Logo

23. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

...

Taraflar arasındaki sözleşmenin feshi davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde tebligata rağmen taraflar adına gelen olmadığından incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verilerek dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

- KARAR -

Davacılar vekili, maliki oldukları arsa üzerine arsa payı karşılığı inşaat yapılması için davalı ile sözleşme yaptıklarını, sözleşme tarihinden itibaren dava tarihine kadar 58 aylık süre geçmiş olmasına rağmen sadece 1 blok için ruhsat alındığını ve diğer yerler için ruhsat alınmadığını ve inşaata başlanmadığını, bu zamandan sonra davalının inşaat yapmasına muvafakatlerinin olmadığını ileri sürerek sözleşmenin feshine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı, davaya cevap vermemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsmına göre 14.08.2009 tarihli sözleşme uyarınca en geç 4 ay içerisinde yapı ruhsatı alınacağı ve 50 ay sonra teslim edileceği, arsa üzerinde hiç bir imalatın olmadığı ve yapı ruhsatı alındığına dair dosyaya belge sunulmadığı, yüklenicinin temerrüte düştüğü, arsa sahiplerinin fesih hakkı olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

Karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

1-Davalı şirkete dava dilekçesi 06.08.2014 tarihinde Tebligat Kanunu'nun 35. maddesine göre yapılmış olup, bu tarihte şirketin ticaret siciline kayıtlı adresi tebliğ adresinden farklı olduğu anlaşıldığından dava dilekçesinin tebliği usulsüzdür.

Ülkemizin de tarafı olduğu ve Anayasa'nın 90. maddesi gereği iç hukukun bir parçası olan Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6, 1982 Anayasası'nın 36. maddesinde adil yargılanma hakkına yer verilmiştir. 6100 sayılı HMK'nın 27. maddesinde ise adil yargılanma hakkının en önemli unsuru olarak hukuki dinlenilme hakkı düzenlenmiş olup, bu hak yargılama ile ilgili olarak bilgi sahibi olunmasını, açıklama ve ispat hakkını, mahkemenin, açıklamaları dikkate alarak değerlendirmesini, kararların somut, açık olarak gerekçelendirilmesini içermektedir.

Dava dilekçesinin tebliği ile davalı savunma hakkını kullanma olanağını kazanır ve cevap süresi işlemeye başlar. Esasa ve usule ilişkin savunma ve delillerini, dava dilekçesinin içeriğine göre ileri sürebilmesi için dava dilekçesinin tebliği zorunludur.

../..

S.2.

Açıklanan bu ilkeler doğrultusunda; mahkemece, dava dilekçesi ve duruşma günü davalı şirkete usulüne uygun olarak tebliğ edilerek, iddia edilen hususlar hakkında savunma hakkı verilip, varsa usule ya da esasa ilişkin savunma ve delilleri üzerinde durulması, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, adı geçen davalı tarafın yokluğunda dava görülerek hüküm tesisi, anılan düzenlemelerin öngördüğü adil yargılanma hakkının ihlâli ve savunma hakkının kısıtlanması sonucunu doğurduğundan doğru görülmemiştir.

2-Bozma nedenine göre, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.

SONUÇ:Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün, davalı yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, bozma nedenine göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, Yargıtay duruşmasında vekille temsil olunmayan davalı yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 16.04.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

***