Logo

21. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesi

İLK DERECE

MAHKEMESİ : ... İş Mahkemesi

KARAR

A) Davacı istemi;

Davacı vekili, ... Sistem Özel Güv. Hiz. Ltd. Şti.nin, Kurumun 6183 sayılı Kanun'a göre, 2008/13500, 2008/13502, 2012/22201, 2012/22202 takip numaralı dosyalarında takip edilen prim, ve İSP borçlarının tahsili amacıyla davacı adına çıkarılan ödeme emirlerinin iptalini istemiştir.

B) Davalı Cevabı;

Davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

C)İlk Derece Mahkemesi Kararı;

İlk Derece Mahkemesince; "Davanın reddine, itiraz edilen 2008/13500, 2008/13502, 2012/22201, 2012/22202 takip nolu ödeme emirlerine ilişkin SGK prim borcu ve gecikme zammı toplamları olan 1.817.448,65 TL'nin %10'u olan 181.744,86 TL haksız çıkma tazminatının davacıdan alınarak davalı kuruma verilmesine, " karar verilmiştir.

D)Bölge Adliye Mahkemesi Kararı;

Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ... 2. İş Mahkemesinin 30.05.2017 tarih ve 2016/147-2017/162 sayılı kararının, HMK'nin 353/1-b maddesinin (3) numaralı alt bendi uyarınca düzeltilmek üzere kaldırılmasına ve esas hakkında yeniden karar verilmesine,

1-)Davanın kabulü ile davacının, ... Sosyal Güvenlik Merkezi tarafından düzenlenmiş 2008/13500, 2008/13502, 2012/22201 ve 2012/22202 takip numaralı ödeme emirlerine konu alacaklardan dolayı borçlu olmadığının tespiti ile icra takiplerinin davacı yönünden iptallerine, karar verilmiştir.

E)Temyiz;

Davalı SGK vekili, davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verildiğinden kararın bozulmasu gerektiğini belirterek kararı temyiz etmiştir.

F)Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe;

Ödeme emirlerinin 15/04/2016 tarihinde tebliğ edildiği, davanın 22/04/2016 tarihinde açıldığı, 6183 sayılı yasanın 58. maddesine göre 7 günlük sürede açıldığı açıktır

5198 sayılı Yasanın 11. maddesi ile 506 sayılı Yasanın 80. maddesinde 06.07.2004 tarihinde yapılan değişiklikle, Kurumun süresi içinde ödenmeyen prim ve diğer alacaklarının tahsilinde 6183 sayılı Yasanın 102.maddesinin de uygulanmayacağı öngörülmüştür. Dolayısıyla Kurumun sigorta primlerinden doğan alacakları, eskiden olduğu gibi Borçlar Yasasının 125. maddesine göre 10 yıllık zamanaşımı süresine tabi olacaktır. Zamanaşımı başlangıcı da Borçlar Kanunun 128. maddesi uyarınca alacağın muaccel olduğu, yani ödeme tarihinin son günü olacaktır. Örnek olarak, 2004 yılı 8. ay primi 30.09.2004 tarihine kadar ödeneceğinden, zamanaşımı süresi 01.10.2004 tarihinden başlayacak ve 01.10.2014 tarihinde sona erecektir.

Öte yandan; 506 sayılı Kanun'un 80/1. maddesinde "İşveren, bir ay içinde çalıştırdığı sigortalıların primlerine esas tutulacak kazançlar toplamı üzerinden bu Kanun gereğince hesaplanacak prim tutarlarını ücretlerinden kesmeye ve kendisine ait prim tutarlarını da bu miktara ekleyerek en geç ertesi ayın sonuna kadar Kuruma ödemeye mecburdur." hükmü yer almakta olup, önce prime esas kazançlara ilişkin Kurum Tebliği, ardından bu tebliği yürürlükten kaldıran İşveren Uygulama Tebliği, bu süreyi 'takip eden ayın sonuna kadar' olarak belirlemiştir. Tebliğ'de "Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalıları çalıştıran işverenler, bir ay içinde çalıştırdıkları sigortalıların prime esas kazançları üzerinden hesaplanacak sigortalı hissesi prim tutarlarını sigortalıların ücretlerinden keserek, kendi hissesine isabet eden prim tutarlarını da bu tutarlara ekleyerek en geç takip eden ay/dönemin sonuna kadar Kuruma ödeyeceklerdir.

Ödeme süresinin son gününün resmi tatile rastlaması halinde, prim tutarları, en geç son günü izleyen ilk iş günü içinde Kuruma ödenecektir." hükmü düzenlenmiştir. Bu durumda örneğin, ocak ayında doğan prim borcunun, takip eden şubat ayı sonuna kadar ödenmesi gerektiği anlaşılmaktadır.

Somut olayda; borç dönemlerinde 506 sayılı Kanun'un 80. maddesi ile 6183 sayılı Kanun'un 35. maddesinin yürürlükte olduğu ve somut olaya uygulanması gerektiği, yukarıda anlatılanlar ışığında davaya konu ödeme emirlerinin davacıya 15/04/2016 tarihinde tebliğ edildiği, 2006/5. dönemine ait borcun bir sonraki ayda ödenebileceği anlaşıldığından 2006/5. dönem borcu bakımından dava tarihinde zamanaşımı süresi dolmadığından 2006/5. dönem borcu bakımından davanın reddine karar verilmesi gerekirken davanın tümden kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

O halde, davalı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmalıdır.

G) SONUÇ: Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı 6100 sayılı HMK’nun 373/1. maddesi uyarınca BOZULMASINA, dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 05/11/2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.

***