"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacılar murisinin, iş kazası sonucu ölümünden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme bozmaya uyarak ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davacılar ile davalı vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar verildi.
KARAR
Dava, iş kazası sonucu vefat eden sigortalının yakınlarının maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, kısa kararda, davanın kısmen kabul kısmen reddi ile; 10.000,00 TL maddi tazminatın ve 40.000,00 TL manevi tazminatın davacının doğum tarihi olan 24/09/2008 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazla talebin ise reddine, davacının, mahkeme dosyası ile birleşen ... 2.İş Mahkemesinin 2018/44 Esas sayılı dava dosyasında maddi tazminat davasının kabulü ile 46.980,00 TL'nin davacının doğum tarihi olan 24/09/2008 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş ise de gerekçeli kararda davanın kısmen kabul kısmen reddi ile; 10.000,00 TL maddi tazminatın ve 40.000,00 TL manevi tazminatın davacının doğum tarihi olan 24/09/2008 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte, davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, fazla talebin ise reddine, davacının, mahkeme dosyası ile birleşen ... 2.İş Mahkemesi'nin 2018/44 Esas sayılı dava dosyasında maddi tazminat davasının KISMEN KABULÜ ile 27.393,26 TL'nin davacının doğum tarihi olan 24/09/2008 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte, davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verildiği böylelikle kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki yaratıldığı görülmektedir.
Hakimin son oturumda tutanağa yazdırıp tefhim ettiği karar esas karar olup, sonradan yazılan gerekçeli kararın bu karara aykırı olmaması gerekir. Oysaki, 18/04/2018 günlü oturumda tefhim edilen kısa karar ile gerekçeli kararın çelişkili olduğu zaptın ve kararın incelenmesinden açıkça anlaşılmaktadır. Bu durumda, konuyla ilgili 10/04/1992 tarihli ve 1991/7 Esas, 1992/4 Karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca bu aykırılığın giderilmesi suretiyle gerçeğe ve hukuka uygun bir karar verilmesi gereği açıktır.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yazılı biçimde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, tarafların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre tarafların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, temyiz harcının istek halinde temyiz edenlere iadesine, 08/10/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.