"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Davacı tarafından açılan iflasın ertelenmesi davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Davacı vekili, aşırı borçlanan firmanın öz sermaye yeterliliğinin ciddi bir biçimde bozulduğunu, şirketin öz sermayesinin tamamen eriyerek negatif bakiye verir hale geldiğini, ancak iyileştirme projesi uyarınca alınacak önlemler ve yapılacak sermaye artışları sonucu şirketin borca batıklıktan kurtulma ümidinin bulunduğunu, bu durumun alacaklıların da lehine olacağını belirterek İİK'nun 179 ve devamı maddeleri uyarınca davacı şirketin iflasının ertelenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı şirketin borca batık olduğu, dosya kapsamındaki tüm bilgi ve belgeler ile alınan bilirkişi ve kayyım raporları, bilançolar, şirket faaliyetleri mevcut sermayesi nazara alındığında davacı şirketin mali durumunun iyileşeceği yönünde olumlu bir kanaat oluşmadığı, iyileştirme projesinin soyut ve inandırıcılıktan uzak olduğu gerekçesiyle, davanın reddi ile davacı şirketin iflasına karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1) Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2) İflas erteleme talep edilebilmesi için şirketin veya kooperatifin borca batık olması ön koşuludur. Davacı şirketin borca batık olduğu bilirkişi tarafından tespit edilmiş ise de bu raporda, finansal kiralamaya konu mallar ve kira borçları, şirket aktif ve pasif hesabında dikkate alınmamıştır. Bu hesap yöntemi gerek finansal kiralama kanunu ve gerekse sözleşmeye uygun değildir.
Finansal kiralamaya konu mallar kira bedellerinin tamamının ödenmemesi halinde henüz şirketin mülkiyetine geçmediğinden aktifde gösterilmemesi doğrudur. Bununla beraber kiracı şirket kira borçlarını ödemede temerrüde düşmüş ise kiralayanın işlemiş kiraları talep hakkı bulunduğundan geçmiş kira borçlarının şirketin pasifinde gösterilmesi gerekir.
Bu durumda, mahkemece yukarıda belirtilen usule uygun olarak yeniden bilirkişi raporu tanzim ettirilerek şirketin borca batık olması halinde işletme giderlerinden olan finansal kiralamaya konu malların kirasına ilişkin borç olması halinde işletme giderlerini dahi ödeyemeyen davacı şirketin şimdiki gibi iflasına, borca batık olmaması halinde ise davanın reddine karar verilmelidir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün, davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, kararın tebliğinden itibaren 10 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 07.03.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.