Logo

23. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

-K A R A R-

Davacı vekili, müvekkili tarafından üyesi olduğu davalı kooperatife 16.10.2006 tarihinde teslim edilen 4894 kg. fındık ürün bedelinin bir kısmının ödenmediğini, bakiye kısmın faizi ile birlikte tahsili için başlattıkları icra takibinin davalının haksız itirazı üzerine durdurulduğunu ileri sürerek, itirazın iptalini ve icra inkâr tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, anasözleşmenin 30/6. maddesi gereği 2006 yılında teslim edilen ürünlerle ilgili hesaplaşmanın 2012-2013 yılı genel kurulunda yapılacağını, şu an için davacının alacaklı olup olmadığının anlaşılamadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece iddia, savunma, uyulan Yargıtay bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre; davacının üyesi olduğu kooperatife 16.10.2006 tarihinde 20.955,57 TL bedelli fındık teslim ettiği, kooperatifçe alınan fındık bedeline mahsuben değişik tarihlerde davacıya 9.339,00 TL ödendiği, davacının 11.616,57 TL bakiye alacağı kaldığı, davacı tarafça davalının temerrüde düşürüldüğüne dair bilgi ve belge ibraz edilmediği, bu itibarla temerrüt faiz başlangıcı olarak icra takip tarihinin dikkate alınmsı gerektiği, icra takip tarihi itibariyle asıl alacak yönünden taleple bağlı kalınarak 11.600,00 TL davacı alacağının likit olduğu, kooperatiflerin yaptıkları faaliyet ve kuruluş amaçları bakımından tacir olarak kabul edilemeyecekleri, kooperatifin ortağına yapacağı ödemede temerrüde düşmesi halinde uygulanacak temerrüt faizinin yasal faiz üzerinden hesaplanması gerektiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı doğrultusunda inceleme yapılıp hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, bozmanın kapsamı dışında kesinleşmiş olan yönlere ilişkin temyiz itirazları incelenemeyeceğine göre, davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 14.02.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

***