Logo

23. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

- K A R A R -

Davacı vekili, davalının yapımını üstlendiği yol ve tünel yapımı inşaatında forklift kiralama ve kendisine ait forkliftlerin bakımı için müvekkilinden hizmet aldığını fakat faturalara ve irsaliyelere dayalı bu hizmet bedelinin ödenmediğini, 18.520,56 TL alacağın tahsili talebiyle başlatılan icra takibine davalının haksız olarak itiraz ettiğini ve takibin durduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamını ve %20 icra inkâr tazminatını talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davacı tarafın vermediği hizmetlerin bedelini talep ettiğini, düzenlenen faturalarda anlaşılan birim fiyatlara uyulmadığı ve vade farkı faturası kesildiğinden fazla kısmın müvekkili şirketçe kabul edilmeyerek iade edildiğini savunarak davanın reddi ile davacının %20 oranında kötü niyet tazminatı ödemeye mahkum edilmesine karar verilmesini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davalıya sattığı mal ve hizmet bedeli karşılığında açık hesap KDV dahil düzenlediği irsaliyeli faturalardan takip tarihi itibarı ile bakiye 15.644.62 TL alacaklı olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulu ile itirazın kısmen iptaline, alacak miktarının tesbiti yargılamayı gerektirir nitelikte olduğundan icra inkâr tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle verilen kararın uyumlu olmasına göre davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,

2-İİK 67/2 maddesinde yer alan icra inkâr tazminatı icra takibinde haksız çıkan borçlu aleyhine alacağın likit olması halinde hükmolunması gereken bir yasal tazminat türüdür. Bu tazminata hükmolunması için alacağın likit, hesap edilebilir, belirlenebilir olması gerekir.

Somut olayda taraflar tacir olup yapılan iş belirlidir. Alacak hesap edilebilir niteliktedir. Bir alacağın miktarının yargılama sonucu ortaya çıkması onun likit olmadığını göstermez. Bu nedenle icra takip tarihi de nazara alınarak hüküm altına alınan asıl alacağın %20'si oranında icra inkâr tazminatının hüküm altına alınması gerekirken aksi gerekçeyle bu talebin reddedilmesi doğru olmamıştır.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcın talep halinde temyiz edene iadesine, karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere 02.12.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

***