Logo

22. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

DAVA TÜRÜ : ALACAK

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili, müvekkili işçinin belirli süreli iş sözleşmesinin, davalı işverence haklı sebep olmadan süresinden önce feshedildiğini ileri sürerek, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 408. maddesi uyarınca bakiye süreye ait ücretlerinin hüküm altına alınmasını talep etmiştir.

Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, davanın, belirsiz alacak davası türünde açılmasında hukuki yararın bulunmadığı gerekçesiyle usulden reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Somut uyuşmazlıkta, Mahkemece, davanın, belirsiz alacak davası türünde açılmasında hukuki yararın bulunmadığı gerekçesiyle usulden reddine karar verilmiş ise de; davacı vekilinin, gerek dava dilekçesinde gerekse yargılama esnasında, davanın belirsiz alacak davası türünde açıldığına yönelik bir beyanı yoktur.

Açılan davada asgari bir miktar gösterilmişse ve bunun alacağın bir bölümü olduğu anlaşılmakla birlikte, davanın belirsiz alacak davası mı yoksa belirli alacak olmakla birlikte kısmi dava türünde mi açıldığı anlaşılamıyorsa, bu durumda 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 119/1-ğ maddesinin aradığı şekilde açıkça talep sonucu belirtilmemiş olacaktır. Talep, talep türü ve davanın niteliği açıkça anlaşılamıyorsa, yani talep muğlaksa, aynı Kanunun 119/2. maddesi gereğince, davacıya bir haftalık kesin süre verilerek talebinin belirsiz alacak davası mı, yoksa kısmi dava mı olduğunun belirtilmesi istenmelidir. Verilen bu süreden sonra, davacının talebini açıklamasına göre bir yol izlenmelidir. Mahkemece, belirtilen doğrultuda davacı vekilinden açıklama yapması istenilmemesine rağmen, davanın belirsiz alacak davası türünde açıldığının kabul edilmesi hatalıdır. Davacı vekilinin temyiz dilekçesinde davanın kısmi dava türünde açıldığını beyan etmiş olmasına göre, varılan aşamada davacı vekiline talebini açıklaması için süre verilmesine lüzum kalmamıştır. Bu halde, davanın kısmi dava türünde açıldığının kabul edilmesi gereklidir. Anılan sebeplerle, tarafların delilleri toplanıldıktan sonra, iddia, savunma ve deliller değerlendirilerek esas hakkında bir karar verilmelidir.

Yukarıda yazılı sebepten kararın bozulması gerekmiştir.

SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 22/01/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

***