"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik verilen hükmün süresi içinde davalılar vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Davacı vekili; müvekkilinin davalı ...'ın abonesi olduğunu, diğer davalı kurumdan da belirli dönemlerde elektrik enerjisi satın aldığını, ödenen faturalarda kayıp-kaçak bedeli(K/K), dağıtım bedeli, iletim bedeli, perakende satış bedeli, sayaç okuma bedeli, TRT fon payı adı altında davalı kurum tarafından davacıdan haksız bedel tahsil edildiğini ileri sürerek son 10 yıllık tüm haksız kesintilerin ve bu kesintiler üzerinden her faturada alınan KDV’lerinin net tutarı bilirkişi incelemesi ile netleştiğinde sonradan artırılmak üzere şimdilik 5.000 TL tutarındaki haksız kesintiler ve KDV'lerin ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek bankaların en yüksek mevduat faizi ile birlikte her bir davalının sorumlu olduğu dönemle sınırlı davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Islahla talebini 410.986,27 TL olarak artırmıştır.
Davalılar vekilleri; davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davacının kayıp kaçak bedelini talep etme hakkı olduğu, Yargıtay'ın kararlarında faturalara yansıyan K/K bedelleri ile birlikte, iletim ve dağıtım bedellerinin de tüketicilere iadesine karar verdiği gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı davalılar vekilleri temyiz etmiştir.
1-HMK'nın 298/2. maddesi "Gerekçeli karar tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamaz" hükmünü içermektedir. Somut olayda, sonradan oluşturulan gerekçeli karar ile kısa karar arasında çelişki meydana gelmiştir. Kararların hüküm kısımları infaz edilecek olması nedeniyle kararın gerekçe ve hüküm fıkrası arasında mevcut bu çelişki HMK'nın 298/2. maddesi hükmüne aykırı olmuştur. Öte yandan, 10.04.1992 gün ve 1991/7 Esas 1992/4 Karar sayılı İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurul kararına göre kısa karar ile gerekçeli kararın çelişkili olması mutlak bozma nedeni oluşturacağından kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Kabule göre de; davanın 5235 sayılı Adlî Yargi İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun 5. maddesine göre heyetle görülmesi gereken davalardan olup tek hakimle görülmesi doğru görülmemiştir.
2-Bozma nedenine göre, davalılar vekillerinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, hükmün re'sen BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, bozma nedenine göre davalılar vekillerinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz edenlere iadesine, karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 14.10.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.