibi düşünülerek prim ödeme gün sayısının toplam çalışma süresinin 1 gün=7,5 saat esasına göre belirlenmesi gerektiğinden yola çıkılarak davanın reddine karar verilmiş olması da yerinde değildir.

Yapılacak iş, ilgili İlçe Milli Eğitim Müdürlüğünden ihtilaflı dönemin tamamını kapsayan davacı ile imzalanan tüm sözleşmeleri, ek ders ücret bordrolarını, atama kararlarını, davacının günlük ve haftalık girdiği ders saatlerini gösteren tüm puantaj kayıtlarını getirtmek, davacının ücretinin aylık olarak her ay aynı ücret şeklinde mi aldığı, yoksa her ay girdiği ders saatine göre değişen bir ücret mi aldığını sormak, davacının hangi sıfatla istihdam edildiğini sormak, davacının vekil öğretmen olarak mı ücretle öğretmen olarak mı çalıştığını netleştirmek, ...'ndan davacı ile aynı konumda olan kadrolu sınıf/branş öğretmeninin bir günde ve haftada kaç saat derse girmesi gerektiğini sormak, davacının günlük girdiği ders saatini belirleyerek bununla karşılaştırmak, ...'ndan ihtilaflı dönemde çalışmanın geçtiği okulda kadrolu olarak çalışan öğretmen, müdür, müdür

yardımcılarının listesini istemek ve bunların arasından re'sen seçilecek tanıkların beyanlarına başvurmak, davacının ücretinin girdiği ders saatine göre belirlenmesi halinde uyuşmazlığın 506 sayılı Yasa dönemine isabet eden kısmı bakımından 1 gün=7,5 saat çalışma esasından hareketle eksik prim gün sayısını belirlemek, 5510 sayılı Yasa'nın yürürlükte olduğu dönem bakımından ise 5510 sayılı Yasa'nın 80/j hükmüne göre değerlendirme yaparak sonucuna göre karar vermekten ibarettir.

Bölge Adliye Mahkemesince, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

O halde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar bozulmalıdır.

SONUÇ:Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı 6100 sayılı HMK'nın 373/2.maddesi uyarınca BOZULMASINA, dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmesine, 07/10/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

***