Logo

21. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesi

İLK DERECE

MAHKEMESİ : ... İş Mahkemesi

KARAR

Davacı İstemi :

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davacının davalıya ait konutta ev hizmetlerinde 03/09/2008- 01/11/2013 tarihleri arasında aralıksız çalıştığını belirterek anılan hizmetinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı Cevapları :

Davalı işveren vekili, davacı ile müvekkili arasında hizmet akdi unsurlarını içeren bir hukuki ilişkinin bulunmadığını, keza müvekkilinin her gün ev hizmetlisine ihtiyaç duymadığını, davacının sadece bu güne kadar ihtiyaç duyulan zamanda/işlerde ve ev hizmetlerinde karşılıklı mutabık kalınarak belirsiz aralıklarla ve çağrı üzerine çalıştığını, davacının bu çalışmasının sürekli bir çalışma olarak nitelendirilemeyeceğini beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ... vekili, Kurumun dava açılmasına sebebiyet vermediğini, yöntemince araştırma yapılmasını gerektiğini, davacının davalı işyerinde görünen çalışması bulunmadığını beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

C)İlk derece Mahkemesi Gerekçesi ve Kararı;

Mahkemece yapılan yargılama neticesinde; " ...özellikle komşu işyeri çalışanları davacı tanıklarının beyanları, asansör bakım formlarında davacı imzalarının yer alması, davalı tanıklarının sürekli çalışmaya ya da çalışmamaya tanıklık edebilecek gözleme sahip olmalarının mümkün bulunmaması dikkate alındığında, davacının emeğini ve zamanını davalı işverenin emrine hasrettiği, aradaki çalışma ilişkisinin hizmet akidine dayalı olduğu anlaşılmaktadır. Ancak dosyadaki kayıt ve belgelerden, davaya konu dönemde davacının 01.3.2013-20.3.2013 tarihleri arasında 1193912 sicilli ... İnş...Ltd.Şti işyerinden bildirilen 20 günlük hizmetin varlığının ve davaya konu çalışma ile çakıştığının anlaşılması karşısında, anılan çalışmaya ilişkin olarak, HMK'nın 31. Maddesi kapsamında davacı tarafın beyanına başvurulmalı, gerektiğinde işyeri dosyası, Kuruma verilen işe giriş bildirgeleri, varsa bu işyerinin davacıya ilişkin ücret ödeme belgeleri getirtilerek, re'sen tanık dinlenilerek, bu çalışmanın gerçek olması halinde ve çalışmanın niteliği de ortaya konulmak suretiyle, her

iki işyerinde birden çalışılabileceğine kanaat getirilmesi halinde kabul edilen süre yönünden önceki şekilde, değilse anılan çalışma dönemi dışlanmak suretiyle karar verilmelidir..." gerekçesiyle kararın kaldırılmasına ve mahkemesine gönderilmesine karar verildiği, yerel mahkeme yargılama neticesinde ; " Davanın kabulü ile, davacının 03/09/2008-01/11/2013 tarihleri arasında, ... İnşaat Oto Petrol Ürünleri Nak. Tur. Gıda San. ve Tic. Ltd. Şti. tarafından bildirilen 01/03/2013-20/03/2013 tarihleri arasındaki hizmeti dışlanarak davalı işverenlik bünyesinde 5510 Sayılı Yasanın 4/1-a maddesi kapsamında prime esas alt kazanç üzerinden çalıştığının tespitine..." karar verilmiştir.

İstinaf Başvurusu;

Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde, işverene ait yükümlülüklerden Kurumun sorumlu tutulamayacağını kayıtlarda davacının görünen çalışması bulunmadığını ücret iddialarının yazılı delil ile araştırılması gerektiğini, müvekkilinin dava açılmasına sebebiyet vermediğini;

Davalı iş veren vekili ise delil değerlendirilmesinde usuli hakkaniyetin sağlanmadığını gözlem yapmaya ehil tanık beyanlarına, SGK denetmen raporuna itina edilmeyerek davacı tarafın delillerin doğru olmadığı tespit edilmesine rağmen gözardı edildiği, davacı 5 gün evde çalışıyorsa neden anahtarın ...'a verildiği, bahçe bakımı yapan kişinin konutlarda bulunanlar hakkında gözlem yapabileceği, bizzat eve gelen tanık ...'in beyanı, 15 adet bakım formundan sadece 1-2 ay düzenlenenlerde kiracının imzasının bulunması, giriş kartının davacıya ait olmadığına dair bilgilere bir itiraz yapılmaması karşısında davanın reddi gerektiği ileri sürülmektedir.

D)Bölge Adliye Mahkemesi Kararı ve Gerekçesi :

Bölge Adliye Mahkemesi İncelemesi Neticesinde; Davaya konu ilk kaldırma kararında belirtildiği üzere, dosya kapsamından, özellikle komşu işyeri çalışanları davacı tanıklarının beyanları, asansör bakım formlarında davacı imzalarının yer alması, davalı tanıklarının sürekli çalışmaya ya da çalışmamaya tanıklık edebilecek gözleme sahip olmalarının mümkün bulunmaması dikkate alındığında, davacının emeğini ve zamanını davalı işverenin emrine hasrettiği, aradaki çalışma ilişkisinin hizmet akidine dayalı olduğunun anlaşılması ve sonrasında davacının 01.3.2013-20.3.2013 tarihleri arasında 1193912 sicilli ... İnş...Ltd.Şti işyerinden bildirilen 20 günlük hizmet hakkında davacı tarafın sadece dışlanması istemine dair beyanı karşısında, davacının davaya konu dönemde, anılan 20 günlük çalışma dışında davalı işyerinde hizmet akdine tabi olarak, sigortalı sayılacak şekilde çalıştığına ilişkin mahkemenin maddi vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı…”gerekçesiyle; Davalı Kurum ve davalı işveren vekillerinin istinaf istemlerinin 6100 sayılı HMK 353/1-b.1 maddesi uyarınca ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE, karar verilmiştir.

E)Temyiz;

Davalı işveren temyiz dilekçesinde; tanık beyanlarının gerçek çalışmaya ilişkin yeterli olmadığını, davacının ev işlerinde sürekli çalışmadığını belirterek verilen kararı temyiz etmiştir.

SGK temyiz dilekçesinde; çalışma olgusunun Yargıtay içtihatları doğrultusunda ispat edilemediğini, bildirilmeyen sigorta kayıtlarından Kurumun sorumlu tutulamayacağını belirterek davanın reddedilmesi gerektiğini belirterek verilen kararı temyiz etmiştir.

F)Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe;

Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir.

Mahkemece, davanın kabulü ile davacının 03/09/2008-01/11/2013 tarihleri arasında, ... İnşaat Oto Petrol Ürünleri Nak. Tur. Gıda San. ve Tic. Ltd. Şti. tarafından bildirilen 01/03/2013-20/03/2013 tarihleri arasındaki hizmeti dışlanarak davalı işverenlik bünyesinde 5510 Sayılı Yasanın 4/1-a maddesi kapsamında prime esas alt kazanç üzerinden çalıştığının tespitine karar verilmiştir.

Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davalı işyeri/ev hizmetleri işi için davacıya ait herhangi bir işe giriş bildirgesi ve hizmet bildiriminin bulunmadığı, davalının ikamet ettiği evin müstakil ev olduğu ve bahçesinin bulunduğu , davacı tarafından delil olarak sunulan site giriş kartının davacıya ait olmadığının belirlendiği, yine dosya arasına alınan davalının evine ait muhtelif tarihli asansör bakım formlarında davacının adının ve imzasının bulunduğu, komşu evlerde bordrolu çalışan ve evin bulunduğu site yönetimi bordrolu çalışan tanık beyanlarından davacının davalı yanında ev hizmetlerinde çalıştığının ortaya konulduğu , Sosyal Güvenlik Kurumu’na yapılan sigortasız çalışmaya ilişkin şikayet sonucunda yapılan denetimin hizmet akdinin sona ermesinden sonra gerçekleştiği ve raporda davacının çalışmalarına dair herhangi bir emare tespit edilemediği anlaşılmaktadır.

Davanın yasal dayanağı 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun geçiş hükümlerini içeren aynı yasanın Geçici 7. maddesi hükmü karşısında, 506 sayılı Kanunun 79/10. maddesidir.

İş kazalarıyla meslek hastalıkları, hastalık, analık, malullük, yaşlılık ve ölüm hallerinde, bu Kanunda yazılı koşullar altında, sigortalılar ile bunların eş, çocuk ve hak sahiplerine sosyal sigorta yardımları sağlanması amacıyla kabul edilip yürürlüğe giren 17.07.1964 gün ve 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nun 2. maddesinde genel bir tanım yapılarak, bir hizmet akdine dayanarak bir veya birkaç işveren tarafından çalıştırılanların bu Kanuna göre "sigortalı" sayılacağı belirtildikten sonra, 3. maddesinde kimlerin bu Kanunun uygulanmasında sigortalı sayılmayacakları ve hangi kişiler hakkında da bazı sigorta kollarının uygulanmayacağı açıklanmıştır. Buna göre sigortalı sayılmanın koşulları; hizmet akdine göre çalışma, sözleşmede öngörülen edimin (hizmetin) işverene ait işyerinde veya işyerinden sayılan yerlerde görülmesi, 3. maddede belirtilen "sigortalı sayılmayan" kişilerden olunmaması şeklinde sıralanabilir.

506 sayılı Kanun’un 3. maddesi sigortalı sayılmayanları; diğer bir ifade ile anılan Kanun kapsamına alınmayanları sıralamaktadır.

Buna göre mülga 506 sayılı Kanun’un “Sigortalı sayılmayanlar” başlıklı 3. maddesi uyarınca:

“Aşağıda yazılı kimseler bu kanunun uygulanmasında sigortalı sayılmazlar:

…D) (Değişik: 11/8/1977 - 2100/1 md.) Ev hizmetlerinde çalışanlar (ücretle ve sürekli olarak çalışanlar hariç)…”

Yine 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Kanun’un “Sigortalı sayılmayanlar” başlıklı 6. maddesi uyarınca;

“…Bu Kanunun kısa ve uzun vadeli sigorta kolları hükümlerinin uygulanmasında;

…c) (Değişik: 17/4/2008-5754/4 md.) Ev hizmetlerinde çalışanlar (ücretle ve sürekli olarak çalışanlar hariç)…4 üncü ve 5 inci maddelere göre sigortalı sayılmaz.”.

Buna göre ev hizmetleri, mülga 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’nun ilk halinde kanun kapsamı dışında bırakılmış iken, 24.08.1977 tarih ve 16037 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan ve 24.11.1977 tarihinde yürürlüğe giren 11.08.1977 tarih ve 2100 sayılı Kanun’un 1. maddesiyle yapılan değişiklik ile mülga 506 sayılı Kanun’un 3. maddesinin (D) bendinde yapılan düzenleme uyarınca, ev hizmetlerinde “ücretle ve sürekli çalışanlar” anılan maddede yer alan istisnalar içinden çıkarılmış, 5510 sayılı Kanun'un 6. maddesi ile de aynı yöndeki uygulamaya devam edilmiştir.

Görüldüğü üzere, anılan maddeler uyarınca, ev hizmetlerinde çalışanlar; ücretle ve sürekli olarak çalışanlar hariç, bu Kanun’ların uygulanmasında sigortalı sayılamazlar.

Ev hizmetlerinde çalışanlar 4857 sayılı yasanın 4.maddesine göre yasa kapsamı dışında bırakılmış ise de yasada bu çalışanların tanımına yer verilmemiştir. Her ne kadar ev hizmeti tanımına yasada yer verilmese de buna ilişkin düzenlemelerde kıyas yoluyla İş Yasası'ndan faydalanılmaktadır.

Ev hizmetleri, ev yaşamının gerekleri olan temizlik, çamaşır, ütü, çocuk bakımı vs. gibi işler olarak tanımlanmaktadır. Yaşanan konutla doğrudan bağlantı içerisindedir. Doğrudan eve ve ev yaşamına yöneliktir. Bir işin ev hizmeti sayılabilmesi için doğrudan evin kendisine ve yaşam koşullarına yönelik olması gerektiği belirtilmektedir. Ev hizmetleri çalışanları ise, uşak, kahya, hizmetçi, temizlikçi, aşçı, çocuk bakıcısı, bahçıvan, şoför, bekçi, hayvan bakıcısı vb. evin gündelik işleyişine ilişkin faaliyetleri yürüten kişilerdir. (Karaca ve Kocabaş, 2009, 172)

4857 sayılı İş Yasası'nın 4.maddesinde ev hizmetlerinde çalışanlara İş Yasası hükümlerinin uygulanamayacağı, 10.maddesinde nitelikleri bakımından en çok otuz iş günü süren işlere süreksiz iş, bundan fazla devam edenlere sürekli iş deneceği, 506 sayılı Yasa'nın 3.maddesinde ise ev hizmetlerinde çalışanların ücretle ve sürekli çalışanlar hariç sigortalı sayılmayacağı bildirilmiştir.

Mülga 1475 sayılı İş Kanunu’nun 5/1. maddesi ve 4857 sayılı İş Kanunu’nun 4/1. maddeleri uyarınca, iş kanunları hükümleri ev hizmetlerine ve ev hizmetleri çalışanlarına uygulanamayacak, bu işler ve bu işleri yapan kişiler Borçlar Kanunu’nun hizmet akdini düzenleyen hükümlerine tabi olacaklardır.

Sigortalı sayılmak için, ücret ve sürekli çalışma birlikte arandığından, her iki koşulun da gerçekleşmiş olması gerekir. Hizmet karşılığı ücret alınmıyorsa veya ücret alınmakla birlikte çalışmada süreklilik yoksa, bu tür çalışmayı sigortalı çalışma saymak mümkün değildir.Ancak ev hizmetlerinde çalışanlar için sürekli çalışmayı, bir aydan fazla olmak üzere haftanın her günü çalışanlar yönünden sürekli sayıp, haftanın her günü değil de haftanın belirli günlerinde çalışanlar için süreksiz saymak yasanın amacına aykırıdır. Uygulamada ev işlerinde çalışma devamlı ise sürekli sayılacak, devamlılık yoksa, iş belirsiz aralıklarla geçici olarak ya da çağrı üzerine yapılıyorsa süreksiz sayılacaktır.

Ev hizmetleri çalışanlarına uygulanacak Borçlar Kanunu'nun hizmet akdi hükümlerinde normal haftalık çalışma süresini düzenleyen bir hüküm bulunmamaktadır. O halde uygulamada aranan süreklilik kavramının açıklağa kavuşturulması gerekmektedir.

05.02.2014 tarih 2013/10-2280Esas, 2014/65Karar sayılı Yargıtay Hukuk Genel Kurul Kararı'nda sürekli çalışma kavramı “uygulamada haftanın çoğu ev işlerinde geçirilmiş ve çalışma bir süre devam etmişse, bu bu çalışma sigortalı çalışma olarak değerlendirilmekte, süreklilik için çalışmanın belli bir yoğunluğa ulaşması aranmaktadır.” şeklinde izah edilmiştir.

İş Kanunu'nun 63.maddesinde “Genel bakımdan çalışma süresi haftada en çok kırkbeş saattir. Aksi kararlaştırılmamışsa bu süre, işyerlerinde haftanın çalışılan günlerine eşit ölçüde bölünerek uygulanır.” hükmü yer almaktadır. Yine aynı Yasa'nın 46.maddesinde ise “Bu Kanun kapsamına giren işyerlerinde, işçilere tatil gününden önce 63 üncü maddeye göre belirlenen iş günlerinde çalışmış olmaları koşulu ile yedi günlük bir zaman dilimi içinde kesintisiz en az yirmidört saat dinlenme (hafta tatili) verilir.” hükmüne yer verilmiştir. Bu yasa maddelerine göre haftanın 7 gününden 1 günü tatil olmak üzere 6 günde 45 saat çalışan kişi günlük ortalama 7,5 saat çalışmış olacaktır.

Yukarıda açıklanan bilgilere göre tesbiti istenen dönemde haftanın yarısından fazlası ev hizmetinde çalışan kişi sürekli çalışan kabul edilmelidir. Daha açık ifade etmek gerekirse 3 günden fazla ev hizmetinde çalışan kişi sigortalı sayılmalıdır.

Her ne kadar 6552 sayılı Kanun ile değişik 5510 sayılı Yasanın 6/c maddesine göre ev hizmetlerinde ay içinde 10 gün ve daha fazla süreyle çalışanlar sigortalı sayılırlar hükmü yer almaktadır. Somut olayda uyuşmazlık 6552 sayılı Yasadan önceki döneme ilişkindir.

Somut olayda; davacının haftanın belirli günlerinde çalıştığı anlaşılmakla, gerçek çalışma süresi belirlenmeden yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

Bu kapsamda, temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesinin kararının yukarıda yazılı nedenlerden dolayı KALDIRILMASINA, ilk derece Mahkemesi kararının davalı Kurum ve işveren yönünden bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

G) SONUÇ: Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı 6100 sayılı HMK'nun 373/1. maddeleri uyarınca KALDIRILMASINA, ilk derece Mahkemesi kararının yukarıda belirtilen nedenle BOZULMASINA, dosyanın ilk derece mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 07/11/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Gerçekleştirdiğiniz işlemde Hata Oluştu !

***