Logo

21. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesi

İLK DERECE

MAHKEMESİ : ... Asliye Hukuk Mahkemesi

KARAR

A) Davacı İstemi;

Davacı vekili dava dilekçesi ve ıslahla 307.244,20 TL maddi, 80.000,00 TL manevi tazminat ödenmesini talep etmiştir.

B) Davalı Cevabı;

Davalı taraf davanın reddi gerektiğini savunmuştur.

C) İlk Derece Mahkemesi Kararı:

İlk derece mahkemesince maddi tazminat isteminin kabulüne, 63.000,00 TL, manevi tazminat ödenmesine karar verilmiştir.

D) Bölge Adliye Mahkemesi Kararı:

İlk derece mahkemesi kararına karşı davalı tarafça istinaf başvurusunda bulunulmuş, ... Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi'nce, davalı tarafın başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

E) Temyiz Nedenleri:

Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle, kusurun hatalı tespit edildiğini, maddi tazminat hesabının usulüne uygun hesaplanmadığını, hükmedilen tazminat tutarlarının davalı şirketin ödeme dengesini bozacağını, tazminat miktarında hakim tarafından indirim yapılması gerektiğini ileri sürmüş ve ek dilekçe ile davacının sürekli işgöremezlik derecesinin kontrol muayenesi sonucunda % 63'ten % 46,20'ye düştüğünü belirterek kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

F) Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe:

1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici nedenlere göre davalının kusurun tespitine yönelik temyiz itirazlarının reddine,

2- Dava, iş kazası sonucu sigortalının sürekli iş göremezliğe uğraması nedeniyle maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.

Davaya konu iş kazası sonucu davacının sürekli işgöremezlik derecesinin Kurum tarafından 01/09/2017 tarihinde kontrol kaydı ile % 63 olarak belirlendiği ve ilk derece mahkemesince bu kontrol kaydının sonucu beklenmeden yazılı şekilde karar verildiği görülmektedir.

Davacının geçirdiği kaza sonucu oluşan iş gücü kayıp oranının kontrol kaydı var iken saptanan orana göre tazminat hesabının yapılamayacağı açıktır. Gerçekten sigortalıya bağlanacak gelir ve hükmedilecek tazminat tutarlarını doğrudan etkileyeceğinden sürekli iş göremezlik oranının kesin olarak saptanması, bunun için de kontrol kaydı sonucunun araştırılması gerektiği ortadadır.

Yapılacak iş, davacının geçirdiği iş kazasına ilişkin belirlenen % 63 sürekli iş göremezlik oranına ait kontrol kaydı sonucunun araştırılmasından sonra kesinleşen iş göremezlik oranının belirlenmesi ve belirlenen bu orana göre aldırılacak yeni hesap raporunda usuli kazanılmış haklar da dikkate alınarak temyize konu kararda itibar edilen 25/01/2017 tarihli hesap raporundaki verilerin gözönünde bulundurulması, işlemiş devrenin bu raporda kabul edilen tarihten ileri çekilmemesi ve bu rapordan sonra yürürlüğe giren asgari ücretteki farkların rapora yansıtılmaması suretiyle kesinleşen sürekli iş göremezlik derecesine göre bildirilecek ilk peşin sermaye değerinin rücu edilebilir kısmının tenzili yanında geçici iş göremezlik ödeneğinin rücu edilebilir kısmının tenzil edilmesi gerektiği de gözden kaçırılmayarak maddi tazminat talebi ile ilgili ve kesinleşen sürekli iş göremezlik derecesine göre manevi tazminat talebi ilgili karar vermektir.

Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular nazara alınmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

O halde davalı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilerek temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı kaldırılmasına, ilk derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir,

G) SONUÇ: Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı 6100 sayılı HMK'nun 373/1. maddeleri uyarınca KALDIRILMASINA, ilk derece mahkemesi kararının yukarıda belirtilen nedenlerle BOZULMASINA, dosyanın ilk derece mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcının istek halinde davalı ...'ne iadesine, 01/10/2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.

***