"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacılar, murisinin iş kazası sonucu ölümünden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; bozmaya uyarak ilamda yazılı nedenlerle davanın reddine ilişkin hükmün süresi içinde temyizen incelenmesi davacılar vekilince istenilmesi ve de duruşma talep edilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 08/10/2019 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davacılar vekili Avukat ... ile davalı vekili Avukat ... geldiler. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan Avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek aynı gün düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu, işin gereği konuşulup düşünüldü ve aşağıdaki karar verildi.
KARAR
Dava, sigortalının iş kazasından vefatı nedeniyle eşi ve çocuklarının maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece davalı işverenin iş kazasının gerçekleşmesinde kusuru bulunmadığı belirtilerek davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya kapsamındaki kayıt ve belgelerden; davanın kısmen kabulüne dair bir önceki Yerel Mahkeme kararının, Dairemizin 14/03/2016 tarih ve 2015/11381 Esas – 2016/4134 Karar sayılı ilamıyla kalp krizi nedeniyle vefat eden sigortalının geçirdiği bu iş kazası nedeniyle kusurun tespiti için, işverenden davacının şahsi sicil dosyasının getirtilmesi, işverenin sigortalının periyodik sağlık muayenelerini yaptırıp yaptırmadığı, bu muayenelerde kalp rahatsızlığı ile ilgili bir bulguya rastlanıp rastlanmadığı, şahsi dosyada "kalp rahatsızlığı" nedeniyle alınmış bir istirahat raporunun bulunup bulunmadığı, ölüm olayından önceki tarihlerde sigortalının bünyesini zorlayacak bir çalışma yaptırılıp yaptırılmadığı, olay günü sigortalıyı işyerinde rutin dışında bir gerginlik ve stres içine sokacak bir olayın cereyan edip etmediği araştırılmak, işyeri hekimliği, işgücü sağlığı ve iş güvenliği konularında uzman olan bir kardiyoloğun da yer alacağı bilirkişi heyetinden kusur raporu almak, verilen raporu dosyadaki bilgi ve belgelerle birlikte değerlendirmek ve çıkacak sonuca göre, karar verilmesi yönünden, bozulmasına karar verildiği anlaşılmaktadır.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 6.3.2002 gün ve 1/119-135 sayılı kararında da belirtildiği üzere; bozma kararına uyulması ile Mahkemenin bozma kararı doğrultusunda işlem yapma yükümlüğü doğar. Bu ilke Usul Kanunun dayandığı ana esaslardan olup kamu düzeni ile ilgilidir. Yargıtay’ın bozma kararına uymuş olan Mahkemenin, bozma gereğince değerlendirme yaparak yeni hükmünü tesis etme zorunluluğu vardır.
Bu açıklamalardan olarak Yerel Mahkeme her ne kadar Dairemizin yukarıda esas-karar numarası verilen Bozma ilamına uyarak, alanında uzman ve içerisinde kardiyolog bilirkişi de bulunan heyetten 21/02/2017 tarihli kusur raporunu almış ise de; bu raporun alınmasından sonra dosya kapsamına giren tanık beyanlarının değerlendirilmesi için ek rapor alınmadığı anlaşılmaktadır.
O halde mahkemece yapılacak iş, 21/02/2017 tarihli bilirkişi raporunu ibraz eden heyetten, rapordan sonra dosya kapsamına giren tanık beyanları da değerlendirmek suretiyle kusur oranlarını belirtir ek rapor düzenlenmesinin istenilmesinden ibarettir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin, uyulan bozma kararına aykırı şekilde eksik inceleme ile karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. O halde, davacıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve temyiz itirazlarının sair yönleri incelenmeksizin hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacılar vekiline iadesine, davacılar yararına takdir edilen 2.037,00 TL duruşma Avukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesine, 08/10/2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.