"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Marmaris 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 17/09/2013
NUMARASI : 2012/563-2013/529
Taraflar arasındaki tazminat davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkili kooperatifin eski yönetim kurulu üyeleri olan davalıların, kooperatif arazisine inşaat yapılması konusunda ihale yapmadan ve genel kurul kararı olmadan anlaşma yaptığını, yapılan işten fazla ödemede bulunulduğunu ileri sürerek, şimdilik 10.000,00 TL'nin yasal faiziyle müştereken ve müteselsilen davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, 05.06.2009 tarihli ıslah dilekçesiyle, talebini 122.115,00 TL'ye arttırmıştır.
Davalıların vekilleri, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne dair verilen kararın, Dairemizin 24.09.2012 tarih ve 3474 Esas, 5391 Karar sayılı ilamıyla bozulması üzerine, 6762 sayılı TTK'nın 341. maddesi uyarınca davanın denetçiler tarafından açılması gerektiği, davacı tarafa davanın geldiği aşamada görevde olan denetçilerin davayı açan vekile vekaletname vermesine ya da takip etmelerine olanak tanınması gerektiğine işaret eden bozma kararına uyularak yapılan yargılamada, görevde bulunan denetçilerin vekaletname sunması sağlandıktan sonra, davalıların, 1999 ve 2000 yıllarında kooperatifin yönetim kurulu üyeliğini yaptığı, davalılar hakkında Marmaris 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2003/201 E., 2006/58 K. sayılı kararı ile görevi kötüye kullanma suçunu işlemedikleri sabit olduğundan beraatlerine karar verildiği, yapılan işlerin toplam tutarı olan 112.636,95 TL'nin, 188.220,32 TL ödemeden düşünüldüğünde 75.583,37 TL fazla ödeme bulunduğu, zarardan yönetim kurulu üyelerinin müteselsilen sorumlu oldukları, davalı Sebahattin Kahveci'nin dava ve ıslah dilekçesine karşı zamanaşımı def'inde bulunduğu, TTK'nın 309. maddesi uyarınca sorumluluk davası için zamanaşımı süresinin, zararın ve sorumluların öğrenilmesinden itibaren 2 yıl ve herhalde zararı doğuran fiilin vukuundan itibaren 5 yıl olduğu, dava tarihinin, 20.02.2002 olup, zararın, tespit dosyasında düzenlenen bilirkişi raporunun 12.04.2001 tarihinde davacı vekiline tebliğ edilmesiyle öğrenildiği ve bu nedenle, dava tarihinde zamanaşımı süresi dolmasa da, ıslah dilekçesinin verildiği 05.06.2009 tarihinde davalı S. K. yönünden asıl dava ile istenen 10.000,00 TL dışındaki kısım için 2 ve 5 yıllık zamanaşımı sürelerinin dolduğu, davalılar aralarında teselsül olsa da zamanaşımı def'i ileri sürmeyen diğer davalıların bu durumdan yararlanamayacağı gerekçesiyle, davanın ıslah edilen şekliyle kısmen kabulüne, 75.583,37 TL’nin davalılardan (davalı S. K.’nin sorumluluğu asıl alacağın 10.000,00 TL’lik kısmı ve bunun faizi ile sınırlı olmak üzere) dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalılardan müteselsilen tahsiline, fazla istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekilleri temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davalılar vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalılar vekillerinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harçlarının temyiz edenlerden alınmasına, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 15.12.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.