"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Davacı vekili, davalının müvekkili kooperatifin üyesi olduğunu ancak aidatlarını ödememesi üzerine hakkında 4.400,00 TL asıl ve 490,80 TL işlemiş faiz miktarı yönünden takip başlatıldığını ancak davalının haksız itirazı nedeniyle takibin durduğunu ileri sürerek, itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir
Davalı, davacının üyesi olduğunu ancak borcu bulunmadığını, davacının eşitliğe yakırı işlemler yaptığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davalının, davacı kooperatife, kooperatif genel kurul kararları gereğince 4.400,00 TL aidat borcu, yine genel kurul kararları ile belirlenmiş faiz oranları ile hesaplanan 770,00 TL işlemiş faiz borcu bulunduğu, ancak davacının talebinde 490,80 TL işlemiş faiz miktarı talep etmesi nedeniyle taleple bağlılık ilkesi gereği bu miktar faiz yönünden talebin kabulü gerektiği gerekçesiyle, davanın kabulü ile itirazın iptaline karar verilmiştir.
Kararı davalı temyiz etmiştir.
1) Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2) Dava, aidat alacağına dayalı olarak başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, asıl alacağa, takip tarihinden itibaren aylık %5'ten temerrüt faizi işletilmesine karar verilmiştir.
Genel kurulca, ödeme günü belirlenerek, (belirlenmemişse ayın sonu ödeme günü olup) aidatın veya şerefiye bedelinin süresinde ödenmesine, süresinde ödenmemesi halinde ise temerrüt faizi uygulanmasına ilişkin alınan kararın kesinleşmesi halinde, bu kararın tüm ortakları bağlayacağı açıktır. Genel kurul kararları, üyeler ile kooperatif arasında yapılmış bir sözleşme niteliğinde olup, kooperatif ve üyeler arasında ayrıca faiz oranları ile ilgili sözleşme yapılmasına gerek yoktur. Ayrıca genel kurullarca kararlaştırılan faiz oranları daha sonraki yıllarda değiştirilmediği ve iptal edilmediği sürece genel kurula katılmasa dahi tüm üyeleri bağlar. Bu durumda, 6098 sayılı TBK'nın 117. madde hükmü karşısında, genel kurulun belirlediği tarih kesin vade olup, üyenin bir ihtarla ayrıca temerrüde düşürülmesine gerek kalmadan, borcun ifasının istenebileceği kuşkusuzdur.
Dosya kapsamından davacı kooperatifin 20.03.2011 tarihli genel kurulunda aylık % 5 temerrüt faiz oranı belirlendiği anlaşılmaktadır. Mahkemece, genel kurul kararında belirlenen faiz oranından fazla faize karar verilmesi doğru olmamıştır.
Bununla birlikte, davacı lehine hükmedilen icra inkar tazminatının hüküm altına alınan asıl alacak üzerinden hesaplanması ve hüküm altına alınması gerekirken, işlemiş faiz ile asıl alacağın toplam bedeli üzerinden hesaplanması da doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün, davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 23.03.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.