Logo

23. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki sıra cetveline itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı itirazın kabulüne yönelik verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

- K A R A R -

Davacı vekili, davalının alacağının muazaalı olduğunu, takibinin dayanağı olan bononun alacağın varlığını ispata yeterli olmadığını ileri sürerek davalının sıra cetvelinden çıkartılmasını talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, ispat yükü üzerinde bulunan davalının, alacağının gerçek bir borç ilişkisine dayalı bulunduğunu ispat edemediği gerekçesiyle davanın kabulü ile davalının sıra cetvelinden çıkartılmasına karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2-Haciz yolu ile takiplerde düzenlenen sıra cetveline itiraz davalarında, kıyasen uygulanması gereken İİK'nın 235/3. maddesi uyarınca sıra cetvelinin iptaline değil, davalıya ayrılan payın, yargılama giderleri ve vekalet ücreti de dahil olmak üzere öncelikle davacıya ödenmesine, artan kısım bulunması halinde davalıya bırakılmasına karar verilmesi, sıranın değiştirilmesine ya da iptaline ya da sıra cetvelinin iptaline karar verilmemesi gerekir. Sıra cetveline itiraz davaları sonunda verilen hüküm, sadece davanın tarafları bakımından sonuç doğurur ve verilen kabul kararı ile durumun tespiti ile yetinilmeyip, eda hükmü kurulmalıdır.

Bu durumda mahkemece, sıra cetveline itiraz davalarında kurulması gereken hüküm şekline uygun olarak, sıra cetvelinde davalıya ayrılan payın davacıya ödenmesine, artan kısım bulunması halinde davalıya bırakılmasına karar verilmesi gerekirken, davalının sıra cetvelinden çıkartılmasına karar verilmesi doğru olmamış ise de, karar sonucu itibariyle doğru olduğundan, hüküm fıkrasında yapılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, HUMK'nın 438/7. maddesi uyarınca aşağıda belirtildiği şekilde düzeltilerek onanması gerekmiştir.

SONUÇ: Yukarıda (1) no.lu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, (2) no.lu bentte açıklanan nedenlerle, hüküm fıkrasının 1. bendindeki "Sıra cetvelinden çıkartılmasına" ibaresinin çıkarılmasına, yerine "Sıra cetvelinde davalıya ayrılan payın davacıya ödenmesine, artan kısım bulunması halinde davalıya bırakılmasına" ibaresinin yazılmasına, hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, temyiz peşin harcının talep halinde temyiz edene iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 15.11.2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

***