Logo

21. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi

İLK DERECE MAHKEMESİ : ..2. İş Mahkemesi

TÜRK MİLLETİ ADINA

K A R A R

A)Davacı İstemi:

Davacı, 1996 yılı Nisan ayında ... isimli işyerini açtığını, 1996/5. ayda vergi ve oda kaydının başladığını, 1996 yılı Nisan ayından 2010 tarihine kadar kesintisiz kendi ad ve hesabına bağımsız olarak çalıştığı halde davalı kurum tarafından sigortalılığının 2000 yılı Kasım ayı olarak tescil edildiğini belirterek 1996-2000 yılları arasında sigortalı olduğunun tespitini talep etmiştir.

B)Davalı Cevabı:

Davalı kurum vekili, davanın reddine kararı verilmesi istenilmiştir.

C)İlk Derece Mahkemesi Gerekçesi ve Kararı;

İlk derece mahkemesi tarafından; "..Davacının 08/08/2001-02/08/2003 tarihleri arasında Bağ-Kur'a giriş bildirgesi vermediği, prim ödemesi yapmadığı ve yazılı sigortalılık talebi olmadığı için, 04/10/2000 tarihinden önceki sigortalılığa esas kayıtlara göre hizmet süresi kazanması mümkün değildir." gerekçesi ile " Davanın reddine," karar verilmiştir.

İstinaf Başvurusu; Davacı vekili; davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğinden bahisle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.

D)Bölge Adliye Mahkemesi Gerekçesi ve Kararı :

Antalya Bölge Adliye Mahkemesince, " ...Somut olayda; davacının ihtilaflı dönemi de kapsayacak şekilde vergi kaydı ve oda kaydı bulunmaktadır. 619 sayılı KHK'nın iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi kararının yürürlük tarihi olan 08/08/2001 tarihi ile 4956 sayılı kanunla değişik 1479 sayılı yasanın geçici 18 maddesinin meriyet tarihi olan 02/08/20003 tarihleri arasındaki bir tarih olan 27/08/2001 tarihi itibarıyla davacının işe giriş bildirgesi verilmesi hususu gözetildiğinde davanın kabulü gerekirken reddine karar verilmesi doğru olmamıştır. İlk derce mahkemesinin de doğru esaslardan hareket ettiği ancak bildirgenin veriliş tarihini gözden kaçırarak anılan kararı verdiği anlaşılmaktadır." gerekçesi ile " 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince kabulü ile kararın kaldırılmasına, 2-Davacının davasının kabulüne, 3-Davacının 1996 - 2000 yılları arasında 1479 sayılı yasa kapsamında sigortalı olduğunun tespitine, " karar verilmiştir E)Temyiz:

Davalı kurum vekili; tescilinin geri çekilmesinin mümkün olmadığını, kurum işleminin yerinde olduğunu belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak yerel mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir.

F) Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe:

Davacı, 1996-2000 yılları arasında Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitini istemiştir.

Her ne kadar dava dilekçesinin sonuç kısmında tespiti istenen sigortalılık sürelerinin başlama ve bitme tarihlerine ilişkin gün ve ay belirtilmemiş ise de dava dilekçesi içeriğinde davacının Bağ-Kur sigortalılığına esas alınmasını talep ettiği faaliyetine konu işyerini 1996 yılı 4. ayda açtığını, vergi ve oda kaydını da 1996/5. ayda başlattığını, yine sigortalılığının 2000 yılı Kasım ayında başladığını belirtmiştir. Bağ-kur dosyasında da vergi kayıtlarının, davacının beyanı ile uyumlu şekilde 01/05/1996 tarihinde başladığı belirtilidir.

Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkmesince ise, davanın reddine dair karar kaldırılarak davanın kabulü ile davacının 1996 - 2000 yılları arasında 1479 sayılı yasa kapsamında sigortalı olduğunun tespitine karar verilmiştir.

01/04/1972 tarihinde yürürlüğe giren 1479 sayılı Yasa'nın 24. maddesinde zorunlu Bağ-Kur sigortalılığı için esnaf sicili veya kanunla kurulu meslek kuruluşu kaydı aranırken, 04/05/1979 tarihinde yürürlüğe giren 2229 sayılı Yasa ile 1479 sayılı Yasa'nın 24. maddesinin öngördüğü meslek kuruluşlarına kayıtlı olma koşulu kaldırılmış sadece yasanın temel ilkesi olan kendi ad ve hesabına çalışma koşulu getirilmiş, 20/04/1982 tarihinde yürürlüğe giren 2654 sayılı Yasa ile 1479 sayılı Yasa'nın 24. maddesi değiştirilerek zorunlu Bağ-Kur sigortalılığı için gelir vergisi mükellefi olması şartı getirilmiş ancak gelir vergisinden muaf olanlar için meslek kuruluşuna kayıtlı olma yeterli görülmüş, 22/03/1985 tarihinde yürürlüğe giren 3165 sayılı Yasa ile 24. madde değiştirilerek zorunlu Bağ-Kur sigortalılığı için vergi kaydı veya esnaf sicil kaydı veya oda kaydının bulunması yeterli görülmüş, 02/08/2003 tarihinde yürürlüğe giren 4956 sayılı Yasa ile 24. madde değiştirilerek zorunlu Bağ-Kur sigortalılığı için gelir vergisi mükellefi olma şartı getirilmiş ancak gelir vergisinden muaf olanlar için esnaf sicil kaydı ve oda kaydının bir arada bulunması yeterli görülmüştür.

Bilindiği gibi, 1479 sayılı Kanunda, 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu' nun hizmet tespitine ilişkin 79/10. maddesine koşut bir düzenleme bulunmamaktadır. Ancak sigortalılık niteliğini taşıdıkları halde Bağ-Kur’a kayıt ve tescil yaptırmamış olanlar hakkında Bağ-Kur Kanununda çeşitli düzenlemeler öngörülmüştür.

1479 sayılı Kanunda sigortalılık hak ve mükellefiyetlerinin belirli tarihlerden başlatılmasını zorunlu kılan düzenlemelerden ilki, “Tescilini yaptırmayanlar hakkında yapılacak işlemler” başlıklı Ek-Geçici 13. maddedir. Buna göre, tescilleri yapılmamış ancak sigortalılık niteliğini taşıyanlar yönünden Yasanın tanıdığı hak ve mükellefiyetlerin 2654 sayılı Kanunun yürürlük tarihi olan 20/04/1982 tarihinden başlatılacağı öngörülmüştür.

619 sayılı KHK’nin Geçici 1. maddesi hükmünde ise; “Bu Kanuna göre sigortalılık niteliği taşıdıkları halde bu Kanun Hükmünde Kararnamenin yürürlüğe girdiği tarihe kadar kayıt ve tescilini yaptırmamış olan sigortalıların sigortalılık hak ve mükellefiyetleri bu Kanun Hükmünde Kararnamenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren başlar. Ancak, 1479 sayılı Kanuna göre zorunlu sigortalı olarak tescil edilmiş olmak kaydıyla, 20/04/1982 tarihinden bu Kanun Hükmünde Kararnamenin yürürlüğe girdiği tarihe kadar vergi dairelerine kayıtlı olarak kendi nam ve hesabına bağımsız çalıştıklarını belgeleyen sigortalıların, vergiye kayıtlı bulundukları süreler, bu süreye ilişkin primleri, ödeme tarihinde bulundukları gelir basamağı prim tutarı üzerinden ödemek kaydıyla sigortalılık süresi olarak değerlendirilir.”denilmekte olup, 04/10/2000 tarihinde yürürlüğe girmiş ise de, Anayasa Mahkemesi’nin 08/08/2001 tarihinde yürürlüğe giren 26/10/2000 günlü kararı uyarınca 619 sayılı KHK tüm hükümleriyle iptal edilmiştir.

24/07/2003 tarihli 4956 sayılı Yasa'nın 47. maddesi ile 1479 sayılı Yasa'ya eklenen Geçici 18. maddede, "bu Kanuna göre sigortalılık nitelikleri taşıdıkları halde 04/10/2000 tarihine kadar kayıt ve tescilini yaptırmamış olan sigortalıların hak ve mükellefiyetlerinin 04/10/2000 tarihinden itibaren başlayacağı ancak bu kanuna göre zorunlu sigortalı olarak tescil edilmiş olan sigortalıların sigortalılıklarının bu kanunun yürürlük tarihinden itibaren altı ay içinde Kuruma yazılı olarak başvurmaları ve 20/04/1982-04/10/2000 tarihleri arasındaki vergi kayıtlarını belgelemek ve belgelenen bu sürelere ilişkin olan hesaplanacak prim borçlarının tamamını tebliğden itibaren bir yıl içinde ödemede bulundukları takdirde bu sürelerin sigortalılık süresi olarak değerlendirileceği bildirilmiştir.

Somut olayda, davacının 02/08/2003 tarihi öncesi 27/08/2001 tarihinde kurum kayıtlarına intikal eden bildirgesi bulunduğundan davanın kabulüne karar verilmesi yerinde ise de davacının bağ-kur sigortalılık süreleri belirlenirken gün ve ay belirtilmeyerek infaza elverişsiz şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

O halde, davalı kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.

Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HMK'nun 370/2. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı düzeltilerek onanmalıdır.

G)SONUÇ: Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının, hüküm fıkrasının 1.bendi tümüyle silinerek yerine,“Davanın KABULÜNE, davacının 01/05/1996- 04/10/2000 tarihleri arasında 1479 sayılı yasa kapsamında Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine” rakam ve sözcüklerinin yazılmasına ve hükmün bu düzeltilmiş şekli ile ONANMASINA, dosyanın İlk Derece Mahkemesi'ne, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmesine, 08/10/2019 gününde oybirliğiyle ile karar verildi.

***