Logo

23. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki kooperatif üyeliğinin tespiti davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın usulden reddine yönelik verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

- K A R A R -

Davacı, davalı ... ile hissedar olan ... adına kayıtlı hisseyi satın aldığını ve kooperatife üye olduğunu, kooperatif üyesi olarak 2 ayrı genel kurul toplantısına katıldığını, hisseyi daha sonra başka bir şahsa sattığını ve parasını aldığını, bu hisseyi satın alan şahsın kooperatife üyelik kaydının yapılmasını talep etmiş olmasına rağmen kooperatifin üyelik kaydını yapmadığını, söz konusu hissenin devrine rağmen kooperatifin kendisini genel kurula çağırıp aidat istediğini, aidatın kooperatif hissesini devir alan kişiden talep edilmesi gerektiğini belirttiğini, ancak hisseyi satın alan kişinin hisseyi almaktan vazgeçerek ödediği parayı geri aldığını, kooperatifin bu tutumu nedeniyle zarar gördüğünü, kooperatifin 14.02.2016 tarihinde olağan genel kurul toplantısı yaptığını, tarafına davetiye gönderilmediğini, kooperatifin dairenin sahibi belli olmadığından bu genel kurulda satılmasına karar verildiğini, bu kararın kanuna, ana sözleşmeye ve iyi niyet esaslarına aykırı olması nedeniyle 1163 Sayılı Kanun m. 53'e göre iptalinin gerektiğini, usulüne uygun çağrı davetiyesi yapılmadığını, bu karara karşı dava açma hakkının bulunduğunu belirterek davalı kooperatifin 14.02.2016 tarihli genel kurulda alınan şahsına ait dairenin satışına ilişkin kararın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davacının iptalini istediği 14.02.2016 tarihli genel toplantısında C1 blok 5. kat 9 no.lu dairenin satışına ilişkin herhangi bir karar alınmadığı, sadece çağrıdaki usulsüzlüğün genel kurul kararının iptalini gerektirmediği, davacının üyeliğinin tespitine ilişkin talebinin İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/1055 esas dosyasında derdest olduğu, bu talebinin derdestlik gerekçesiyle, diğer talebi olan 14.02.2016 tarihli genel kurul kararının iptaline ilişkin talebinin ise genel kurulda alınan kararların kanuna, ana sözleşmeye ve iyi niyet kurallarına aykırı olmadığı gerekçesiyle, reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 26.02.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

***