Logo

23. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik verilen hükmün süresi içinde davacı ve davalı vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

- K A R A R -

Davacı vekili; müvekkilinin dava dışı işçinin alacak davası sonrası başlattığı icra takibinde 18.891,04 TL ödemede bulunduğunu, hizmet alım sözleşmesi ve eklerine göre yüklenicilerin çalıştırdıkları işçilere dair tüm yasal hükümlükler işveren işçi arasındaki ilişkilerden doğabilecek sosyal ve mali hak sorumluluklar ve cezaların yüklenici firmalara ait olacağının hüküm altına alındığını ileri sürerek 18.891,04.TL'nin ödeme tarihi olan 09/05/2014 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili; davaya konu taleplerin muhattabının işçinin çalıştığı son kamu ve kuruluşları olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davacı tarafın davalı şirketten takip dosyasına istinaden yatırmış olduğu miktardan müteselsilen sorumlu sıfatıyla 3. kişiye ödediği paranın halefiyet esasınca rücuen tahsilini talep edebileceği toplam miktarın 18.891,04. TL olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararı davacı vekili ve davalı vekili temyiz etmiştir.

1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2- Dava, taraflar arasında imzalanan hizmet sözleşmesinden kaynaklı rücuen tazminat istemine ilişkindir. 4857 Sayılı İş Kanunu'nun 2/6. maddesine göre işçiye karşı asıl işveren ve yüklenici işçilik alacaklarından dolayı müteselsilen sorumludurlar. Ancak, bu yasa hükmünün asıl işverenle yüklenici arasındaki iç ilişkide uygulanması mümkün değildir.

İşverenle yüklenici arasında sözleşme hükümleri geçerli olup uyuşmazlık buna göre çözülmelidir. Sözleşme hükümlerine göre yüklenici davacıya ait işyerinde kendi işçileri ile bir hizmet ifa etmeyi üstlenmiştir. Hakları ödenen işçi sözleşme uyarınca davalının işçisidir. Sözleşmede farklı bir hüküm bulunmadığı takdirde işçilik hakları da yüklenici davalı tarafından ödenmelidir. İşçi davalıdan başka yükleniciler nezdinde de çalışmış olması halinde her yüklenici çalıştırdıkları dönemle sınırlı olarak kıdem tazminatından sorumludur.

Uyuşmazlığın bu ilkeler çerçevesinde sonuçlandırılması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış kararın bu nedenlerle bozulması gerekmiştir.

SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya iadesine, karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere 13.01.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

***