Logo

21. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

TÜRK MİLLETİ ADINA

Davacılar, murisinin iş kazası sonucu ölümünden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.

Mahkeme bozma üzerine ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.

Hükmün davalılardan ... Gıda Sanayi Ve Tic. A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

Dava, sigortalının iş kazası sonucunda vefatı nedeniyle yakınlarının maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.

Mahkemece, Dairemiz bozma ilamına karşı “uyma” kararı verilmek suretiyle yapılan yargılama neticesinde davanın kısmen kabulüne, “davacı anne için 8.975,65 TL, davacı baba için 8.620,27 TL maddi tazminatın, davacı anne ve baba için ayrı ayrı 30.000,00 TL , davacı kardeşler için ayrı ayrı 5.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 20/08/2006 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalılardan ..., ..., ... İnşaat Makine Turizm Gıda Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi, ... Gıda Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketinden müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, davalı ...'e açılan davanın reddine,” karar verilmiştir.

Sigortalının iş kazası ve meslek hastalığı nedeniyle ölümü hâlinde ana ve/veya babaya ölüm geliri bağlanabilmesi için 5510 sayılı Kanunun 34/d maddesindeki koşulların gerçekleşmiş olması gerekir. Bu maddeye göre; “Hak sahibi eş ve çocuklardan artan hisse bulunması halinde her türlü kazanç ve irattan elde etmiş olduğu gelirinin asgari ücretin net tutarından daha az olması ve diğer çocuklarından hak kazanılan gelir ve aylıklar hariç olmak üzere gelir ve/veya aylık bağlanmamış olması şartıyla ana ve babaya toplam % 25'i oranında; ana ve babanın 65 yaşın üstünde olması halinde ise artan hisseye bakılmaksızın yukarıdaki şartlarla toplam % 25'i, oranında aylık bağlanır”.

Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanmayan zararın ödetilmesine ilişkin davalarda (tazminat davaları) öncelikle haksız zenginleşmeyi ve mükerrer ödemeyi önlemek için Kurum tarafından sigortalıya bağlanan gelirin peşin sermaye değerinin Türk Borçlar Kanununun 55. maddesine göre Kurum tarafından rücu edilebilen kısmının belirlenen destekten yoksun kalma zararından indirilmesi gerektiği Yargıtay’ın oturmuş ve yerleşmiş görüşlerindendir.

6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 50. maddesi hükmüne göre; "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler".

Türk Borçlar Kanununun 51. maddesine göre ise; "Hâkim, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirler".

Ana ve babaya ölüm geliri bağlanıp bağlanmaması, destek ilişkisinin varlığı yönünden olmasa da tazminatın belirlenmesi noktasında dikkate alınmalıdır. Zira asgari ücretin altında geliri bulunan ve Sosyal Güvenlik Kurumunca gelir bağlanan ana ve/veya babanın destek ihtiyacının bulunduğu ve ölen sigortalının maddi destekte bulunduğunun karine olarak kabulü gerektiği Dairemizin yerleşmiş görüşlerindendir.

Somut olayda, Mahkemece bozma ilamına uyulduğu halde bozma gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir. 09/05/1960 gün ve 21/9 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca bozma kararına uyan Mahkeme artık bozma kararı gereğince işlem yapmak ve hüküm vermek zorundadır. Gerçekten davacı anne ve babaya yargılama konusu iş kazası nedeniyle iş kazası sigorta kolundan bir gelir bağlanıp bağlanmadığı konusunda Kurum tarafından iş yoğunluğundan herhangi bir işlem yapılamadığı Mahkemeye bildirilmekle Mahkemece mevcut dosya kapsamında toplanan delillerle varılan sonuç isabetsiz olmuştur.

Yapılacak iş, davanın niteliği göz önünde tutularak davacılar anne ve babaya iş kazası sigorta kolundan ölüm geliri bağlanmamış ise Kurum aleyhine dava açması için önel verilmesi ve verilen önelin sonucuna göre gelir bağlanır ise hesap edilen zarar miktarlarından davacı anne ve babaya bağlanan gelirlerin ilk peşin sermaye değerlerinin rücu edilebilir kısımlarının indirilmesi suretiyle çıkacak sonuca göre zararlar tamamen karşılanmış ise maddi tazminat taleplerinin reddine, zararlar tamamen karşılanmamış ise çıkan miktara hükmetmek; verilen önelin sonucuna göre gelir bağlanmaz ise farazi desteğin karine olduğu kabul edilerek, Türk Borçlar Kanununun 50. ve 51. Maddeleri uyarınca, somut olayın özelliğine göre davacı anne ve babanın varsa diğer çocuklarından alabilecekleri destek de dikkate alınarak hakkaniyete uygun makul tutarda maddi tazminatlara hükmetmekten ibarettir.

Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular dikkate alınmaksızın eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan bozmayı gerektirmektedir.

O halde, davalı şirketin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.

SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının davalı ...'ne iadesine bozma nedenine göre, sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, 03/10/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi

***