Logo

21. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesi

İLK DERECE

MAHKEMESİ : ... İş Mahkemesi

K A R A R

A) Davacının İstemi :

Davacı, 24/06/1987- 04/05/1992 tarihleri arasında 1479 sayılı Kanun kapsamında sigortalılığının tespiti ile aksine kurum işleminin iptalini talep etmiştir.

B) Davalının Cevabı :

Davalı Kurum vekili, Kurum tarafından yapılan işlemlerin yasal mevzuata uygun olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

C) İlk Derece Mahkemesi Gerekçesi ve Kararı :

Mahkemece, “ ... davacının 24/06/1987-02/02/1992 tarihleri arasında ... Vergi Dairesinde vergi mükellefiyet kaydı bulunduğu, davacının 04/05/1992 tarihi itibari ile 1479 sayılı yasa kapsamında tescil edildiği, davacının vekili aracılığı ile 14/11/2016 tarihli dilekçe ile tescil tarihinin 1987 tarihli vergi kaydına istinaden 24/06/1987 olarak düzeltilmesini kurumdan talep ettiği, ancak dava tarihine kadar herhangi bir cevap verilmediği anlaşılmıştır. Mahkememizce getirtilen vergi kadına göre davacının 24/06/1987-31/12/1987 tarihleri arasında vergi mükellefi olduğu, yapılan işin giyim eşyası ve ev tekstil ürünlerinin tadilatı, onarımı olduğu, 06/10/1987-31/12/1987 tarihleri arasında yapılan işin sütü sağılan büyük baş hayvan yetiştiriciliği olduğu belirlenmiştir. Davalı kurumun 17/02/2012 tarihli yazısı ile davacının 24/06/1987-04/05/1992 tarihleri arası faaliyetinin ticari olduğunun vergi dairesi ile yapılan yazışma sonucu anlaşılması üzerine bu tarihler arası hizmet verildiğinin bildirildiği görülmüştür.” gerekçesi ile “ Konusu kaymayan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına,” karar verilmiştir.

D) İstinaf Başvurusu :

Davalı kurum vekili; Kurum işlemlerinde bir hata bulunmadığını belirterek istinaf yoluna başvurmuştur.

E) Bölge Adliye Mahkemesi Gerekçesi ve Kararı :

Bölge Adliye Mahkemesi tarafından, " ...Dairemizin yazısı üzerine ... SGM tarafından verilen 13.03.2018 günlü yanıtta, davacıya 24.06.1987-31.12.1987 tarihleri arasında hizmet verildiği açıklanmıştır.

Dava, davacının 24.06.1987-04.05.1992 tarihleri arasında 1479 sayılı Yasa kapsamında Bağ - Kur sigortalısı olduğunun tespiti istemine ilişkin olup, mahkemece "konusu kalmayan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına" dair karar verilmiş ise de mahkemenin kabulünün aksine, Kurumun davacıyı yalnızca 24.06.1987- 31.12.1987 tarihleri arasında 1479 sayılı Kanun kapsamında sigortalı kabul etmesi nedeniyle davanın tümden konusuz kaldığı söylenemez.

Kurumun, davacıyı 24.06.1987-31.12.1987 tarihleri arasında 1479 sayılı Kanun kapsamında sigortalı kabul etmesi nedeniyle davanın bu kısmının konusuz kaldığı açıktır. 01.01.1988-04.05.1992 tarihleri arasındaki döneme gelince; her uyuşmazlığın, dayandığı işlem veya olayların meydana geldiği tarihte yürürlükte olan yasal kurallara göre çözümlenmesi gerekeceği ilkesinden hareketle yasal koşulların ayrı ayrı ele alınarak Bağ Kur'luluk statüsünün ortaya konması gerekir. 22.3.1985 tarihinde yürürlüğe giren 3165 sayılı Yasa ile 24. madde değiştirilerek zorunlu Bağ-Kur sigortalılığı için vergi kaydı veya esnaf sicil kaydı veya oda kaydının bulunması yeterli görülmüştür.

Davacı 1987 yılında terzilik ve celepçilik mesleği nedeniyle vergi mükellefi olup 01.01.1988-04.05.1992 tarihleri arasında vergi mükellefi değildir. Bu tarihler arasında esnaf sicili veya Oda kaydı da bulunmamaktadır. Bu nedenle, davacının 01.01.1988-04.05.1992 tarihleri arasında 1479 sayılı Kanun kapsamında sigortalı kabul edilmesi mümkün değildir." gerekçesi ile “1-Davalı Kurum vekilinin istinaf isteminin HMK'nın 353/1-b.2 bendi uyarınca kabulüne, 2-... 3. İş Mahkemesine ait 21.09.2017 gün ve 2017/41-360 E.K.sayılı kararının kaldırılmasına, yerine, 3-Davanın kısmen kabul kısmen reddi ile Kurumun, davacıyı 24.06.1987-31.12.1987 tarihleri arasında 1479 sayılı Kanun kapsamında sigortalı kabul etmesi nedeniyle davanın bu kısmının konusu kalmadığından konusuz kalan davada karar verilmesine yer olmadığına, ” karar verilmiştir.

F) Temyiz :

Davalı kurum vekili, istinaf dilekçesindeki gerekçelerle kararın bozulmasını talep etmiştir.

Davacı vekili; davanın kısmen reddine karar verilmesinin hatalı olduğu, aleyhlernie vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmemesi gerektiği ve resen dikkate alınacak nedenlerle temyiz etti.

G) Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe :

Dava, davacının 24/06/1987- 04/05/1992 tarihleri arasında esnaf Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespiti istemine ilişkindir.

Dosyadaki kayıt ve belgelerden; 11/02/1968 doğumlu davacının 29/01/1993 tarihinde kurum kayıtlarına geçen bildirgesi ile vergi kaydına istinaden sigortalılığının 04/05/1992 tarihinde başlatıldığı, 21/06/2013 ve 18/11/2016 tarihli gelir vergisi mükellef sorgulama kayıtlarında davacının ihtilaflı dönemde 24/06/1987- 02/02/1997 tarihleri arasında canlı hayvan toptan ticareti işinden vergi kaydı bulunduğunun belirtildiği, sonraki tarihli Selçuk (Konya) vergi dairesi müdürlüğü cevaplarında ise davacının 24/06/1987- 31/12/1987, 04/05/1992- 02/02/1997, 14/10/2004- 31/03/2005 tarihleri arasında vergi kaydı olduğunun bildirildiği, davacının talebi üzerine kurumca 1479 sayılı yasa sigortalılığının 24/06/1987- 02/02/1997 tarihlerine çekildiği, ancak sonraki tarihli vergi cevaplarına istinaden davacının sigortalılık süreleri tekrar düzenlenerek bu kez 24/06/1987- 31/12/1987, 04/05/1992- 06/11/2006 tarihleri arasında Bağ-Kur sigortalılık tescilinin yapıldığı anlaşılmaktadır.

Somut olayda, davacının vergide kayıtlı olduğu sürelerle ilgili çelişkili cevaplar bulunduğu halde çelişki giderilmeksizin son tarihli vergi dairesi cevabına göre karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

Yapılacak iş, davacının bağkur sigortalısı olduğunun tespitini talep ettiği 24/06/1987- 04/05/1992 tarihleri arasında vergide kayıtlı olduğu sürelere ilişkin çelişkili vergi dairesi cevapları ile gelir vergisi mükellef sorgulama kayıtları eklenmek suretiyle ilgili vergi dairesine çelişkinin sebebini sormak, davacının bu dönemde hangi tarihlerde vergi kaydının bulunduğu, faaliyet konusunun ne olduğunu netleştirmek ve çelişki giderildikten sonra sonucuna göre karar vermekten ibarettir.

O halde, davacı ve davalı kurum vekilleri tarafından temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA karar vermek gerekmiştir.

G)Sonuç :

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 17/09/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

***