"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesi
İLK DERECE
MAHKEMESİ : ... İş Mahkemesi
Davacılar, iş kazası sonucu maluliyetten doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmesi üzerine taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalılar vekilinin diğer istinaf nedenlerinin reddine, istinaf başvurusunun manevi tazminat yönünden kabulüyle ilk derece mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararının süresi içinde temyizen incelenmesi davacı vekilince duruşmalı, davalılardan ... ve ... vekilince de duruşmasız olarak istenilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 17/09/2019 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davacı vekili Avukat ... ile davalılardan ... ile ... vekili ... geldiler. Diğer davalı adına gelen olmadı. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan Avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek aynı gün düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu, işin gereği konuşulup düşünüldü ve aşağıdaki karar verildi.
KARAR
A) Davacı İstemi;
Davacılar vekili dava dilekçesi ve ıslahla anne için 66.205,62 TL maddi, 200.000,00 TL manevi, büyükanne ve büyükbaba için 75.000,00'er TL manevi tazminat ödenmesini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabı;
Davalılar davanın reddi gerektiğini savunmuşlardır.
C) İlk Derece Mahkemesi Kararı:
İlk derece mahkemesince annenin maddi tazminat isteminin kabulüne, anne için 90.000,00 TL, büyükanne ve büyükbaba için 20.000,00'er TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmiştir.
D) Bölge Adliye Mahkemesi Kararı:
İlk derece mahkemesi kararına karşı taraflarca istinaf başvurusunda bulunulmuş, ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi'nce, davacıların başvurusunun esastan reddine, kazanın oluş şekli, kusur durumu, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, kaza tarihi ve kesinleşen ... 2. İş Mahkemesi’nin 2015/25 Esas sayılı dosyası da dikkate alındığında hükmedilen manevi tazminat miktarının yüksek olduğu gerekçesi ile davalıların manevi tazminatın miktarına yönelen istinaf başvurularının kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, annenin maddi tazminat isteminin kabulüne, anne için 35.000,00 TL, büyükanne ve büyükbaba için 10.000,00'er TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmiştir.
E) Temyiz Nedenleri:
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle, hüküm altına alınan manevi tazminatların az doluğunu, müteveffa sigortalının annenin tek çocuğu, büyükanne ve dedenin tek torunu olduğunu, emsal dosyada davacı olan baba ile annenin müteveffa küçükken ayrıldıklarını, müteveffayı davacı annenin büyüttüğünü, büyükanne ve büyükbaba ile aynı adreste birlikte yaşadıklarını ileri sürmüştür.
Temyiz eden davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle, kusurun hatalı tespit edildiğini, davacılar yararına takdir edilen manevi tazminatların fazla olduğunu ileri sürmüştür.
F) Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre; davalıların tüm, davacıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, sigortalının iş kazası sonucunda vefatı nedeniyle yakınlarının maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Dosya kapsamından, sigortalının vefatı ile sonuçlanan iş kazasının meydana gelişinde davacılar murisinin %5 oranında müterafik kusurunun bulunduğu anlaşılmaktadır.
Gerek mülga BK’nun 47 ve gerekse yürürlükteki 6098 sayılı TBK’nun 56. maddesinde hakimin bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verebileceği öngörülmüştür. Hakimin manevi zarar adı ile ölenin yakınlarına verilmesine karar vereceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 26.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Manevi tazminatın tutarını belirleme görevi hakimin takdirine bırakılmış ise de hükmedilen tutarın uğranılan manevi zararla orantılı, duyulan üzüntüyü hafifletici olması gerekir.
Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları tarafların sosyal ve ekonomik durumları paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu olayın ağırlığı olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması, bunun yanında olayın işverenin işçi sağlığı ve güvenliği önlemlerini yeterince alınmamasından kaynaklandığı da gözetilerek gelişen hukuktaki yaklaşıma da uygun olarak tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği açıkça ortadadır. ( HGK 23.6.2004, 13/291-370)
Bu ilkeler gözetildiğinde, davacı anne yararına hükmedilen 35.000,00 TL manevi tazminatın az olduğu, büyükanne ve dede yararına hükmedilen 10.000,00'er TL manevi tazminatın ise bir miktar az olduğu açıktır.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular nazara alınmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul olunmalı ve Bölge Adliye Mahkemesi kararı bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK’nın 373/2. maddesi uyarınca BOZULMASINA, davacılar yararına takdir edilen 2.037,00 TL duruşma Avukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesine, temyiz harcının istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalılardan ... ve ... San. ve Tic. A.Ş.'ye yükletilmesine, dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 17/09/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.