"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesi
İLK DERECE
MAHKEMESİ : ... İş Mahkemesi
K A R A R
A) Davacının İstemi :
Davacı, 1986 yılında vergi kaydının başladığı, yine 1994 yılındaki ortaklığı nedeniyle ... Metal Hurda Sanayi Ticaret Limited Şirketi nedeniyle vergi kaydının başladığını belirterek sigortalılık başlangıç tarihinin vergi kaydı başlangıç tarihi olan 1986 tarihinden itibaren tespitini talep etmiştir.
B) Davalının Cevabı :
Davalı Kurum vekili, hak düşürücü sürenin geçtiği, zamanında davacının başvurmadığı, Kurum tarafından yapılan işlemlerin yasal mevzuata uygun olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C) İlk Derece Mahkemesinin Gerekçesi ve Kararı :
Mahkemece, “...Davacı 03/10/1986 tarihinden itibaren vergi mükellefi olduğu sürelere ilişkin Bağ-Kur sigortalılığının tespitini talep etmişse de 1479 sayılı Yasa’nın geçici 18. maddesi uyarınca davacının vergiye kayıtlı olduğu tarihlere ilişkin borçlanma talebinde bulunduğuna veya belirtilen dönemlere ilişkin prim ödemesi olduğuna dair herhangi bir kayıt bulunmadığı anlaşıldığından 04/10/2000 tarihi öncesi vergiye kayıtlı olunan dönemin 1479 sayılı Yasa kapsamında sigortalı olarak değerlendirilmesine imkan bulunmadığı ve davacının vergi kaydının bulunduğu tarihlere ilişkin Bağkur sigortalısı olarak tespitine ilişkin talebin yerinde olmadığı, ” gerekçesiyle “ Davanın Reddine” karar verilmiştir.
D) İstinaf Başvurusu :
Davacı vekili; davacının 02/10/1986 tarihli dilekçesi ile vergi kaydını başlattığı, ayrıca ... Metal Hurda Sanayi Ticaret Limited Şirketi ortaklığı nedeniyle de 1994 yılında başlayan vergi mükellefiyetinin ve kendi ad ve hesabına bağımsız çalışmasının kesintisiz olarak halen devam ettiğini, sigortalılığının davalı kurum tarafından resen başlatılması gerekirken kurumun kusuru ile başlatılmadığı, vergi kaydı başlangıç tarihinden itibaren sigortalılığının tespiti gerektiği gerekçeleriyle istinaf yoluna başvurmuştur.
E) Bölge Adliye Mahkemesinin Kararı ve Gerekçesi :
Bölge Adliye Mahkemesi tarafından, “... 36. İş Mahkemesinin 2016/211 Esas, 2017/370 Karar sayılı kararının usul ve yönünden hukuka uygun bulunduğundan HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince davacı vekilinin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE, ” karar verilmiştir.
F) Temyiz :
Davacı vekili; istinaf talebindeki gerekçelerle kararın bozulmasını talep etmiştir.
G) Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe :
01/04/1972 tarihinde yürürlüğe giren 1479 sayılı Yasa'nın 24. maddesinde zorunlu Bağ-Kur sigortalılığı için esnaf sicili veya kanunla kurulu meslek kuruluşu kaydı aranırken 04/05/1979 tarihinde yürürlüğe giren 2229 sayılı Yasa ile 1479 sayılı Yasa'nın 24. maddesinin öngördüğü meslek kuruluşlarına kayıtlı olma koşulu kaldırılmış sadece yasanın temel ilkesi olan kendi ad ve hesabına çalışma koşulu getirilmiş, 20/04/1982 tarihinde yürürlüğe giren 2654 sayılı Yasa ile 1479 sayılı Yasa'nın 24. maddesi değiştirilecek zorunlu Bağ-Kur sigortalılığı için gelir vergisi mükellefi olması şartı getirilmiş ancak gelir vergisinden muaf olanlar için meslek kuruluşuna kayıtlı olma yeterli görülmüş, 22/03/1985 tarihinde yürürlüğe giren 3165 sayılı Yasa ile 24. madde değiştirilerek zorunlu Bağ-Kur sigortalılığı için vergi kaydı veya esnaf sicil kaydı veya oda kaydının bulunması yeterli görülmüş, 02/08/2003 tarihinde yürürlüğe giren 4956 sayılı Yasa ile 24. madde değiştirilerek zorunlu Bağ-Kur sigortalılığı için gelir vergisi mükellefi olma şartı getirilmiş ancak gelir vergisinden muaf olanlar için esnaf sicil kaydı ve oda kaydının bir arada bulunması yeterli görülmüştür.
Bilindiği gibi, 1479 sayılı Kanunda, 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun hizmet tespitine ilişkin 79/10. maddesine koşut bir düzenleme bulunmamaktadır. Ancak sigortalılık niteliğini taşıdıkları halde Bağ-Kur’a kayıt ve tescil yaptırmamış olanlar hakkında Bağ-Kur Kanununda çeşitli düzenlemeler öngörülmüştür.
1479 sayılı Kanunda sigortalılık hak ve mükellefiyetlerinin belirli tarihlerden başlatılmasını zorunlu kılan düzenlemelerden ilki, “Tescilini yaptırmayanlar hakkında yapılacak işlemler” başlıklı Ek-Geçici 13. maddedir. Buna göre, tescilleri yapılmamış ancak sigortalılık niteliğini taşıyanlar yönünden Yasanın tanıdığı hak ve mükellefiyetlerin 2654 sayılı Kanunun yürürlük tarihi olan 20/04/1982 tarihinden başlatılacağı öngörülmüştür.
619 sayılı KHK’nin Geçici 1. maddesi hükmünde ise; “Bu Kanuna göre sigortalılık niteliği taşıdıkları halde bu Kanun Hükmünde Kararnamenin yürürlüğe girdiği tarihe kadar kayıt ve tescilini yaptırmamış olan sigortalıların sigortalılık hak ve mükellefiyetleri bu Kanun Hükmünde Kararnamenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren başlar. Ancak, 1479 sayılı Kanuna göre zorunlu sigortalı olarak tescil edilmiş olmak kaydıyla, 20/04/1982 tarihinden bu Kanun Hükmünde Kararnamenin yürürlüğe girdiği tarihe kadar vergi dairelerine kayıtlı olarak kendi nam ve hesabına bağımsız çalıştıklarını belgeleyen sigortalıların, vergiye kayıtlı bulundukları süreler, bu süreye ilişkin primleri, ödeme tarihinde bulundukları gelir basamağı prim tutarı üzerinden ödemek kaydıyla sigortalılık süresi olarak değerlendirilir.”denilmekte olup, 04/10/2000 tarihinde yürürlüğe girmiş ise de, Anayasa Mahkemesi’nin 08/08/2001 tarihinde yürürlüğe giren 26/10/2000 günlü kararı uyarınca 619 sayılı KHK tüm hükümleriyle iptal edilmiştir.
24/07/2003 tarihli 4956 sayılı Yasa'nın 47. maddesi ile 1479 sayılı Yasa'ya eklenen Geçici 18. maddede, "bu Kanuna göre sigortalılık nitelikleri taşıdıkları halde 04/10/2000 tarihine kadar kayıt ve tescilini yaptırmamış olan sigortalıların hak ve mükellefiyetlerinin 04/10/2000 tarihinden itibaren başlayacağı ancak bu kanuna göre zorunlu sigortalı olarak tescil edilmiş olan sigortalıların sigortalılıklarının bu kanunun yürürlük tarihinden itibaren altı ay içinde Kuruma yazılı olarak başvurmaları ve 20/04/1982-04/10/2000 tarihleri arasındaki vergi kayıtlarını belgelemek ve belgelenen bu sürelere ilişkin olan hesaplanacak prim borçlarının tamamını tebliğden itibaren bir yıl içinde ödemede bulundukları takdirde bu sürelerin sigortalılık süresi olarak değerlendirileceği bildirilmiştir.
Diğer taraftan 08/05/2008 tarihli 5754 sayılı Kanun'un 68. maddesi ile değişik 5510 sayılı Kanun'un Geçici 8. maddesinde, “Bu Kanun'un 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (4) numaralı alt bendi hariç diğer alt bentlerine göre sigortalılık niteliği taşıdıkları halde bu Kanun'un yürürlük tarihine kadar kayıt ve tescillerini yaptırmayanların sigortalılık hak ve yükümlülüğünün bu Kanun'un yürürlük tarihinden itibaren başlayacağı; ancak, bu Kanun'un 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) ve (3) numaralı alt bentlerine göre sigortalı sayılanlardan bu Kanun'un yürürlük tarihinden itibaren sigortalılıkları başlatılanların, bu Kanun'un yürürlük tarihi ile 04/10/2000 tarihi arasında geçen vergi mükellefiyet süreleri bulunmak kaydıyla, sigortalının bu Kanun'un yürürlük tarihinden itibaren 6 ay içinde talepte bulunmak ve kendisine tebliğ edilen borçlanma tutarının tamamını tebliğ tarihinden itibaren 6 ay içinde ödemesi halinde, bu sürelerin sigortalılık süresi olarak değerlendirileceği” bildirilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacının 20/01/2012 tarihinde kurum kayıtlarına intikal eden bildirgesi ile 1479 sayılı Kanun sigortalılığının ... Metal Plastik İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi ortaklığına istinaden ortaklığının başladığı 14/10/2010 tarihi itibariyle başlatıldığı, davacının geçmişe yönelik tescil talebinin 01/10/2008 öncesi başvurusu olmadığı gerekçesiyle reddedildiği, davacının 03/10/1986 ila 01/01/1996 tarihleri arasında kesintili vergi kaydının bulunduğu, davacının dava dilekçesi ile istinaf ve temyiz dilekçelerinde 1994 yılından bu yana ortağı olduğunu belirttiği ... Metal Hurda Limited Şirketi ünvanlı şirket ile ilgili araştırma yapılmadığı anlaşılmaktadır.
Somut olayda, davacının talebinin 1986 yılından itibaren Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespiti olduğu, yukarıda yazılı yasal mevzuat gereği kuruma süresinde başvurusu olmadığından 01/10/2008 tarihi öncesi için davanın reddine karar verilmesi yerinde ise de; davacının ... Metal Hurda Limited Şirketi ünvanlı şirket ortaklığının 1994 yılından bu yana devam ettiği iddiası bulunduğundan ilgili şirkete ilişkin ticaret sicil kayıtları istenip 01/10/2008 tarihi sonrası için 1479 sayılı kanun kapsamında sigortalılık şartlarına haiz olup olmadığı belirlenmeden eksik araştırma ve inceleme ile karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Yapılacak iş, ... Metal Hurda Limited Şirketi ünvanlı şirketin ticaret sicil kayıtlarını ilgili Ticaret Sicil Müdürlüğü' nden istemek, şirket ortaklığının tespiti halinde 01/10/2008 tarihi sonrası için davacının sigortalı olduğu süreleri belirlemekten ibarettir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazlarının kabul edilmesi ve temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesinin kararının yukarıda yazılı sebeplerden dolayı KALDIRILMASI, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
H) Sonuç :
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı 6100 sayılı HMK'nun 373/1. maddeleri uyarınca KALDIRILMASINA, ilk derece mahkemesi kararının yukarıda belirtilen nedenle BOZULMASINA, dosyanın ilk derece mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine
01/10/2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.