"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesi
İLK DERECE
MAHKEMESİ : ...İş Mahkemesi
Hükmün, davalı vekili tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan ve temyiz konusu hükme ilişkin dava, Hukuk Muhakemeleri Kanununun 369. maddesinde sayılı ve sınırlı olarak gösterilen hallerden hiçbirine uymadığından Yargıtay incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğin reddine karar verildikten sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar verildi.
K A R A R
A) DAVACININ İSTEMİ :
Dava, davacının davalı işyerinde 15/02/2001 – 08/04/2010 tarihleri arasında hizmet akdine dayalı aylık net 1.500,00 TL ücretle çalıştığının tespiti istemine ilişkindir.
B) DAVALILARIN CEVABI :
Davalı şirket vekili; davacının çalıştığı kadar olan hizmet sürelerinin Kurum'a bildirildiği, başkaca hizmetinin bulunmadığı, işçilik alacağı davasının bu dava açısından bağlayıcı nitelikte olmadığını belirtilerek davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir.
Feri müdahil SGK vekili tarafından hizmet tespiti isteminin yöntemince ortaya konulması gerektiği, ücret tespiti iddiasının ise yazılı belgelere dayandırılması gerektiği belirtilerek davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir.
C) İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI :
İlk Derece Mahkemesince, istemin kabulü ile yazıldığı şekilde karar verilmiştir.
D) BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİNİN KARARI :
İlk Derece Mahkemesi kararının yerinde olduğu, kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılığın bulunmadığı belirtilerek davalı şirket ve feri müdahil Kurum vekillerinin istinaf istemlerinin 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
E) TEMYİZ TALEPLERİ :
Davalı şirket vekili tarafından sunulan temyiz dilekçesi ile duruşmalarda dinlenen tanık beyanları doğrultusunda davanın ispat edilemediği, işçilik alacağı davasının hizmet tespiti davası için bağlayıcı olmadığı, bilirkişi raporunun yasal dayanaktan yoksun olup çalışma iddialarını ortaya koymada açıklayıcı nitelikte olmadığı, davanın ücret tespiti istemi yönünden reddolunduğu, buna göre tarafları lehine yargılama giderlerine ve vekalet ücretine ilişkin bir karar verilmesi gerektiği özet olarak belirtilerek kurulan hükmün bozulmasına karar verilmesi talep olunmuştur.
Feri Müdahil Kurum vekili tarafından sunulan temyiz dilekçesi ile ispatlanamayan davanın reddine karar verilmesi gerektiği belirtilerek kurulan hükmün bozulmasına karar verilmesi talep olunmuştur.
F) DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
Uyuşmazlık, somut olayda fiili çalışma olgusunun ispatı konusunda, ilk derece Mahkemesince yapılan inceleme ve araştırmanın hükme yeterli bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasa'nın 79/10. ve 5510 sayılı Yasa'nın 86/9. maddeleri bu tip hizmet tespiti davaları için özel bir ispat yöntemi öngörmemiş ise de, davanın niteliği kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği Yargıtay'ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğidir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; dava konusu dönem içerisinde 21/06/2005-14/06/2010 tarihleri arasında davalı işyerine ait iki farklı sicil numaralı işyerleri dosyası üzerinden Kurum'a hizmet bildiriminde bulunulduğu, işçilik alacağı dava dosyasında davacının talep ettiği süreler içerisinde çalıştığının kabulü ile hesaplanan işçilik alacaklarına ilişkin verilen kararın Yargıtay denetiminden geçerek onanmak suretiyle kesinleştiği, davalı şirketin 01/03/2004 tarihinden itibaren kanun kapsamında olduğu, yine şirketin 27/08/1998 tarihinden itibaren ticaret sicilinde tescil kaydının bulunduğu, şirket merkezinin İstanbul'da bulunduğu, ihtilaf konusu olmayan döneme ait dönem ve ücret bordrolarının getirtildiği, dava dışı kargo firması yazı cevabı ekinde sunulan CD nin incelenmesinden davacı tarafından davalının İstanbul merkezli işyerine 09/01/2004 tarihinden itibaren düzenli bir şekilde yapılan gönderilerin listesinin sunulduğu, 01/01/2007 düzenlenme tarihli kartvizitte davacının davalı şirketin “Bölge Yöneticisi” olduğunun belirtildiği, davacının çalıştığı yer olan ... ilinde yapılan zabıta araştırması neticesi davalı işyerine komşu işyerlerinin 2010 yılından sonra faaliyette bulunduğunun tespit edildiğinin tutanağa bağlanmak suretiyle Mahkemeye bildirildiği, alınan bilirkişi raporunun dosyaya sunulduğu, gerek duruşmalarda dinlenen tanıkların gerekse kesinleşmiş işçilik alacakları dava dosyası muhteviyatından duruşmalarda dinlenen ve 2001 yılından itibaren davalı işyeri çalışanı olduğu anlaşılan tanıkların beyanlarının birlikte değerlendirilmesi sonucu yazılı şekilde karar verildiği anlaşılmıştır.
Somut olayda; Mahkemece dava dışı kargo firması yazı cevabı esas alınarak Mahkemece 09/01/2004 tarihinden sonra davacının davalı işyerinde anketör olarak çalıştığının kabulü ile varılan sonuç yerinde ise de davacının 15/02/2001 – 08/01/2004 tarihleri arasında geçtiği iddia olunan fiili çalışmanın varlığının yöntemince araştırılmadan sonuca gidildiği ortadadır. Gerçekten Yargıtayın aradığı nitelikte tanıklardan olup olmadığı denetlenemeyen tanıkların çalışma olgusunun varlığının tespiti hususunda yetersiz ve çelişkili beyanları esas alınarak yazılı şekilde sonuca gidilmesi hatalı olmuştur.
Yapılacak iş, öncelikle ihtilaf konusu dönem ( 15/02/2001 – 08/01/2004 tarihleri arasında) içerisinde davacının davalı işyerinin merkezinden ayrı ilde çalışmasının bulunmasına göre ücretin ve çalışılan projelerde anket gideri, yol gideri, il dışı harcırah gideri, yemek gideri, süpervizör gideri, ürün dağıtım gideri vb. giderler karşılığının ne şekilde alındığını/verildiğini, davalı şirketince ... ilinde anket projeleri yapılıp yapılmadığını, yapılan anketlerin hangi firmalar için yapılıp teslim edildiğini davacı ve davalı her iki tarafa açıklatmak, gerektiğinde bu firmalardan ihtilaf konusu döneme ait davacının imzasını içeren belge ve kayıtları istemek, duruşmalarda dinlenen komşu işyeri çalışanı olduğunu iddia eden davacı tanıklarına ait sigortalılık hizmet belgelerini getirtmek, davacının bir dönem arkadaşına ait emlak ofisini çalışma alanı olarak kullandığını beyan etmesine göre bu adreste ve davalı işyerinin ...-Alsancak şubesi adresinde kayıtlı komşu işyeri çalışanlarını Sosyal Güvenlik Kurumu, zabıta, maliye, meslek odası aracılığı ve Muhtarlık marifetiyle araştırmak, davalı şirketin ihtilaflı dönemin tümünde faal olup olmadığı, davacının çalışmasının niteliği ve yapılan işin kapsamına ve süresine göre part-time çalışmayı
gerektirip gerektirmediği yönünde yöntemince beyanlarını almak ve gerçek çalışma olgusunu somut ve inandırıcı bilgilere dayalı şekilde kanıtladıktan sonra sonucuna göre Mahkemece bir karar vermekten ibarettir.
İlk derece Mahkemesince, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın eksik inceleme ve araştırma sonucunda yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesinin kararının, yukarıda yazılı nedenlerden dolayı ORTADAN KALDIRILMASINA, ilk derece Mahkemesi kararının davalı şirket ve feri müdahil Kurum yönünden BOZULMASINA karar vermek gerekmiştir.
G) SONUÇ:
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı 6100 sayılı HMK'nun 373/1. maddeleri uyarınca KALDIRILMASINA, ilk derece mahkemesi kararının yukarıda belirtilen nedenlerle BOZULMASINA, dosyanın ilk derece mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, bozma nedenine göre sair itirazların şimdilik incelenmesine yer olmadığına, temyiz harcının ... Araştırma Danışmanlık San Tic Ltd Şti'ne iadesine
17/10/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.