"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesi
İLK DERECE
MAHKEMESİ : ... İş Mahkemesi
Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmesi üzerine davalılardan ... vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince davalılardan ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararının davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar verildi.
KARAR
A) Davacı İstemi;
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davalı ... Başkanlığına ait olan ... Yüzme Havuzu Onarın ve Çevre Düzenleme İşi’nde fayans ustası olarak çalışmakta iken geçirmiş olduğu iş kazası sonucu sakatlandığını, ıslah dilekçesi ile toplamda 159.690,84TL maddi ve 100.000.-TL manevi tazminat talep ettiklerini talep ve dava etmiştir.
B) Davalı Cevabı;
Davalılar davanın reddini talep etmiştir.
C) İlk Derece Mahkemesi Gerekçesi ve Kararı :
“Davacı ...’ in 08/05/2011 tarihinde maruz kaldığı iş kazası sebebiyle ile oluşan % 34,2 maluliyet ve davacının % 30 müterafık kusuruna tekabül eden maddi zararının 164.690,84.-TL olduğu hesaplanmış, davalı ... Belediyesi'nin adam çalıştıran sıfatıyla sorumlu olduğu görüş ve kanaatine de varılarak, 164.690,84 TL maddi tazminatın (talep gibi 5000,00 TL sinden davalıların müştereken ve müteselsilen, 159690,84 TL sinden davalılar ... ve Tüzemen Yapıdan), 50.000,00 TL manevi tazminatın ise davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak, davacıya verilmesine, karar verilmiştir.
D) İstinaf Nedenleri:
Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde; bahse konu Yapım İşleri Şartnamesinde çalışanların kazaya uğraması halinde 36.madde gereğince yüklenici ortak girişimin sorumlu olacağını, dolayısıyla tazminat talebinin belediyeye yöneltilmesinin haksız olduğunu, nitekim dosya kapsamındaki kusur raporlarında da davalı ... Belediyesinin kusurunun bulunmadığının belirtilmesine rağmen davanın idareleri yönünden reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek istinaf yoluna başvurmuştur.
E)Bölge Adliye Mahkemesi Gerekçesi ve Kararı:
“Dosya kapsamındaki belgeler, şartname, işten farklı bağımsız bulunan onarım işinin niteliği, deliller, Fen işlerince SGK İl Başkanlığına yazılan yazı kapsamı, geçici kabul tutanakları birlikte değerlendirildiğinde yine ayrıca dosya kapsamındaki bilirkişi raporunda belediyeye kusur izafe edilmediği, davacı tarafça buna itiraz edilmediği de değerlendirildiğinde Belediyenin sorumluluğu yönünden hüküm kurulması yerinde olmayıp, istinaf sebepleri ile sınırlı yapılan inceleme ile karar davalı ... yönünden düzeltilmekle, ... 7. İş Mahkemesi'nin 2012/276 Esas - 2017/652 Karar sayılı kararının HMK.353/b-2 maddesi uyarınca kaldırılmasına, davalı ... Belediyesine yönelik davanın reddine karar verilmiştir” şeklinde belirtilmiştir.
F)Temyiz Nedenleri;
Davacı vekili özetle, davalı ... Belediyesinin asıl işveren olduğunu, sorumluluğunun sözleşme ile bertaraf edilemeyeceğini, müvekkilin iş kanunundan doğan tüm zararlarından müşterek ve müteselsil olarak alt işveren ile birlikte sorumlu olduğunu,işin asıl sahibi olarak işi her safhasında denetlemek görevi ve yetkisi olduğu ancak bunu yerine getirmediğini beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir.
G) Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe;
Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenler ile temyiz edenin sıfatına, temyiz kapsam ve nedenlerine göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
Dava, davacı sigortalının iş kazasından sürekli iş göremezliğe uğraması nedeniyle maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, 164.690,84-TL maddi tazminatın (talep gibi 5.000,00-TL sinden davalıların müştereken ve müteselsilen, 159.690,84 TL sinden davalılar ... ve Tüzemen Yapıdan), 50.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 08/05/2011 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak, davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince, davalı ... Belediyesi’nın istinaf başvurusunun kabulü ile Yerel Mahkeme kararının 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b/2. bendi uyarınca kaldırılmasına, davalı ... Belediyesine yönelik davanın reddine, 164.690,84-TL maddi, 50.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılar ... ve ... Yapı Grubu Metal Tur. San. Tic. Ltd. Şti.'nden müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerin incelenmesinden, davacının iş kazası sonucu % 34,2 oranında sürekli iş göremezliğinin bulunduğu ve iş kazasının meydana gelişinde davacı sigortalının % 30 oranında müterafik kusurlu olduğu anlaşılmaktadır.
Dosya kapsamından; davalı ... tarafından, ... Yüzme Havuzunun tadilatı ve çevre düzenlemesi işlerinin yapımının 22/03/2011 tarihli sözleşme ile ... Yapı Grubu Metal Tur. San. Tic. Ltd. Şti.-... Ortak Girişimi’ne verildiği anlaşılmaktadır.
Somut olayda uyuşmazlığın sağlıklı bir çözüme kavuşturulabilmesi için öncelikle asıl işveren-alt işveren kavramlarının açıklanması gerekir.
4857 sayılı Kanun'un 2.maddesine göre bir iş sözleşmesine dayanarak çalışan gerçek kişiye işçi, işçi çalıştıran gerçek veya tüzel kişiye yahut tüzel kişiliği olmayan kurum ve kuruluşlara işveren, işçi ile işveren arasında kurulan ilişkiye iş ilişkisi denir.
İş Kanunu'nun 2.maddesinin 7.fıkrasına göre bir işverenden, işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerinde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde iş alan ve bu iş için görevlendirdiği işçilerini sadece bu işyerinde aldığı işte çalıştıran diğer işveren ile iş aldığı işveren arasında kurulan ilişkiye asıl işveren-alt işveren ilişkisi denir. Bu ilişkide asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu Kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden alt işveren ile birlikte sorumludur.
5510 sayılı Kanun'un 12/6.maddesi ile de asıl işveren, bu Kanunun işverene yüklediği yükümlülüklerden dolayı alt işveren ile birlikte sorumlu tutulmuştur.
4857 sayılı Kanun'un 2/7.maddesi ile işçilerin İş Kanunu'ndan, sözleşmeden ve toplu iş sözleşmesinden doğan hakları, 5510 sayılı Kanun'un 12/6.maddesi ile de Kurumun alacakları ve işçinin sosyal güvenlik hakkı daha geniş koruma-güvence altına alınmak istenmiştir. Aksi halde, 4857 veya 5510 sayılı Kanun'dan kaynaklanan yükümlülüklerinden kaçmak isteyen işverenlerin işin bölüm veya eklentilerini muvazaalı bir biçimde başka kişilere vermek suretiyle yükümlülüklerinden kaçması mümkün olurdu.
Asıl işveren ile alt işverenin birlikte sorumluluğu "müteselsil sorumluluktur". Asıl işveren, doğrudan bir hizmet sözleşmesi bulunmamakla birlikte İş Kanunu'nun 2.maddesinin 6.fıkrası gereğince alt işverenin işçilerinin iş kazası veya meslek hastalığı nedeniyle uğrayacakları maddi ve manevi zarardan alt işveren ile birlikte müteselsilen sorumludur. Bu nedenle meslek hastalığına veya iş kazasına uğrayan alt işverenin işçisi veya ölümü halinde mirasçıları tazminat davasını müteselsil sorumlu olan asıl işveren ve alt işverene karşı birlikte açabilecekleri gibi yalnızca asıl işverene veya alt işverene karşı da açabilirler.
Alt işverenden söz edebilmek ve asıl işvereni, aracının borçlarından sorumlu tutabilmek için bir takım zorunlu unsurlar bulunmaktadır.
a) İşyerinde işçi çalıştıran bir asıl işveren bulunmalıdır. Sigortalı çalıştırmayan “işveren” sıfatını kazanamayacağı için, bu durumdaki kişilerden iş alanlar da aracı sayılmayacak ve anılan madde kapsamında dayanışmalı sorumluluk doğmayacaktır.
b) Bir başka işveren, işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin bir işte veya bir işin bölüm veya eklentilerinde iş almalı ve sigortalı çalıştırmalıdır.
c) İşverenlik sıfatını, alınan işte ve o iş nedeniyle sigortalı çalıştırılması sonucunda kazanmış olması aranacaktır. Bu kişinin diğer bir takım işyerlerinde çalıştırdığı sigortalılar nedeniyle kazandığı işverenlik sıfatının sonuca etkisi bulunmamaktadır.
d) İşverenden alınan iş, işverenin sigortalı çalıştırdığı işe göre ayrı ve bağımsız bir işyeri olarak değerlendirilebilecek nitelikte olmamalıdır, aksi halde iş alan kimse aracı değil, bağımsız işveren niteliğinde bulunacaktır.
e) İşin bütünü başka bir işverene bırakıldığında, iş anahtar teslimi verildiğinde veya işveren kendi iştigal konusu olmayan bir işi kendisi sigortalı çalıştırmaksızın bölerek ihale suretiyle farklı kişilere vermişse, iş sahibi (ihale makamı) Yasanın tanımladığı anlamda asıl işveren olmayacağından, bir alt-üst işveren ilişkisi bulunmayacaktır.
f) Alt işverenin aldığı iş, işverenin asıl işinin bölüm ve eklentilerindeki işin bir kesimi yada yardımcı işler kapsamında bulunmalıdır. Asıl işverenden alınan iş, onun sigortalı çalıştırdığı işe göre ayrı ve bağımsız bir nitelik taşımaktaysa, işi alan kimse alt işveren değil, bağımsız işveren sayılacaktır. Bu noktada belirleyici yön; yapılan işin, diğerinin bütünleyici, yardımcı parçası olup olmadığıdır. İş yerindeki üretimle ilgili olmayan ve asıl işin tamamlayıcısı niteliğinde bulunmayan bir işin üstlenilmesi halinde, alt işverenden söz etme olanağı kalmayacak, ortada iki bağımsız işveren bulunacaktır. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 24.05.1995 gün ve 1995/9-273-548 sayılı kararı da aynı yöndedir.)
Bu açıklamalardan yola çıkılarak somut olayda, davalı ... Belediye Başkanlığı ve diğer davalılar ... Yapı Grubu Metal Tur. San. Tic. Ltd. Şti.-... ... Ortak Girişimi arasında yüzme havuzunun tadilatı ve çevre düzenlemesi işlerinin yapılması için sözleşme yapıldığı, davacının bu sözleşme kapsamında çalışmakta iken kazalandığı anlaşılmıştır. Davalı ... Belediye Başkanlığı‘nin kendi asıl işlerini ihale ile bir şirkete vermesi onu asıl işverenlik sıfatından ve bunun doğal neticesi olarak da sorumluluktan kurtarmaz. Bu durumda kendine ait işi bir başkasına yaptıran kişi ya da kurum alt işverenin(taşeronun) ve bu alt işverenin istihdamlarının kusurlarından onun ile birlikte müteselsilen sorumlu olur.
Bölge Adliye Mahkemesince bu maddi ve hukuki olgulara dikkat edilmeden davalı ... Belediye Başkanlığı yönünden davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Yapılması gereken iş, davalı ... Belediye Başkanlığını da asıl işveren olarak dava dilekçesinde talep edilen tazminat istemlerinden sorumlu tutmaktan ibarettir.
Bölge Adliye Mahkemesince bu maddi ve hukuki olgular nazara alınmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilerek temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir
SONUÇ: Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının yukarıda belirtilen nedenlerle BOZULMASINA, dosyanın Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmesine, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine,
05/11/2019 gününde oy birliğiye karar verildi.