Logo

23. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki kayıt kabul davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

- K A R A R -

Davacı vekili, müflis şirketin ortağı olduğu ... - ... Adi Ortaklığı ile müvekkili arasında Ankara 17. Noterliğince düzenlenen 25.08.2004 tarihli 22196 yevmiye numaralı sözleşme imzalandığını, söz konusu proje kapsamında konut satın alan ... ... ve ... tarafından ayıp ve kusurlu işler nedeniyle müvekkili aleyhine Ankara 5.Tüketici Mahkemesinin 2012/1845 Esas sayılı dosyası ile açılan tazminat davasında 15.148,58 TL. alacağın müvekkilinden tahsiline karar verildiğini, müvekkili şirketin tazminattan sorumlu müflise rücu hakkı olduğunu ileri sürerek 15.148,58 TL. alacağın iflas masasına kayıt ve kabulünü talep ve dava etmiştir.

Davalı iflas idaresi, davaya cevap vermemiştir.

Mahkemece, iddia ve tüm dosya kapsamına göre davacının talebinin iflas tasfiyesi devamı sırasında doğma ihtimali bulunan alacağın kayıt ve kabulüne karar verilmesine yönelik olduğu fakat bu alacakların masaya kaydının mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, kayıt kabul talebine ilişkindir.

İflas eden şirketlerden proje kapsamında bağımsız bölüm alan tüketiciler tarafından yüklenicilere ve TOKİ’ye karşı açılan tazminat davaları iflas masasına başvuru tarihinde henüz sonuçlanmamıştır. İflas masasına kaydedilecek alacağın iflas tarihinden önce doğmuş olması gerekir. İflas tarihinden sonra doğan borcun masa borcu olması nedeniyle masaya kaydı talebi dinlenmez. Asıl alacak olarak talep edilmesi gerekir .

Somut olayda müflis şirket tarafından imal edilen taşınmazları satın alan tüketiciler tarafından davacı TOKİ'nin müşterek müteselsil sorumluluğundan hareketle davalar açıldığı sabittir. Davanın kabulü halinde alacağın mahkemece kabul tarihinde değil eksik bırakılan bağımsız bölümün teslim tarihinde doğduğu kabul edilmelidir. Bu tarih iflas tarihinden önce olması nedeniyle eldeki davada kaydı istenen bedelin iflas tarihinden önce doğduğunun kabulü gerekir. Tüketiciler tarafından takip edilen davaların davacı aleyhine sonuçlanma ihtimali bulunduğundan dava edilen bu alacağın masaya nizalı alacak olarak kaydının yapılması gerekir. Bu durumda mahkemece davacıdan talep edilen alacağın nizalı alacak olarak masaya kaydına karar verilmesi gerekirken reddi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere 07.10.2019 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

***