Logo

23. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Ankara 10. Asliye Hukuk Mahkemesi

TARİHİ : 05/03/2014

NUMARASI : 2013/437-2014/161

Taraflar arasındaki kooperatif üyeliğinin terkini davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

-K A R A R-

Davacı, davalı kooperatifin üyesi iken çekilen kur'a sonucu annesine 7 no'lu bağımsız bölümün isabet ettiğini, kendisine de annesinin bu daireyi bağışladığını, üyelik isteği olmadığı halde davalının kendisini kooperatif üyesi olarak kaydettiğini ileri sürerek, kooperatif üyelik kaydının silinmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı, cevap vermemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu, bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre; davacının genel kurul toplantılarına davet edilmediği, kur'a çekimine iştirak ettiği, kendisine konut tahsis ve teslim edilerek tapuda da adına tescil edildiği, birçok kez üye sıfatıyla yazışmalar yapıldığı, bu şekilde ortaklığın örtülü şekilde oluştuğu gerekçeleriyle, davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, davacının kooperatif üyesi olmadığının tespiti istemine ilişkindir.

Mahkemece davanın reddine karar verilmiş ise de, dosyadaki delil ve belgelerin incelenmesinde; davacı M.. F..'nin 23.01.2010 tarihli genel kurul toplantısına katılarak hazirûn cetvelinin 32. sırasında imzasının bulunduğu, ancak bu imzayı üye olan annesine vekaleten attığını savunduğu, 30.07.2011 tarihli genel kurula ait hazirûn cetvelinde isminin yazılı olmasına karşın imzasının bulunmadığı, tapu kaydının incelenmesinde ise 7 no'lu bağımsız bölümü arsa sahibi olduğu iddia edilen kişilerden 24.09.2009 tarihinde satış yoluyla devraldığı, davacının annesi Y. T.'in ise üyeliğinin 2009 tarihinde silindiği anlaşılmaktadır. Tüm bu hususlarla beraber bilirkişi raporunda, davacının 2009 tarihinden sonra aidat ödediğini gösterir herhangi bir kaydın veya davacının kooperatif üyesi olduğuna dair alınmış bir yönetim kurulu kararının bulunmadığı belirtilmiştir. Ayrıca, yargılama boyunca davalı kooperatif tarafından davacının üye olduğuna dair herhangi bir kayıt ve belge sunulmadığı gibi bu yönde esaslı bir savunma da yapılmamıştır.

Hâl böyle olunca somut olayda, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu ve Dairemizin yerleşik içtihatları doğrultusunda, taraflar arasında üyelik ilişkisinin oluştuğunu söylemek mümkün değildir. Kaldı ki, davacı vekilinin beyan dilekçesinde 7 no'lu bağımsız bölümün müvekkili tarafından satın alındığını iddia ettiği, davalı kooperatif tarafından ise bunun aksine bir delil sunulmadığı dosya kapsamından anlaşılmıştır.

Tüm bu olgular karşısında, davanın reddine karar vermek gerekirken, davacının genel kurul hazirûn listesinde bir kez adının ve imzasının bulunmasının kooperatif üyeliği için tek başına yeterli görülerek yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün, davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 19.12.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Gerçekleştirdiğiniz işlemde Hata Oluştu !

***