"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, iş akdini emeklilik nedeniyle sona erdirdiğini beyan ederek ödenmeyen ücret alacaklarının tahsiline karar verilmesi talep edilmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak, yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
Mahkeme kararlarında nelerin yazılacağı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 297. maddesinde belirtilmiştir. Buna göre, hüküm sonucu kısmında gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin isteklerin her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların mümkünse sıra numarası altında birer birer açık şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekir.
Kararın asli unsurlarından olan gerekçenin de hüküm fıkrasına uygun biçimde kararda yer alması gerekir. (Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 1991/7 esas; ve 1992/4 karar sayılı ve 10.04.1992 günlü kararı)
Bu biçim yargıda açıklık ve netlik prensibinin gereğidir. Aksi hal, yeni tereddüt ve ihtilaflar yaratır. Hatta giderek denebilir ki, dava içinden davalar doğar ve hükmün hedefine ulaşması engellenir. Kamu düzeni ve barışı oluşturulamaz.
Davanın reddine veya kabulüne dair karar tefhim edildikten sonra bundan dönülerek yeni ve bundan farklı bir hüküm kurulamayacağı gibi, gerekçeli kararın kısa karara uygun yazılması ve kısa kararla çelişik olmaması da gerekir. Aksinin kabulü mahkemelere güveni sarsacağı gibi Anayasa ve kanunlarda yer alan açık kurallara aykırılık oluşturur.
Somut olayda, Mahkemece, davacı tarafça davalı işyerinde çalışmakta iken emeklilik için gerekli olan hizmet süresinin dolması nedeniyle iş akdinin sona erdiği ancak kıdem tazminatı alacağının ödenmediği, ayrıca yıllık izin ücreti alacağı olduğu iddia edilerek kıdem tazminatı ve yıllık izin ücreti alacağı talebinde bulunduğu, dosya kapsamına göre davacının çalıştığı şirketin, davacının çalıştığı son şirket olduğu, davalı şirket ile ... Büyükşehir Belediyesi'nden iş alan şirket olduğu, davalı ... Belediyesi'nin bir çok firmaya iş gördürdüğü, dosyada bulunan işlerin görülmesinde ... Belediyesi aracının kullanıldığı, ayrıca çalışma düzeni ve firmalarda çalışacak işçilerin ücretlerinin tespitinde de ... Belediyesi'nin etkin rol aldığından davacı ile davalı ... Belediyesi arasında doğrudan işçi işveren ilişkisi bulunduğundan alacaktan davalının sorumlu tutulması gerektiğinden hesap bilirkişi raporu ile tespit edilen kıdem tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesi gerektiği; ayrıca ispat yükümlülüğü kendisinde bulunan davalı tarafça davacının talep ettiği yıllık izinlerin kullandırıldığı ya da ücretinin ödendiği hususu imzalı izin defteri ya da eşdeğer belge ile ispat edilemediğinden hesap bilirkişi raporu ile tespit edilen yıllık izin ücretinin davacıya verilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Davalı tarafın Üniversite olduğu, mahkeme gerekçesinin iş bu dava ile ilgisinin bulunmadığı bu nedenle kararın açıklanan gerekçesi ile kurulan hüküm sonucu arasında çelişki bulunduğu anlaşılmakla yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Kabule göre de, davalı Üniversitenin harçtan muaf olduğu gözetilmeden davalı aleyhine harca hükmedilmesi isabetli olmamıştır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda gösterilen nedenlerden BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 28.11.2018 gününde oybirliği ile karar verildi.