"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Davacı vekili, müvekkili arsa maliki ile davalı yüklenici arasında düzenlenen arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi gereği yapılan inşaatın süresinde teslim edilmediğini, eksik ve ayıplı işler bulunduğunu ileri sürerek, tazminat talebinde bulunmuştur.
Davalı vekili, inşaatın tesliminin üzerinden iki yıl geçtiğini, davacının talep ettiği iş bedellerinin teslimde kolaylıkla anlaşılabilecek olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davalının davacıya sözleşme ile taahhüt ettiklerini yerine getirmesini sağlamak üzere 14.500,00 TL ödemesi gerektiği, sözleşmede olmadığı halde yapılan imalatlar için harcanan malzeme ve işçilik giderleri toplamının 6.500,00 TL olduğu, 37.000,00 TL gecikme nedeniyle alacak bulunduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve özellikle sözleşme konusu inşaatın yapı kullanma izin belgesi alınmadan önce eksik ve ayıplı işlerin mahkeme aracılığıyla tespiti sonucu düzenlenen raporun karşı tarafa tebliğ ettirilerek ayıp ihbarının yapılmış olmasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2- Taraflar arasındaki 18.04.2008 tarihli arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesine göre işin teslimi gereken tarihin 18.07.2009 olduğu anlaşılmaktadır. Davalı yüklenici, davacıya ait bağımsız bölümü 2010 yılı Ocak ayında teslim ettiğini savunmuştur. Yargılama sırasında dinlenen davacı tanıklarından ..., davacının eşi olduğunu ve 2011 yılı Mayıs ayında sözleşme konusu taşınmaza taşındıklarını bildirmiştir. Davalı tanığı ..., davacının kuzeni olduğunu ve davacının 2010 yılı Nisan veya Mayıs ayında taşınmaza taşındığını, davalı tanığı ... ise davacının akrabası olduğunu ve 2011 yılı Nisan ayında davacının taşındığını beyan etmiştir. Kullanılabilir bir bağımsız bölümün tesliminden sonra gecikmeden dolayı bir zarardan sözedilemeyeceğinden, mahkemece, çelişkiler giderilerek, fiili teslim tarihi tereddüte yer verilmeyecek şekilde tespit edilerek, bu tarihe kadar gecikme tazminatına hükmedilmesi gerekirken; eksik inceleme ve hatalı değerlendirmeye dayalı olarak karar verilmesi doğru olmamıştır.
Kabule göre de; yapı kullanma izin belgesinin, dava tarihinden önceki 04.10.2011 tarihinde alındığı ve bu tarihten önce de taşınmazın davacıya teslim edildiği açık olduğu halde dava tarihine kadar gecikme tazminatı hesabı yapan bilirkişi raporuna itibar edilerek hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olmuştur.
Açıklanan nedenlerle kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine; (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 14.01.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.