"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki asıl dava kooperatif üyeliğinin tespiti, birleşen dava tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı asıl ve birleşen davanın kabulüne yönelik verilen hükmün süresi içinde asıl ve birleşen davada davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Asıl ve birleşen dosyada davacı vekili, davacının 29.02.2008 tarihinde davalı kooperatin üyesi olan birleşen davalı ...’in hissesini noterden devraldığını, fakat kooperatifin ... hakkında sorumluluk davası açıldığını öne sürerek devir işlemlerini yapmadığını ve kooperatife üye kaydetmediğini ileri sürerek kooperatif üyeliğinin tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Asıl dosyada davalı vekili, devralınan ... hakkında açılan dava nedeni ile koopetratif hissesinde devredilemez kaydı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Birleşen dosyada davalı vekili, sadece taşınmazı devrettiğini üyelik devri olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı ile birleşen davalı arasında noterde düzenlenen devir sözleşmesi olduğunu, birleşen davada davalının iradesinin sakatlandığına dair bir delil ileri sürmediği, devir işleminin geçerli olduğu, kooperatif yönetim kurulunun devredilemez şerhi koymasının üyeliğe kabule engel taşımayacağı, üyelik koşullarını sağlayan davacının üyeliğinin kabulü gerektiği gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, asıl ve birleşen davada davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Asıl ve birleşen dava kooperatif üyeliğinin tespiti istemine ilişkin olup asıl ve birleşen davalar hakkında ayrı ayrı hüküm kurulması gerekmekte ise de sonuca etkili olmadığından bu durum bozma sebebi yapılmamışır. Ancak birleşen dava müstakil bir dava olma özelliğini koruduğundan bu dava yönünden de ayrıca vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken hükmedilmemesi doğru olmamış, kararın bu nedenle birleşen davacı yararına bozulması gerekmiş ise de yapılan yanlışlığın giderilmesi, yeniden yargılamaya gereksinim göstermediğinden, HUMK'nın 438/7. maddesi uyarınca hükmün, aşağıda yazılı olduğu şekilde düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenle, birleşen davada davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın (HÜKÜM) bölümünün (3) no.lu bendinden “1.800,00 TL” kelimesinin çıkarılarak yerine “3.600,00 TL” kelimesinin eklenmesine ve hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, peşin alınan temyiz harcın talep halinde temyiz edene iadesine, karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere 23.01.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.