"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
K A R A R
Davacı vekili, müvekkili ile davalı kooperatif arasında fenni mesul sözleşmesi düzenlendiğini, sözleşme gereği müvekkiline ödenmesi gereken ücretin ödenmediğini, ... 29.İcra Müdürlüğünde icra takibi başlattıklarını, iflas ödeme emrinin tebliğine rağmen borcun ödenmediğini ileri sürerek davalının iflasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre icra takibine konu edilen alacağın güncel miktarı bilirkişi marifeti ile belirlenerek, belirlenen miktarı ödemesi için depo kararı verildiği, buna ilişkin olarak çıkartılan davetiyeye rağmen borcun ödenmediği, anlaşılmakla, davanın kabulü ile davalı kooperatifin iflasına, dair verilen kararı, davalı vekilinin temyiz istemi üzerine, Dairemizin 04.11.2013 tarihli ve 2013/5652 Esas, 6768 Karar sayılı ilamı ile temyiz isteminin süresinde olmadığından reddine karar verilmiştir. Bu kez, davalı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuş, Dairemizin, 16.05.2014 tarihli ve 2014/898 E 2014/3852 K sayılı ilamı ile karar düzeltme istemi reddedilmiştir. Davalı vekili Anayasa Mahkemesine başvurmuş, Anayasa Mahkemesinin 21.09.2017 tarihli 2014-13217 başvuru numaralı kararı ile dava dosyasının Dairemize gönderilmesine karar verilmiştir.
1-1163 Sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 98. ve TTK'nın 450. maddesi yollaması ile TTK'nın 219/1. maddesi uyarınca tasfiye halinde kooperatifi davalarda temsil yetkisi tasfiye memurlarına aittir. Somut uyuşmazlıkta, davalı kooperatifin 2009 yılında tasfiyeye girdiği tasfiye kurulu ve kurul üyelerinin adreslerinin ticaret sicil gazetesinde yayınlandığı, ticaret sicil müdürlüğünden alınan yazıda şirketin tasfiye halinde olduğu ve tasfiye memuru atandığı görülmesine rağmen tebligatlar kooperatif adresine düzenlenmiştir. Mahkemece dava dilekçesi, depo emri ve gerekçeli kararın tasfiye memurlarına tebliğ edilmeden yargılama yapılmış olması Anayasa ile güvence altına alınan savunma hakkını ortadan kaldırmış olduğundan mahkemece davalı tarafa usulüne uygun şekilde tebligat yapılarak savunma hakkı tanınmalı taraf delilleri toplanarak varılacak uygun sonuç çerçevesinde hüküm kurulması gerektiğinden kararın bozulması gerekmiştir.
2- Bozma nedenine göre, davalının diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, Dairemizin temyiz talebinin süresinde olmadığından reddine ilişkin 04.11.2013 tarihli ve 2013/5652 E. 6768 K. sayılı kararı ile bu kararın temyizine ilişkin karar düzeltme talebinin reddine dair 16.05.2014 tarihli ve 2014/898 E. 2014/3852 K. sayılı Dairemiz kararlarının kaldırılarak hükmün davalı vekili yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle bozma nedenine göre davalının diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, temyiz peşin ve karar düzeltme harcının istek halinde talep edene iadesine 10.10.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.