"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki iflas davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın karar verilmesine yer olmadığına yönelik verilen hükmün süresi içinde taraf vekilleri, ek karara ilişkin hükmün davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Davacı vekili, dava dışı borçlu ... Ltd’nin müvekkili şirket adına yük gemisi yapımının bedeli karşılığında 6 adet bono düzenlediğini, davalıların anılan bonoları müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıklarını, geminin teslim edilmesine ve bonoların vadelerinin gelmesine rağmen bir kısım bono bedellerinin ödenmediğini, müvekkili şirketin davalılar hakkında İstanbul 9. İcra Müdürlüğünün 2013/28707 E. sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine mahsus iflas yolu ile takip başlattığını, davalı borçluların takibe itiraz ettiklerini ileri sürerek, itirazın iptali ile, davalıların iflasına ve davalıların %20 icra inkâr tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, depo emrine esas alacak tutarının toplam 7.249.836,82 TL olduğu, davalılar tarafından depo bedeli olan 7.249.836,82 TL’nin mahkeme veznesine yatırıldığı, yargılama devam ederken davalılarca alacak İİK’nın 158. maddesi gereğince depo edildiğinden açılan iflas davasının konusu kalmadığı gerekçesiyle, dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, karar sonrası davacı vekili 17.06.2016 tarihli dilekçesiyle depo bedelinin icra dosyasına gönderilmesi ile ödenen iflas avansının ve yabancılık teminatının tarafına iadesini talep etmiş, mahkemece 22.06.2016 tarihli ek kararla talebin kararın kesinleşmesinden sonra değerlendirilmesine karar verilmiştir.
Karar, taraf vekilleri, ek karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Davacı vekilinin ek karara yönelik temyiz itirazları yönünden;
Dosyadaki yazılara, ek kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2- Taraf vekillerinin karar yönelik temyiz itirazları yönünden;
Dava, İİK'nın 167. maddesine dayalı takipli iflas istemine ilişkindir.
Takipli iflas davasında takibe konu alacağın davalı tarafça depo edilmesi sebebiyle iflas talebinin reddine karar verilmesi gerekirken, iflas davasının konusu kalmadığı gerekçesiyle dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi doğru olmamış ise de, hüküm fıkrasında yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, HUMK'nın 438/7. maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan 22.06.2016 tarihli ek kararın ONANMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, “HÜKÜM” bölümünün 1. bendi hüküm fıkrasından çıkarılarak, yerine 1. bent olarak, “Takipli iflas davasının reddine” ibaresinin hüküm fıkrasına yazılmasına, kararın bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, peşin alınan temyiz harcın talep halinde davalılara iadesine, kararın tebliğinden itibaren 10 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 30.01.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.