Logo

21. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesi

İLK DERECE

MAHKEMESİ : ... İş Mahkemesi

K A R A R

A)Davacı İstemi;

Davacı vekili, davacının aleyhine başlatılan icra takibinde, haline münasip evin haczedildiğini belirterek haczin kaldırılmasını istemiştir.

B)Davalı Cevabı;

Davalı vekili; mahkemenin yetkili olmadığını, davanın reddine karar verilmesi gerektiğibi savunmuştur.

C)İlk Derece Mahkemesi Kararı;

Davanın kabulü ile; davacıya ait ... ... ... Mahallesi ... Ada ... Parselde bulunan ... nolu bağımsız bölüm üzerine davalı kurumun 17/12/2015 tarihli haciz yazısına istinaden tapu sicil müdürlüğünün 22/12/2015 tarih ve ... yevmiye nolu işlemi ile konulan haczin kaldırılmasına karar verilmiştir.

D)Bölge Adliye Mahkemesi Kararı;

Davalı ... vekilinin yetki itirazı süresinde olmakla birlikte, SGK'nın prim alacağının tahsili için 6183 sayılı Kanuna göre yaptığı takiplerde alacaklı Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünün bulunduğu yerdeki iş mahkemesi görevli ve yetkili bulunduğundan eldeki davaya bakma yetkisi ... ... İş Mahkemelerine ait olmadığı, yine aldırılan bilirkişi raporu ve ek bilirkişi raporu ile hem borçlunun mesken olarak kullandığı yapının değerinin belirlendiği, hem de borçlunun oturabileceği daha mütevazı yerlerdeki haline münasip alabileceği evin değerinin tespit ettirildiği gerekçesiyle istinaf başvurusunun yerinde olmadığı sonucuna varılarak davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

E) Temyiz Nedenleri,

Davalı vekili, ... mahkemelerinin yetkili olduğunu, davacının ikamet etmediği taşınmaza ilişkin meskeniyet itirazında bulunduğunu, bu yüzden paraya çevrilmesinin haline münasip evinin kaybedilmesi kapsamında değerlendirilemeyeceğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

F) Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe;

Davanın yasal dayanağını oluşturan İİK'nun 82. maddesinin 1.fıkrasının 12. bendi gereğince, borçlunun “haline münasip” evi haczedilemez. Bir meskenin borçlunun haline uygun olup olmadığı adı geçenin haciz anındaki sosyal durumuna ve borçlu ile ailesinin ihtiyaçlarına göre belirlenir. Buradaki “aile” terimi, geniş anlamda olup, borçlu ile birlikte aynı çatı altında yaşayan, bakmakla yükümlü olduğu kişileri kapsar.

Somut olayda; davacı adına (davaya konu) ...'de ... ada ... parselde kayıtlı bağımsız bölüm ile ...'da ... ada ... parselde kayıtlı bağımsız bölüm olarak iki adet gayrimenkulün kayıtlı olduğu, davacının ikametgah adresinin ... Mah. ... Sk. ... ... Konutları Sitesi No:1V İç Kapı No:3 ... olduğu, davaya konu taşınmazda yapılan keşifte oturanların davacının annesi, kızkardeşi ve kızkardeşinin eşi olduğunun anlaşıldığı, davacının dava konusu taşınmazda ikamet etmediği anlaşıldığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.

Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının, yukarıda yazılı sebepten dolayı kaldırılmasına ve ilk derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

G)SONUÇ: Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı 6100 sayılı HMK'nun 373/1. maddeleri uyarınca KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, dosyanın ilk derece mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 05/11/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

***