"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki müdahalenin men'i ve tahliye davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Davacı vekili, davalının, müvekkili kooperatifin üyesi olduğunu, 24.03.2012 tarihinde çekilen kur'ada, M-4 blok, A giriş, 3. kat, 12 numaralı dairenin kendisine isabet ettiğini, M-4 isimli bloğun kur'a tarihinde henüz inşa edilmemiş, zemin+13 kattan ibaret bir bina projesi olduğunu, inşaatın, zemin katta bir dükkan ve iki daire, her katta dört daire olmak üzere yapılmasının planlandığını, ancak daha sonra kooperatifin dükkandan ziyade daireye ihtiyacı olduğu düşüncesiyle proje değişikliği yapılarak, binanın altında yapılması planlanan dükkanın yerine daire yapılmasına karar verildiğini, buna göre zeminde üç daire yapıldığını, bu nedenle 1. katta 3 ile başlayan dairenin numarasının 4 olduğunu, bu şekilde takip eden dairelerin numaralarının da bir büyüdüğünü, buna göre kur'a sonucu davalıya isabet eden dairenin numarasının da 12 yerine 13 olduğunu, ama katların ve cephelerin aynı kaldığını, kur'a sonucu arsa sahibi Hidayet Herdem'e isabet eden 11 numaralı konutun numarasının da cephe aynı kalmak üzere 12 olduğunu, davacının proje değişikliği nedeniyle 12 iken 13 numarasını alan dairesinin cephesinin kuzey-batı olduğunu, bunda herhangi bir değişiklik olmadığını, 2012 yılının Eylül ayında inşaatın bitirilmesi ile konutların tesliminin yapıldığını, davalının izah edilen bu hususları bilmesine rağmen iyiniyetli hareket etmediğini, numara değişikliğini lehine çevirmek ve kendi dairesinin cephesine göre daha iyi konumda, güney-batı cephede yer alan 12 numaralı, eski plana göre 11 numaralı daireyi almak için, 20.10.2012 tarihinde kooperatifin, daire numaralarındaki bu değişikliği bilmeyen, deneyimsiz çalışanından 12 numaralı konutun anahtarını alıp teslim tutanağını imzaladığını, bu konuyla ilgili olarak davalıya ihtarname gönderilerek 12 numaralı daireyi boşaltması gerektiği ve 13 numaralı dairenin kendisine ait olduğunun bildirildiğini, ancak davalının dairede oturmaya devam ettiğini, davalının 12 numaralı dairede haksız şekilde oturduğunu ve bu daireyi kooperatife iade etmesi gerektiğini ileri sürerek, davalının 12 numaralı daireye haksız müdahalesinin önlenmesine ve daireden tahliyesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, 24.03.2002 yılında yapılan kur'ada M-4 blok, A giriş, 3. kat, 12 numaralı dairenin kendisine isabet ettiğini, kooperatif yetkililerince dairenin tarafına teslim edildiğini, teslimden sonra dairesine laminat parke, cam balkon, korkuluk ve benzeri bir takım ilaveler yaptırdığını, bunları yaptırırken davacı tarafından herhangi bir müdahalede bulunulmadığını, proje değişikliği varsa bunun kur'adan önce yapılması ve üyelere bildirilmesi gerektiğini, .../...
S.2
resmi olmayan şekilde giriş katta bir daire yapıldığını, bu gerekçe gösterilerek usulsüz bir şekilde numaralar kaydırılmış gibi gösterilerek kendisinin mağdur edildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davalı kooperatifin, kur'a tutanağı ile üyelerin daireleri belirlendikten sonra herhangi bir genel kurul kararı alınmaksızın, zemin kattaki daire sayısını ikiden üçe yükselttiği, kooperatifin bir genel kurul kararı almaksızın mimari projede değişiklik yapmasının ve üyelerin dairelerinin cephe ve konumlarını değiştirmesinin hukuken mümkün olmadığı, kur'a tutanağı ve dinlenen tanık beyanlarına göre, söz konusu daire numarası değişikliğinin, tüm üyelere eşit bir şekilde uygulanmadığı, aynı binanın 5 numaralı dairesinde oturan üye ... ve 9 numaralı dairesinde oturan üye ...'in kendilerine kur'a ile isabet eden dairelere yerleşip oturdukları, bu üyelerin daire numaralarında bir değişiklik olmadığı, davalı kooperatifin bu durumun sebebi olarak gösterdiği, üyelerin kendi arasındaki harici anlaşmaları durumunun da söz konusu olmadığının tanık beyanları ile sabit olduğu, davalı kooperatifin, kooperatifler hukukunun temel ilkelerinden olan, hak ve vecibelerde eşitlik ilkesine aykırı davrandığı, davalının ikamet ettiği dava konusu daireyi kooperatif görevlilerinin davacıya teslim ettiği, bu şekilde basiretli tacir gibi hareket etmediği, özen yükümlülüğü ilkelerine aykırı davrandığı ve dolayısıyla davalının dava konusu dairede oturmakta haklı olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davacı kooperatifin, üyesi olan davalının 12 numaralı bağımsız bölüme vaki müdahalesinin önlenmesi ve bağımsız bölümün tahliyesi istemine ilişkindir.
Dosya kapsamından, 24.03.2002 tarihinde çekilen kur'a sonucunda, kur'a tutanağının eki olan yerleşim planına göre, kooperatif üyesi olan davalıya, M-4 blok, A giriş, 3. kat, kuzey-batı cepheli, 12 numaralı bağımsız bölümün isabet ettiği, bu plana göre zemin katta bir dükkan iki daire olmak üzere üç bağımsız bölümün bulunduğu, kur'a tarihinden sonra yapılan projeye göre ise zemin katta üç dairenin yer aldığı, projeye göre düzenlenen yeni yerleşim planında zemin katta üç dairenin yer aldığı, bu değişiklik nedeniyle tüm blokta bulunan daire numaralarının birer arttığı, davalıya isabet eden kuzey-batı cepheli, 12 numaralı bağımsız bölümün numarasının da, cephesi yine kuzey-batı olmak üzere 13 numarasını aldığı, bu durumun mahallinde yapılan keşif sonrası alınan bilirkişi kurulu raporuyla da tespit edildiği, davalının kur'a tutanağı ve eki olan yerleşim planına göre kendisine isabet eden kuzey-batı cepheli eski 12 numaralı, yeni 13 numaralı daire yerine, eski 11, yeni 12 numaralı güney-batı cephede bulunan bağımsız bölüme yerleştiği ve karar tarihi itibariyle halen oturmakta olduğu anlaşılmıştır.
Mahkemece, toplanan tüm deliller, kooperatif kayıtları, kur'a tutanağı ve eki olan yerleşim planı, kroki, mimari proje ve yapılan keşif sonunda alınan bilirkişi raporuna rağmen davacı kooperatifin basiretli bir tacir gibi hareket etmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de; mahkemece varılan bu sonuç yukarıda belirtilen resmi kayıt ve belgeler ile bilirkişi raporuna ve tüm dosya kapsamına uygun görülmemiştir. Şöyle ki; kur'a çekiminde davalıya kuzey-batı cepheli, 12 numaralı bağımsız bölümün isabet ettiği, zemin kata yapılması planlanan dükkân yerine, kur'adan sonra yapılan mimari proje ile bu dükkân yerine daire yapılması nedeniyle aynı blokta bulunan tüm bağımsız bölümlerin numaralarının birer
.../...
S.3
artması sonucu davalıya kur'ada çıkan konum yön olarakta belirlenmiş bulunan bağımsız bölümün 13 numarasını aldığı, buna rağmen, davalının fiilen yerleştiği ve oturmakta olduğu bağımsız bölümün ise arsa sahibine ait olan ve kur'a çekiminde eski plana göre numarası 11 iken, kur'adan sonra yapılan projeye göre 12 olan bağımsız bölüm olduğu, davalının, kur'a tarihinden sonra yapılan mimari projeden ve bu projeye göre bağımsız bölümlerin her birinde meydana gelen numara artışından kendi lehine sonuç çıkarmak suretiyle, daha iyi konumda olan güney-batı cepheli, arsa sahibine ait olan eski 11 yeni 12 numaralı bağımsız bölüme sahip olmak istediği anlaşılmaktadır.
Öte yandan, davalının söz konusu bağımsız bölüme yerleşmesinden sonra buraya bir takım masraflar yapmış olması, davalının bu bağımsız bölümün maliki olması sonucunu doğurmayacağı gibi, şartların oluşması halinde davalının yaptığı zorunlu ve faydalı masrafların bedelini sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca talep hakkı mevcuttur.
Bu durumda mahkemece, bilirkişi raporuna da uygun şekilde, yukarıda belirtildiği üzere davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yanılgılı gerekçeyle, yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün, davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 18.04.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.