"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi
MAHKEMESİ : İş Mahkemesi
A)Davacı İstemi;
Davacı, durdurulan yaşlılık aylığının ödenmeye devam edilmesi gerektiğinin tespiti ile birikmiş 82.709,96 TL aylığın faizi ile ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabı;
Davalı ..., davanın reddini istemiştir.
C)İlk Derece Mahkemesi Kararı ;
İlk Derece Mahkemesince, davacının yurt dışı borçlanması yapmaksızın tahsis talebinde bulunduğu ve Türkiye’deki çalışmalarına istinaden 506 sayılı Yasa hükümlerine göre aylık bağlandığı,bu nedenle yaşlılık aylığı talep ettiği tarihte yurt dışında çalışmasının yaşlılık aylığı tahsisine engel teşkil etmeyeceği ve aylığın kesilmesine sebep olmayacağı gerekçesiyle davanın kabulüne ,davacı vekille temsil edildiğinden 9.366,80 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
D)Bölge Adliye Mahkemesi Kararı ;
Bölge Adliye Mahkemesince, davalı Kurumun istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
E) Temyiz;
Davalı SGK vekili, Kurum işleminin usul ve yasaya uygun olduğunu ,vekalet ücretinin de maktu olarak belirlenmesi gerektiğini belirterek kararı temyiz etmiştir.
F) Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe ;
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davalı Kurum vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun “Yargılama giderlerinden sorumluluk” başlıklı 326. maddesinde “Kanunda yazılı hâller dışında, yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verilir. Davada iki taraftan her biri kısmen haklı çıkarsa, mahkeme, yargılama giderlerini tarafların haklılık oranına göre paylaştırır. Aleyhine hüküm verilenler birden fazla ise mahkeme yargılama giderlerini, bunlar arasında paylaştırabileceği gibi, müteselsilen sorumlu tutulmalarına da karar verebilir.” hükmüne yer verilmiştir.
Dava, niteliği itibariyle Kurum işleminin iptaline ilişkin olup, kendisini vekille temsil ettiren davacı lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken nispi vekalet ücretine hükmedilmesi usûl ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapmayı gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, HMK'nın 370/2. maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 33.Hukuk Dairesi’nin 2017/2043 Esas,2018/1473 Karar sayılı esastan red kararının kaldırılmasına, ilk derece mahkemesi kararının hüküm fıkrasının vekalet ücretine ilişkin bendinin silinerek yerine; "Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 1.980 TL avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,"rakam ve sözcüklerinin yazılmasına, hükmün bu düzeltilmiş şekli ile ONANMASINA, dosyanın ilk derece mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 25/11/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.