Logo

23. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

.....

Taraflar arasındaki itirizan iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

- K A R A R -

Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatif üyesi iken 19.12.2008 tarihli noter ihtarı ile üyelikten istifa ettiğini, müvekkili tarafından ödenen aidat ve faizin iadesi için yapılan icra takibine kooperatifin asıl alacağın 33.020 TL olduğu bildirilerek işlemiş faize itiraz ettiğini, davalı itirazının faiz yönünden haksız olduğunu savunarak, faiz yönünden davalı itirazının iptalini karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili alacağın henüz muaccel hale gelmediğini, istenen faizin de fahiş olduğunu iddia, ederek, davanın reddini talep etmiştir.

Mahkemece davacının istifasından sonra yapılan 28.08.2011 tarihli genel kurulda istifa eden üyelere aidat geri ödemelerinin 3 yıl süreyle ertelendiğinden ve takip tarihi itibariyle erteleme süresi dolmadığından davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava çıkma payı alacağının faizine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.

Davacının davalı kooperatifi üyesi iken 19.12.2008 tarihinde noter ihtarı ile üyelikten istifa ettiği, bundan sonra yapılan ilk genel kurulda ödemelerin 3 yıl süreyle ertelendiği konusunda bir uyuşmazlık yoktur. Bu kabulden yola çıkıldığında mahkemenin davayı reddi de doğrudur. Ancak, davacı tarafından asıl alacak ve faiz açısından.......... 2014/1588 esas sayılı dosyasında takip yapıldığı, kooperatifiin asıl alacağı 33.020 TL olarak kabul edip işlemiş faize itiraz ettiği, icra müdürlüğünce de itiraz edilmeyen asıl alacakla ilgili takibin devamına karar verdiği anlaşılmaktadır. Uyuşmazlığımız faizin ödenmesiye ilgilidir. Asıl alacağın tahsiline devam edildiği halde faizin ödenmesine itiraz edilmesi, faiz ödemesinin kooperatif mevcudiyetini tehlikeye düşüreceği iddiasında bulunulması çelişkili davranıştır ve M.K 2. maddesine de aykırıdır. Bu nedenle davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, erken dava olarak nitelendirilmesi doğru görülmemiştir.

Kabule göre de; davacının 19.12.2008 tarihinde noterden gönderdiği istifa dilekçesi kooperatifin kabulüne bağlı değildir. Davacının bu tarihte üyeliğinin sona erdiği kabul edilmelidir. Üye bilanço tarihinden 1 ay önce çıkma isteğini bildirmesi gerektiğinden bu üye ile hesaplaşma 2009 yılı bilançosuna göre yapılacaktır. 2009 yılı bilançosunun görüşüldüğü 2010 yılında yapılan genel kurulda herhangi bir erteleme kararı alınıp alınmadığı araştırılmadan, yönetim kurulunun istifayı kabul ettiği 28.12.2010 tarihli çıkarma kararına değer verilerek ve bu tarihte çıkan bir ortağın ancak 2011 bilançosunun görüşüldüğü genel kurulda değerlendiribileceği göz önünde bulundurulmadan karar verilmesi doğru değildir.

.../...

S.2.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün, davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine, karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 29.05.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Gerçekleştirdiğiniz işlemde Hata Oluştu !

***