Logo

23. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

- K A R A R -

Davacı vekili, davalının müvekkili kooperatiften kullandığı kredi borcunu ödememesi üzerine icra takibi başlatıldığını, davalı borçlu tarafın icra dosyasına yaptığı itiraz sonucu takibin durduğunu, davalının yapmış olduğu itirazın haksız ve yersiz olduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile %40 icra inkâr tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, müvekkilinin davacı kooperatife bakiye borcu kalmadığını savunarak, davanın reddi ile %40 kötü niyet tazminatının tahsilini istemiştir.

Mahkemece, davanın reddine dair verilen karar, Dairemizin 15.06.2015 tarih, 2015/74 Esas, 2015/4563 Karar sayılı ilamıyla, davanın reddine karar verilmesine rağmen davalı vekilinin kötü niyet tazminatı talebi ile ilgili hükmün gerekçe bölümünde herhangi bir tartışma ve değerlendirme yapılmaması ve bu hususta hüküm kurulmamasının doğru olmadığı gerekçesiyle bozulmuş, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, alacaklının özel şahıslara kredi sağlayan bir kooperatif olduğu, asli işinin kredi sağlamak ve sağlamış olduğu kredilerinde tahsilatını süresi içerisinde usulüne uygun olarak tahsil etmek olduğu ve hesap hareketlerini de usulüne uygun olarak tutması gerektiği, vermiş olduğu kredi için yapılan ödemelerde verilen tahsilat makbuzlarının da hangi alacak için düzenlendiğini bilebilecek konumda olduğu, bu nedenle davalının borçlu olmadığını bilecek konumda olması gerektiği belirtilerek, davanın itirazın iptali talebi yönünden kesinleştiği anlaşıldığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, davalının kötü niyet tazminatı talebinin kısmen kabulü ile alacağın %20'si oranında kötü niyet tazminatının davacıdan tahsiline karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

Dava, davacı kredi ve kefalet kooperatifinin davalıdan olan alacağının tahsili amacıyla başlattığı icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.

Mahkemece, davalının kötü niyet tazminatı isteminin kısmen kabulü ile %20 kötü niyet tazminatına hükmedilmiştir. İİK’nın 67. maddesini değiştiren 6352 sayılı Kanun 02.07.2012 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Eldeki davanın açılmasına sebep olan takip ise 03.05.2011 tarihinde yapılmıştır. Takip tarihi itibariyle İİK'nın 67. maddesinde icra tazminatı %40 olarak belirlendiğinden %20 kötüniyet tazminatına hükmedilmesi doğru görülmemişse de bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, kararda %20 olarak gösterilen icra inkâr tazminatının %40 olarak düzeltilmesi ile hükmün HUMK'nın 438/7. maddesi uyarınca aşağıda yazılı olduğu şekilde düzeltilerek onanması gerekmiştir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün ikinci bendinde yer alan “ %20 si” ibaresinin hüküm fıkrasından çıkarılarak, yerine “% 40’ı” ibaresinin yazılmasına, hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine, karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere 02.05.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

***