Logo

22. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

DAVA TÜRÜ : ALACAK

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalılar vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili, davacının 01/12/2003-24/05/2013 tarihleri arasında davalılara ait işyerinde net 1.300,00 TL ücretle çalıştığını, iş sözleşmesini 1475 sayılı İş Kanunu'nun 14/5 maddesine dayanarak feshettiğini, fesih sonrası kıdem tazminatının ödenmediğini, işyerinde ikramiye uygulaması olmasına rağmen verilen ikramiyelerin bir kısmının bordrolara fazla çalışma ücreti olarak yansıtıldığını ve bir kısmının elden ödendiğini, günlük normal çalışma saatleri kayıt üzerinden 07:30-16:30 saatleri arası gözükmesine rağmen verilmeyen çay molaları ve dönüşümlü gidilmek zorunda bırakılan yemek molaları varmış gibi gösterilerek işçilerin dinlenme saatlerinde çalışmak zorunda bırakıldıkları belirterek kıdem tazminatı ile fazla mesai alacağının davalılardan tahsilini talep etmiştir.

Davalılar vekili, davacının alacaklarının zamanaşımına uğradığını, davacının iş sözleşmesinin emeklilik nedeniyle sona erdirmesi ile birlikte kıdem tazminatının ödeneceğinin ifade edildiğini ve hesabının yapılarak davacıya bildirildiğini, davacının onayı ve bilgisi dahilinde tazminatın kısım kısım bankaya yatırıldığını, kıdem tazminatı ve faiz talebinin haksız olduğunu, ödenmemiş fazla mesai alacağının bulunmadığını, ikramiye ödemelerinin bordolarda ayrı bir sütun halinde gösterildiğini, fazla mesai ücretlerinin tümünün bordrolarda gösterildiğini, bordroların ihtirazi kayıt konmaksızın davacı tarafından imzalandığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Mahkemece, yapılan yargılama sonucunda toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak, yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Karar davalılar vekilince temyiz edilmiştir.

1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.

2-Davacı ve davalılar arasında işçiye ödenen aylık ücretin miktarı konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.

4857 sayılı İş Kanunu'nun 32. maddenin ilk fıkrasında, genel anlamda ücret, bir kimseye bir iş karşılığında işveren veya üçüncü kişiler tarafından sağlanan ve para ile ödenen tutar olarak tanımlanmıştır.

Ücret kural olarak dönemsel (periyodik) bir ödemedir. Kanunun kabul ettiği sınırlar içinde tarafların sözleşme ile tespit ettiği belirli ve sabit aralıklı zaman dilimlerine, dönemlere uyularak ödenmelidir. Yukarıda değinilen Yasa maddesinde bu süre en çok bir ay olarak belirtilmiştir.

Çalışma yaşamında daha az vergi ya da sigorta primi ödenmesi amacıyla zaman zaman, iş sözleşmesi veya ücret bordrolarında gösterilen ücretlerin gerçeği yansıtmadığı görülmektedir. Bu durumda gerçek ücretin tespiti önem kazanır. İşçinin kıdemi, meslek unvanı, fiilen yaptığı iş, işyerinin özellikleri ve emsal işçilere ödenen ücretler gibi hususlar dikkate alındığında imzalı bordrolarda yer alan ücretin gerçeği yansıtmadığı şüphesi ortaya çıktığında, bu konuda tanık beyanları gözetilmeli ve işçinin meslekte geçirdiği süre, işyerinde çalıştığı tarihler, meslek unvanı ve fiilen yaptığı iş bildirilerek sendikalarla, ilgili işçi ve işveren kuruluşlarından emsal ücretin ne olabileceği araştırılmalı ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek bir sonuca gidilmelidir.

Somut olayda, davacı taraf dava dilekçesinde net 1.300,00 TL ücretle çalıştığını iddia etmiş, sonrasında verdiği dilekçede sehven net 1.300,00 TL olarak belirtildiğini, ücretinin net 2.300,00 TL olduğunu savunmuştur. Dosyaya sunulan imzalı ücret bordrolarında davacının son ücreti brüt 1.201,50 TL olarak görülmektedir. Mahkemece, sendikalardan ücret araştırması yapılmış, Birleşik ... Sendikası net 2.835,00 TL, Türk ...Sendikası net 1.800,00 TL ücret alacabileceğini bildirilmiştir. Davacı tanıklarından ... davacının 1.800,00 TL maaşla çalıştığını, ... ise davacının 2.000,00 TL ücret aldığını beyan etmiş, davalı tanıkları ise davacının ücretine ilişkin beyanda bulunmamışlardır. Mahkemece davacının ücreti net 2.300,00 TL kabul edilerek dava konusu alacaklar hüküm altına alınmış ise de, kural olarak ücretin miktarı ve ekleri gibi konularda ispat yükü işçide olup, tüm dosya kapsamı, davacının sendikalı çalışan olduğu yönünde bir iddia bulunmamasına göre sendikalardan yapılan emsal ücret araştırmasının dikkate alınamayacağı da göz önünde bulundurularak davacının aylık net 1.300,00 TL ücretle çalıştığının kabulünün dosya içeriğine daha uygun düşeceği anlaşılmaktadır. Belirtilen yön gözetilmeden verilen karar isabetsiz olup, bu husus bozmayı gerektirmiştir.

3-Kabule göre de hüküm sonucunda, alacakların net mi brüt mü olduğunun belirtilmemesi de infazda tereddüte yol açacak nitelikte olması sebebiyle hatalıdır.

SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine, 24/01/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.

***