"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı ile davalı vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında 04.03.2009 tarihli danışmanlık sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşmeye göre müvekkilinin davalıya, tekstil faaliyetleri konusunda stratejik, yapısal, operasyonel, finansal alanlarda danışmanlık hizmeti vereceğini, sözleşmenin 3 yıl süreli olduğunu, bir yıllığına yenilendiğini, aylık danışmanlık hizmet bedelinin 10.000 Euro olduğunu, davacı tarafça Kasım 2012 ayına ilişkin hizmet bedeli olan 27.012,56 TL bedelli fatura keserek gönderildiğini, davalı tarafın 23.11.2012 tarihinde faturayı iade ederek, sözleşmeyi de tek taraflı haksız olarak feshettiğini, davalı hakkında Kasım 2012 fatura bedeli olan, 27.012,56 TL ile sözleşmenin geri kalan sözleşme süresine ilişkin 40.000 Euronun tahsili için icra takibi yaptıklarını, davalı tarafın itirazı sonucunda takibin durduğunu ileri sürerek itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia savunma ve dosya kapsamında; dinlenen tanık beyanları, sözleşme hükümleri ve alınan rapora göre, davalı tarafından yapılan feshin haksız olduğu, uzayan sözleşme döneminde ödenmeyen Kasım, Aralık, Ocak, Şubat ve Mart aylarına ilişkin aylık ücreti talep etmekte davacı tarafın haklı olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı taraf vekilleri temyiz etmiştir.
Dava, tacirler arası hizmet sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali davasıdır.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2- Takip konusu alacak miktarının davalı yönünden bilinebilir, hesap edilebilir, likit alacak niteliğinde olduğu kuşkusuzdur. Mahkemece, dava konusu alacağın bu niteliği gözetilerek, yargılama sonunda itirazın haksızlığı belirlenen alacak tutarı üzerinden davacı yararına İİK'nın 67/2. maddesi uyarınca icra inkâr tazminatına hükmedilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle bu istemin reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın temyiz edenlere istek halinde iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 11.09.2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.