Logo

21. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : ...Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi

İLK DERECE MAHKEMESİ : ...3. İş Mahkemesi

TÜRK MİLLETİ ADINA

KARAR

A)Davacı İstemi;

Davacı vekili,...AŞ tarafından alt işverenlere verilen işler kapsamında davacının 01.04.1988-31.01.1994 tarihleri arasında davalı ..., 01.02.1994-01.01.1996 tarihleri arasında davalı … Ltd. Şti. ve 02.01.1996-15.07.2000 tarihleri arasında davalı ... nezdinde çalıştığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

B)Davalıların Cevapları;

Davalı ...vekili, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı … Ltd. Şirketini temsilen tasfiye memuru, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalılar ... ve ..., yargılamaya iştirak etmemiştir.

C)İlk Derece Mahkemesi Kararı;

1-Davacı vekili 27/02/2013 havale tarihli dilekçesi ile davalı ... hakkındaki davasını atiye bıraktıklarını belirttikleri ve 3 ay içinde yenileme talebinde bulunulmadığı anlaşılmakla HMK nun 150/5 Mad. Uyarınca bu davalı hakkındaki davanın açılmamış sayılmasına. Bu davalı hakkında yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına.

2-Davacının diğer davalılar hakkındaki davasının kısmen kabulü ile,

Davacı ...TC nolu ... ün ... kuyumculuk San. Ve Tic. Ltd. Şti de (işyeri sicil no:....888 31.01-15) 01/02/1994-01/01/1996 tarihleri arasında asgari ücret üzerinden sürekli kesintisiz çalıştığının tespit ile bu sürede kuruma bildirilen süre dışlandıktan sonra 662 hizmet gününün kuruma bildirilmediğinin tespitine.

Davacı ... ün davalı ... işyerinde (sicil no: ...) 02/01/1996-15/07/2000 tarihleri arasında asgari ücret üzerinden sürekli ve kesintisiz çalıştığının tespiti ile bu sürede kuruma bildirilen süre dışlandıktan sonra 1291 hizmet gününün kuruma bildirilmediğinin tespitine.Davacının fazlaya ilişkin isteminin reddine.” karar vermiştir.

D)Bölge Adliye Mahkemesi Kararı;

Davalı SGKB vekilinin, ...1. İş Mahkemesinin 20.06.2017 tarih ve 2009/922-2017449 sayılı kararına yönelik istinaf başvurusunun, HMK'nin 353/1-b maddesinin (1) numaralı alt bendi uyarınca esastan reddine,” karar vermiştir.

E) Temyiz Nedenleri,

Davalı SGKB vekili, davacının aralıklı çalışmalarının yazılı olarak bildirilmiş olduğunu ve hak düşürücü sürenin gerçekleşmiş bulunduğunu, resmi kayıtlar, tanık beyanları birlikte değerlendirildiğinde dava konusu dönemde davacının diğer davalı işyerlerinde hizmet akdine bağlı olarak fiilen ve sürekli çalıştığı, çalışmış olsa dahi hangi tarihlerde çalıştığı ispatlanamadığı belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

F) Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe;

1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, temyiz kapsam ve nedenlerine göre davacının 01/02/1994-01/01/1996 tarihler arası davalı işyeri ... kuyumculuk San. Ve Tic. Ltd. Şti (işyeri sicil no:22434.888 31.01-15) çalıştığının tespitine karar verilen süreler yönünden , davalı kurum vekillinin temyiz itirazlarının reddine,

2-Davalı kurum vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince;

Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasa'nın 79/10. ve 5510 sayılı Yasa'nın 86/9. maddeleri bu tip hizmet tespiti davaları için özel bir ispat yöntemi öngörmemiş ise de davanın niteliği kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği Yargıtay'ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğidir.

Yasal dayanağı 506 sayılı Yasa'nın 79/10. ve 5510 sayılı Yasa'nın 86/9. maddeleri olan bu tür davalarda öncelikle davacının çalışmasına ilişkin belgelerin işveren tarafından verilip verilmediği ya da çalıştıklarının Kurumca tespit edilip edilmediği yöntemince araştırılmalıdır. Bu yasal koşul oluşmuşsa işyerinin o dönemde gerçekten var olup olmadığı, Kanun'un kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı eksiksiz bir şekilde belirlenmeli daha sonra çalışma iddiasının gerçeğe uygunluğu özel bir duyarlılıkla araştırılmalıdır. Çalışma olgusu her türlü delille ispatlanabilirse de çalışmasının konusu, sürekli kesintili mevsimlik mi olduğu, başlangıç ve bitiş tarihleri ve alınan ücret konularında tanıkların sözleri değerlendirilirken bunların inandırıcılığı üzerinde durulmalı, verdikleri bilgilere nasıl vakıf oldukları, işveren ve işçiyle, işyeriyle ilişkileri, bazen uzun yılları kapsayan bilgilerin insan hafızasında yıllarca eksiksiz nasıl taşınabileceği düşünülmeli ve tanıklar buna göre dinlenmeli, işyerinin kapsam kapasite ve niteliği ile bu beyanlar kontrol edilmeli, mümkün oldukça işyerinin müdür, amir, şef, ustabaşı ve posta başı gibi görevlileri ve o işyerinde çalışan öteki kişiler ile o işyerine komşu ve yakın işyerlerinde bu yeri bilen ve tanıyanlar dahi dinlenerek tanık beyanlarının sağlığı denetlenmeli ve çalışma olgusu böylece hiç bir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak sağlıklı bir biçimde belirlendikten sonra ücret konusu üzerinde durulmalı, tespiti istenilen sürenin evvelinde ve sonrasında beyyine başlangıç sayılabilecek ödeme belgeleri ve sair bu nitelikte bir belge yoksa Hukuk Muhakemeleri Usulü Kanunun m.288 de yazılı sınırları taşan ücret alma iddialarında yazılı delil aranmalı, bu sınırlar altında kalan ücret alma iddialarında ücret miktarları tanıklardan sorulmalı, 506 sayılı Yasa'nın 3/B-D maddeleri ile 5510 sayılı Yasa'nın 6/a-c maddelerinde de olduğu gibi ücretin sigortalı sayılmanın koşulu olan durumlarda ücret alma olgusunun var olup olmadığı özellikle saptanmalıdır. Bu davalarda işverenin kabulünün tek başına hukuki bir sonuç doğurmayacağı göz önünde tutulmalıdır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 16.9.1999 gün 1999/21-510-527, 30.6.1999 gün 1999/21-549-555- 3.11.2004 gün 2004/21- 480-579 sayılı kararları da bu doğrultudadır.

Davacının davalı ... işyerinde 90786 sicil numaralı işyerinden 02/01/1996-15/07/2000 tarihleri arasında çalıştığının tespitine karar verilmişse de dosya kapsamından 90786 sicil numaralı işyerinin ... ait olduğu ve davacının 02/01/1996-15/07/2000 tarihleri arası bir kısım bildirimlerinin Kuruma intikal ettiği, davacının bildirmiş olduğu bordro tanıklarından ..., ..., ...’e ait bir kısım çalışmaların 90786 sicil numaralı ...’a ait işyerinde geçtiği anlaşılmıştır.

Somut olayda, Mahkemece kabule karar verilen 02/01/1996-15/07/2000 arası dönem yönünden, davacının hizmetinin geçtiği işyerinin davalı ...’a veya dava dışı ...a aidiyeti konusunda yeterli araştırma yapılmadığı, bu şahıslar arasında organik bir bağın bulunup bulunmadığı, işyeri devri olup olmadığının ayrıntılı bir şekilde araştırılmadığı, kanun kapsamına alınış tarihlerinin belirlenmediği, dönem bordrolarının celp edilmediği, tüm bu sebeplerle eksik inceleme ile sonuca gidildiği anlaşılmaktadır.

Yapılacak iş, davalı ... ve dava dışı Elife Sağlam arasındaki organik bağlantı, devir veya ünvan değişikliği araştırılmalı, şirketlerin tescil tarihlerinin ilgili ticaret sicil memurluğundan sorulup ilgili belgeler istenmeli, söz konusu işyerini davalı şirketin ne zaman işletmeye başladığı vergi dairesinden sorulmalı, ihtilaflı dönemi kapsar şekilde her iki işyerine ilişkin davalı Kuruma verilmiş dönem bordrolarında kayıtlı çalışması görünen bordro tanıklarından, kanaat edinmeye yetecek kadarı re’sen belirlenerek, beyanlarına başvurulmalı; talep edilen döneme ilişkin bordro tanıklarına ulaşılamadığı takdirde, sigortalı ile birlikte çalışan kişiler ile aynı çevrede işyeri olan işveren ya da bu işverenlerin çalıştırdığı kişiler re’sen saptanarak bilgi ve görgülerine başvurulmalı, davacının davalı işveren şirkette hangi tarihlerde çalıştığı, sigortalının kayıtlarda görünmeyen çalışmalarının hangi nedenlerle kayıtlara geçmediği, ya da bildirim dışı kaldığı hususu yeterince araştırılmalı, toplanan tüm kanıtlar birlikte değerlendirildikten sonra elde edilecek sonuca göre bir karar verilmelidir.

Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

O halde, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, Bölge adliye Mahkemesince davalı SGK vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile yeniden hüküm kurulması gerekirken, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının, yukarıda yazılı sebepten dolayı kaldırılmasına ve ilk derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ:

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı 6100 sayılı HMK'nun 373/1. maddeleri uyarınca KALDIRILMASINA, ilk derece mahkemesi kararının BOZULMASINA, dosyanın ilk derece mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 23/09/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

***