Logo

23. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki asıl davada itirazın iptali, birleşen dava rücuen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı asıl ve birleşen ... Ltd. Şti yönünden kısmen kabulüne, diğer davalılar yönünden reddine yönelik verilen hükmün süresi içinde asıl ve birleşen davada davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

- K A R A R -

Asıl davada davacı vekili, iş mahkemesinde dava dışı işçi lehine verilen karar gereği ödeme yaptıklarını, ancak iş mahkemesi kararının Yargıtay tarafından bozulması üzerine fazla ödenmiş kısım için başlatılan icra takibine davalı itirazının haksız olduğunu ileri sürerek itirazın iptalini talep ve dava etmiş, birleşen davada ise, dava dışı işçiye ödeme yapmanın davalılar sorumluluğunda olduğunu ileri sürerek 7.868,41 TL’nin müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.

Asıl davada davalı, faizden sorumlu olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

Birleşen davada davalı ... Ltd. Şti, ... Ltd. Şti vekili, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, dosya kapsamı ve benimsenen bilirkişi raporuna göre,asıl davada davalının fazladan aldığı kıdem tazminatı miktarının 6.036,43 TL olduğu, İş Mahkemesi hükmünün vekalet ücretine ve yargılama giderine ilişkin bölümleri ilamlı takip konusu edilebileceğinden bu istemin yerinde olmadığı, işçinin sebepsiz zenginleştiği gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen dava da ise, davalı yüklenicilerden sadece işçinin yıllık izin alacağının istenebileceği, yıllık izin alacağından ise en son çalıştığı işverenin sorumlu olduğu gerekçesiyle, ... Ltd Şti yönünden davanın kısmen kabulüne, diğer davalılar yönünden davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, asıl ve birleşen davada davacı vekili temyiz etmiştir.

1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, asıl davada davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2-Birleşen davada davacı vekilinin temyiz itirazları yönünden;

Dava açıldığı tarihte kesinleşmesine rağmen iş mahkemesi kararı gereği talep edilebilen kıdem tazminatı alacağı davacı tarafından ödenmiş olup dava tarihinde davacı dava açmakta haklı olduğundan davalılar lehine vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiş bu nedenle kararın bozulması gerekmiş ise de yapılan bu yanlışlık yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın HUMK'nın 438/7. maddesi uyarınca düzeltilerek onanması gerekmiştir.

SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, asıl davada davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, birleşen davada davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın “HÜKÜM” fıkrasının (B) bölümünün (8) no.lu bendinin hüküm fıkrasından çıkarılmasına ve hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere 30.01.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

***