Logo

23. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

- K A R A R -

Davacı vekili; müvekkili idarenin yardımcı nitelikte hizmetlerinin ihale yapmak sureti ile alt işverenlere gördürüldüğünü, dava dışı işçinin işçilik alacağı ile ilgili açtığı davada hüküm altına alınan işçilik alacağı ve ferilerinin yapılan icra takibi nedeni ile ödemek zorunda kaldığını, davacı tarafından ödenen miktarın rucüen tahsili amacıyla icra takibi başlatıldığını davalının itirazının haksız olduğunu ileri sürerek itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili; işçilik alacaklarından sorumluluğun davacıda olduğunu, sorumluluğun işçiyi çalıştırdığı süre ile sorumlu olması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; dava dışı işçinin davalı şirkette 01/03/2012-30/11/2012 tarihleri arasında çalıştığı, davacı tarafından üst işveren sıfatı ile 23/07/2014 tarihinde 9.154,39 TL olarak işçi alacağının icra dosyasına yatırıldığı, davalının, taraflar arasındaki hizmet alım sözleşmesinin 22. teknik şartnamenin 5.9 ve sözleşmenin eki niteliğindeki şartname hükümleri gereğince davalının sorumlu olduğu ancak iş mahkemesince hüküm altına alınan alacağın kıdem tazminatına ilişkin bulunması nedeniyle davalı şirketin dava dışı işçiyi çalıştırdığı 179 günlük çalıştırma süresine karşılık gelen kısmından sorumlu olması gerektiği ve bu süreye tekabül eden miktarın 909,67 TL olduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.

1) Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2) Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir. Dava konusu alacağın miktarı bilinebilir, hesap edilebilir, belirlenebilir yani likit alacak niteliğinde olduğu kuşkusuzdur. İş mahkemesince bir yargılama yapılmış ve işveren tarafından bu yargılama sonucu hüküm altına alınan bedel ödenmiştir. Mahkemece, dava konusu alacağın bu niteliğine göre davacı yararına İİK 67/2. maddesi uyarınca icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekirken, alacağın likit olmayıp yargılamayı gerektirdiği gerekçesiyle, icra inkar tazminatına hükmedilmemesi doğru olmamıştır.

SONUÇ: Yukarıda (1) no.lu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) no.lu bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere 13.01.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

***