"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin iş sözleşmesinin davalı işverence haklı neden olmaksızın feshedildiğini belirterek kıdem ve ihbar tazminatı ile bir kısım işçilik alacaklarının davalılardan tahsilini talep etmiştir.
Davalının Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Taraflar arasındaki uyuşmazlık davacının hesaplamaya esas alınan hizmet süresi konusundadır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "taleple bağlılık ilkesi" başlığını taşıyan 26. maddesinde "Hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir." hükmüne yer verilmiştir. Söz konusu maddeye göre, hakimin tarafların talep sonuçları ile bağlı olduğu, talep edilenden fazla veya başka bir şeye hükmedemeyeceği açıkça belirtilmiştir.
Somut olayda, davacı dava dilekçesinde açıkça 21.05.2010 tarihinde davalı şirketin ... ilinde olan işinde çalışmaya başladığını beyan etmiştir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda ise davacının Sosyal Güvenlik Kayıtlarına göre 25.01.2010 tarihinde çalışmaya başladığı kabul edilerek yapılan hesaplama mahkemece hükme esas alınmıştır. Dava dilekçesindeki beyan dikkate alınmadan, davacının talebi aşılarak bu tarihten önceki hizmet sürelerini dahil ederek hesaplama yapan bilirkişi raporuna itibarla hüküm kurulması hatalı olmuştur. Hal böyle olunca taleple bağlı kalarak belirlenen hizmet süresine göre alacak kalemlerinin hesaplanması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
3-Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda tanık beyanlarına yer verilmiş ve alacak taleplerinin değerlendirilmesi ve hesaplanmasında tanık beyanlarına atıfta bulunulmuştur. Ne var ki, bilirkişi raporunda beyanına atıfta bulunulan tanık Mehmet Deli eldeki dosyada tanık olarak bildirilmemiş ve dinlenmemiştir. Bu nedenle denetime açık olarak tanık anlatımları değerlendirilememiştir. Söz konusu karışıklık giderildikten sonra karar verilmesi gerekirken bu hususun gözetilmemesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine 10.06.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.