Logo

21. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesi

İLK DERECE

MAHKEMESİ : ... İş Mahkemesi

K A R A R

A)Davacı İstemi:

Dava, davacının 1994 yılı 8. ayındaki tevkifatın kuruma intikal tarihini takip eden aydan itibaren 01/03/2004 tarihine kadar tarım bağkur sigortalısı olduğunun tespiti, çakışan isteğe bağlı esnaf bağkur sigortalının iptali, iptal nedeniyle oluşacak fazla ödemelerin tarım bağkur sigortalılığına aktarılması gerektiğinin tespiti istemine ilişkindir.

B) Davalı Cevabı:

Davalı Kurum vekilince davanın reddine karar verilmesi talep olunmuştur.

C)İlk Derece Mahkemesi Gerekçesi ve Kararı:

Mahkemece, “...1994-2004 döneminde sadece 1998 ve 2001 yıllarında ürün stopajı kuruma intikal etmemiş olup, stopaj intikal etmeyen süreler bir yıl olup bu dönemlerde de tarımsal faaliyetin devam ettiği kabul edilmiştir. Davacının hiç bir meslek kuruluşunda ve esnaf sicilinde kayıtlı olmaması ve vergi kaydının 17/12/1992 tarihinde sona ermesi nazara alınarak zorunlu bağ-kur sigortalılığının 17/12/1992 tarihinde sona erdiği, isteğe bağlı sigortalılık süresinin ise 30/08/1994 tarihindeki 06 kaynak kodlu stopaja bağlı olarak yapılmış olması ve isteğe bağlı sigortaya giriş için yazılı istemin olmaması ve tarım bağ-kur sigortalılığının zorunlu olması karşısında davacının 01/09/1994-29/02/2004 tarihleri arasında 2926 sayılı yasa kapsamında tarım bağ-kur sigortalısı sayılması ve bu dönem tarım bağ-kur sigortalılığı ile çakışan isteğe bağlı sigortalılığın iptali gerektiği ve iptal nedeni ile oluşacak fazla ödemelerin tarım bağ-kur sigortalılığına aktarılması gerektiği ” gerekçesiyle “Davacının davasının KABULÜ ile, davacının 01/09/1994-29/02/2004 tarihleri arasında çakışan isteğe bağlı bağkur sigortalılığının iptali ile iptal nedeni ile çıkan fazlaya dayalı tarım bağkur sigortalılığına aktarılması gerektiğine, aksine tesis edilen kurum işleminin iptaline, ” karar verilmiştir.

D) İstinaf Başvurusu :

Davalı Kurum vekilince sunulan istinaf başvuru dilekçesi ile; davacının isteğe bağlı sürelerini sonraki tarihli talebi ile tarım bağkur sigortalılığına intikal ettiremeyeceği, davacının talebi ile bu sürelerin isteğe bağlı sayıldığı, fazla ödemelerin de iade edildiği, kurum işleminin usul ve yasaya uygun olduğu ve ve re'sen dikkate alınacak nedenlerle davanın reddine karar verilmesi talep olunmuştur.

E)Bölge Adliye Mahkemesi Gerekçesi ve Kararı:

Bölge Adliye Mahkemesince, “ ...tevkifatlar iade edilmiş olsa dahi tescile esas alınması gerekmekte olup, (Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 05.03.2013 tarih ve 2012/8642 E, 2013/3930 K. Sayılı ilamı) davacı adına yapılan 1995, 1996, 1997,1999, 2000, 2003, 2004 yıllarında tevkifatların bulunduğu ve dosya kapsamından tarımsal faaliyetin sürekli olduğu, her ne kadar davalı Kurumca 30/08/1994 tarihli tevkifata log kayıtlarında rastlanamadığı belirtilmişse de, belirtilen tevkifatın davacının prim ödemelerinde "06" tevkifat koduyla yer aldığı, davacıya bu hususta bir sorumluluk yüklenemeyeceği, 2926 sayılı Yasa'ya tabi sigortalılık zorunlu sigortalılık olduğundan zorunlu sigortalılık ile isteğe bağlı sigortalılığın çakışması halinde zorunlu sigortalılığa değer verilerek isteğe bağlı sigortalılığın iptal edileceğine ilişkin mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı ” gerekçesiyle davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine, karar verilmiştir.

F)Temyiz:

Davalı Kurum vekili tarafından sunulan temyiz dilekçesi ile, istinaf dilekçesinde yer alan itirazlar yinelenmiştir.

G) Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe:

6100 sayılı HMK'nın 297 ve 298.maddelerine göre yasanın aradığı anlamda oluşturulacak kararların hüküm fıkralarının açık, anlaşılır, çelişkisiz, uygulanabilir olmasının gerekliliği kadar; kararın gerekçesinin de, sonucu ile tam bir uyum içinde, o davaya konu maddi olguların mahkemece nasıl nitelendirildiğini, kurulan hükmün hangi nedenlere ve hukuksal düzenlemelere dayandırıldığını ortaya koyacak; kısaca, maddi olgular ile hüküm arasındaki mantıksal bağlantıyı gösterecek nitelikte olması gerekir.

Zira tarafların o dava yönünden, hukuk düzenince hangi nedenle haklı veya haksız görüldüklerini anlayıp değerlendirebilmeleri ve Yargıtay’ın hukuka uygunluk denetimini yapabilmesi için, ortada, usulüne uygun şekilde oluşturulmuş; hükmün hangi nedenle o içerik ve kapsamda verildiğini ayrıntılarıyla gösteren, ifadeleri özenle seçilmiş ve kuşkuya yer vermeyecek açıklıktaki bir gerekçe bölümünün ve buna uyumlu hüküm fıkralarının bulunması zorunludur.

Ayrıca, sözü edilen sosyal sigortalılık, kişinin Anayasa’da ifadesini bulan temel sosyal haklardan olan sosyal güvenlik hakkına ilişkindir. Nitekim, Anayasa’nın 12. maddesine göre, herkes, kişiliğine bağlı, dokunulmaz, devredilmez, vazgeçilmez temel hak ve hürriyetlere sahiptir. Anayasa’nın 60. maddesinde ise, “herkes, sosyal güvenlik hakkına sahiptir.” hükmüne yer verilmiştir. Bu iki hüküm birlikte değerlendirildiğinde, sosyal güvenlik hakkının kişiye sıkı sıkıya bağlı dokunulmaz ve feragat edilemez bir hak olduğu sonucuna ulaşılmaktadır.

5510 sayılı Yasanın 4/b-4 maddesinde bu ilke aynen benimsenerek tarımsal faaliyette bulunanların sigortalı sayılacakları bildirilmiştir. Bu haliyle sigortalı olmak, kişi bakımından sadece bir hak olmayıp, aynı zamanda bir yükümlülüktür. Bu nedenle, sigortalılık hakkından feragat edilemez.

Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacının 27/07/1990- 17/12/1992 tarihleri arasında zorunlu 1479 sayılı Kanun sigortalısı olduğu, muhtelif tarihlerde verdiği dilekçeler ile tarım bağ-kur prim kesintilerinin 1479 sayılı kanun sigortalılığına katarılmasını talep ettiği, davacının bu talebi üzerine prim aktarma işlemi yapılarak aktarılan primlere göre, 27/7/1990- 17/12/1992 ( zorunlu) , 01/08/1994- 30/9/1994 , 01/06/1997- 31/03/1998, 01/08/1999- 30/09/1999 01/05/2000- 31/12/2002 ve 01/05/2003- 29/02/2004tarihleri aasında isteğe bağlı 1479 sk sigortalısı sayıldığı, 2004/3. ayda kuruma intikal eden bildirgesi ile tarım bağ-kur sigortalılığının 01/03/2004 tarihinden başlatıldığı, davacının 1479 sayılı kanun sigortalılığına aktarılan ödemelerin bu kez tarım bağkur sigortalılığına aktarılmasını talep ettiği, davalı kurumca davacının esnaf bağkur dosyasına yüklenen 1995,1996,1997,1999 ve 2000 yıllarına ait tevkifat kesintilerinin talebine istinaden esnaf bağkur hizmetine yüklendiği, fazla ödeme olarak 28/06/2004 tarihinde iade edildiği, her ne kadar iade edilen fazla tutar 2003 yılı ödemeleriden kaynaklansa da, ilgilinin hesabında bulunan tüm prim ve tevkifat ödemelerinin esnaf bağkur dosyasının prim borcundan düşülerek kalan tutarın iade edildiğini, bu sebeple talep edilen tevkifat kesintilerinin tarım bağkuruna aktarılmadığı ve bu tevkifatlarına hizmet verilemediğine dair cevap verildiği, 1479 s.k. sigortalılık dosyasında 00 kaynak kodu ile 01.11.1993, 13.04.1994,10.08.1994,13.08.1999 tarihlerinde muhtelif miktarlarda cebri icra ile prim tahsilatı yapıldığı, yine bu dosyaya 30/08/1994 tarihinde 06 kaynak kodu ile 678.810 eski TL tarım ürün stopajı ile 1995,1996,1997,1999,2000,2003 ve 2004 yıllarında Konya Şeker fabrikası ve Haktur Aş tarafından kesilen tarım bağ-kur prim tevkifatlarının aktarıldığı anlaşılmaktadır.

Somut olayda kararın gerekçe bölümünde “ davacının 01/09/1994-29/02/2004 tarihleri arasında 2926 sayılı yasa kapsamında tarım bağ-kur sigortalısı sayılması” gerektiği açıkça belirtildiği halde hüküm fıkrasında 2926 sayılı kanun sigortalılık sürelerinden bahsedilmeksizin sadece prim aktarılması ile ilgili hüküm kurularak gerekçe ve hüküm fıkrası arasında çelişki meydana gelecek ve infazde tereddüt oluşturacak şekilde hüküm kurulmaması, yine davacının 1479 sayılı Kanun sigortalılığına aktarılan tevkifatların tamamının iadesi gerekirken fazlaya dair miktarın iadesine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

Yapılacak iş, yukarıda bahsedildiği üzere sigortalılık hakkından feragat edilemeyeceğinden davacının tarım bağkur sigortalılık primleri başka sigortalılığa aktarılsa ve iade edilse dahi bu döneme ilişkin sigortalılığının tespitini isteyebileceği dikkate alınarak davacının tarım bağkur sürelerini gerekçe ile hüküm fıkrası çelişmeyecek şekilde belirlemek, davacının esnaf bağkur sigortalılığına aktarılan tüm primlerin tarım bağkur sigortalılığına aktarılmasına karar vermekten ibarettir.

O halde, davalı kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazlarının kabul edilmesi ve temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesinin kararının yukarıda yazılı sebeplerden dolayı KALDIRILMASI, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

H)Sonuç:

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, kararın bir örneğinin İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 24/09/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.

***