"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ:Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
DAVALILAR :
Taraflar arasındaki kooperatifin ihyası davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın esastan reddine yönelik verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Davacı vekili, ..... adlı işçinin geçirmiş olduğu iş kazası sonucu maluliyeti nedeniyle müvekkili tarafından kendine ödenen tazminatın rücuen tahsili için davalı aleyhine açmış oldukları davada kooperatifin tasfiye edilerek sonlandırıldığının tespit edildiğini ileri sürerek ... Yapı Kooperatifinin ihyasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Ticaret Sicil Memurluğu vekili, davanın reddini istemiş, diğer davalı cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, kooperatif adresinin İstanbul (Çağlayan) Adliyesi yargı alanı içerisinde olduğu, tasfiye davasında kooperatif merkezinde bulunan Asliye Ticaret Mahkemesinin yetkisinin kesin yetki olup kesin yetkiye ilişkin düzenlemelerin kamu düzenine ilişkin olduğu gerekçesiyle mahkemenin yetkisizliğine karar verilmiştir.
Mahkemece, davanın HMK’nın 20/1 maddesi uyarınca açılmamış sayılmasına dair verdiği ek kararın, davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
HMK'nın 353/1- a/3. maddesinde, "Mahkemenin görevli ve yetkili olmasına rağmen görevsizlik veya yetkisizlik kararı vermiş olması veya mahkemenin görevli ya da yetkili olmamasına rağmen davaya bakmış bulunması halinde bölge adliye mahkemesinin esası incelemeden kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye veya kendi yargı çevresinde uygun göreceği başka bir yer mahkemesine ya da görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesine duruşma yapmadan kesin olarak karar vereceği", 362/1-c maddede ise "Yargı çevresi içinde bulunan ilk derece mahkemeleri arasındaki yetki ve görev uyuşmazlıklarını çözmek için verilen kararlar ile merci tayinine ilişkin kararların temyiz edilemeyeceği" düzenlenmiştir.
Anılan yasal düzenlemeler birlikte değerlendirildiğinde, Bölge Adliye Mahkemesine kendi yargı çevresinde bulunan mahkemeler arasındaki görev ve yetkiye ilişkin uyuşmazlıklarını kesin olarak giderme yetkisi tanındığı, bu uyuşmazlıkların en geç Bölge Adliye Mahkemesi kararıyla çözümlenmesi sisteminin benimsendiği anlaşılmaktadır. Bu itibarla ilk derece mahkemesinin görev ve yetkiye ilişkin kararını istinaf başvurusu üzerine inceleyen Bölge Adliye Mahkemesi kararı kesin nitelikte olup bu karara karşı temyiz yoluna başvurulmasının mümkün olmadığı anlaşılmakla davalılar vekilinin temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle, davacı vekilinin temyiz isteminin REDDİNE, peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine 14.11.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.