Logo

21. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Asıl ve birleşen dava bakımından; Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.

Mahkeme, bozmaya uyarak ilamında belirtildiği şekilde, asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulüne karar vermiştir.

Hükmün, davacı ile davalılardan ... vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar verildi.

KARAR

Davacı vekili, davacının geçirmiş olduğu iş kazası sebebiyle manevi tazminat alacağını saklı tutarak 2.000,00 TL maddi tazminatın davalı ... 'dan tahsilini talep ve dava etmiştir.

Birleşen dava dosyası ile davacı vekili, manevi tazminat hakkını saklı tutarak; 2.000,00 TL maddi tazminatın davalı ...’dan tahsilini talep ve dava etmiştir.

Yargılama esnasında 21/11/2018 tarihli harçlandırılmış dilekçe ile maddi tazminat talebi 12.245,33 TL olarak ıslah edilmiş, ayrıca 15.000 TL manevi tazminat isteminde bulunmuştur.

Mahkemece, “davacı tarafından; Bolu İş Mahkemesinin 2010/286 Esas sayılı dosyasıyla davalı ... hakkında açılan davanın reddine, Birleşen .... Asliye Hukuk (İş) Mahkemesinin 2003/5 Esas sayılı dosyasıyla davalı ... yönünden açılan davanın kabulü ile; 12.245,35 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 06/07/2002 den itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, davacının manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile 6.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 06/07/2002 den itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, manevi tazminattan fazla isteğin reddine,” karar verilmiş, hüküm Dairemizin 10/12/2013 tarih ve 2013/15428 esas , 2013/23515 karar sayılı ilamı ile “(ıslah dilekçesinin) bir ek dava dilekçesi olarak kabulünün mümkün olmadığı, ıslah ile dava konusu edilmeyen bir istemin dava kapsamına alınmasının mümkün bulunmayıp bu nedenle “davacının ayrıca manevi tazminat davası açma hakkı saklı kalmak üzere manevi tazminata ilişkin ıslah isteminin reddine” şeklinde karar verilmesi gerektiği,” gerekçesiyle bozulmuştur.

Mahkemece, bozma ilamına karşı “uyma” kararı verilmek suretiyle yapılan yargılama sonunda birleşen dava yönünden “davacının ayrıca manevi tazminat davası açma hakkı saklı kalmak üzere manevi tazminata ilişkin ıslah isteminin reddine,” şeklinde karar verilmiş ve verilen hüküm Dairemizin 02/10/2014 tarihli ve 2014/15971 E., 2014/19307 K. sayılı sayılı ilamı ile “maddi hataya dayalı bozma kararlarına uyulmasının usuli kazanılmış hak oluşturmayacağı, bunun usuli kazanılmış hakkın istisnaları arasında bulunduğu, hal böyle olunca davacının ek dava niteliğinde olan manevi tazminat talebi ile ilgili olumlu ya da olumsuz bir karar verilmesi gerektiği,” gerekçesiyle bozulmuştur.

Mahkemece bu defa, 2014/299 Esas , 2014/290 Karar no lu ve 29/05/2014 günlü kararın yerinde olduğu gerekçesi ile bozmaya direnilmiş ve birleşen dava yönünden “davacının ayrıca manevi tazminat davası açma hakkı saklı kalmak üzere manevi tazminata ilişkin ıslah isteminin reddine,” şeklinde karar verilmiştir. Hükmün davacı ve davalı ... vekilince temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2015/21-3355 Esas ve 2019/268 Karar sayılı, 07/03/2019 günlü ilamı ile “hukuki yorum ve delillerin değerlendirilmesine dayalı bir bozma kararının usulî kazanılmış hakkın istisnası olduğunun kabulünün mümkün olmadığı gibi maddi hata olarak değerlendirilmesinin de mümkün olamayacağı” belirtilerek yerel Mahkemenin direnme kararı uygun bulunup “birleşen dosyada davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının hukuki yarar yokluğundan reddine, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile direnme kararının yukarıda açıklanan değişik gerekçelerle onanmasına, birleşen dosyada davalı vekilinin vekâlet ücretine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyanın Dairemize gönderilmesine karar verildiği anlaşılmıştır.

1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebepler ile temyiz kapsam ve nedenlerine göre davacının tüm temyiz itirazları ve davalı ... vekilinin ise aşağıdaki açıklamaların kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları hakkında Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2015/21-3355 Esas ve 2019/268 Karar sayılı, 07/03/2019 günlü ilamı ile bir karar verildiğinden ayrıca yeni bir KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,

2- Davalı ... vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;

Taraflar arasındaki uyuşmazlık ıslah dilekçesi ile talep edilen manevi tazminat talebinin reddinde karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilip hükmedilmeyeceği noktasındadır.

Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 2015 yılı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 7/2 maddesi “Davanın dinlenebilmesi için kanunlarda öngörülen ön şartın yerine getirilmemiş olması ve husumet nedeniyle davanın reddine karar verilmesinde, davanın görüldüğü mahkemeye göre Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde yazılı miktarları geçmemek üzere üçüncü kısımda yazılı avukatlık ücretine hükmolunur” hükmünü içermektedir.

Somut olayda, Mahkemece birleşen davada “davacının ayrıca manevi tazminat davası açma hakkı saklı kalmak üzere manevi tazminata ilişkin ıslah isteminin reddine,” şeklinde karar verilmiş olmasına karşın davalı vekili lehine hüküm tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 7/2 maddesi hükmüne aykırı olarak maktu vekalet ücreti takdir edilmemesi hatalı olmuştur.

Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular nazara alınmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

O halde, davalı ... vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.

Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesinin yeniden yargılamayı gerektirmediği anlaşıldığından hüküm bozulmamalı, yürürlükteki HMK 370/2. maddesi uyarınca karar düzeltilerek onanmalıdır.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; yerel Mahkemenin 2015/25 Esas ve 2015/193 Karar sayılı, 09/05/2015 günlü kararındaki hükmün (B) bölümüne vekalet ücretine ilişkin yeni bir bent ( 8 ) eklenmek suretiyle “ 8- Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 1.500,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...'a verilmesine,” rakam ve sözcüklerinin yazılmasına ve hükmün DÜZELTİLMİŞ BU ŞEKLİ İLE ONANMASINA, temyiz harcının istek halinde davalı ...'a iadesine, fazla alınan temyiz harcının temyiz edenlerden davacıya iadesine, 21/11/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.

***