Logo

23. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki sıra cetveline itiraz davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

- K A R A R -

Davacı vekili, dava dışı ...'dan olan alacağının tahsili için Konya 14. İcra Müdürlüğünün 2010/790 Esas sayılı dosyası ile takip yaptıklarını, borçlunun taşınmazı üzerine haciz konulduğunu ve taşınmazın 77.148,00 TL bedelle satılarak satış bedelinin, davalının alacaklı olduğu Şarkışla İcra Müdürlüğünün 2008/1149 Esas sayılı dosyasına gönderildiğini ve davalıya ödendiğini, ancak takibe konu senetteki alacağın gerçek alacak olmadığını davalı ile dava dışı borçlunun tüm işlemleri anlaşarak yaptıklarını, davalının sürelerden feragat ederek takibi kesinleştirdiğini, %40 faiz oranına itiraz etmediğini, bu nedenle davalı alacaklının sıra cetvelinden çıkartılarak, bu alacaklıya ödenecek paranın öncelikle kendilerine ödenmesine, artan kısmın davalıya ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, müvekkilinin takibi ile davacının takibi arasında iki yıl fark bulunduğunu, dayanak senetlerin tarihlerinin de daha önce olduğunu, müvekkili ile borçlu arasında ortak iş yapmak amacıyla gerçekleşen para alışverişinden doğan alacağın tahsiline çalışıldığını, faiz oranının ise davacı tarafından ileri sürülemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemenin davanın reddine dair verilen karar, taraf vekillerinin temyizi üzerine, Dairemizin 20.04.2016 tarihli, 2015/4818 E.- 2016/2526 K. sayılı ilamıyla, borçlu ile davacı arasındaki ilişkinin 2007 tarihinde başladığının kabul edilmesi gerektiği, bu husus üzerinde yeterince durulmadan son çek tarihleri dikkate alınarak yanlış değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulmasının doğru olmadığı gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiş, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı doğrultusunda inceleme yapılıp hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, bozmanın kapsamı dışında kesinleşmiş olan yönlere ilişkin temyiz itirazları incelenemeyeceğine ve özellikle davalının alacağının gerçek bir alacak olduğunu dosyadaki delillerle ispat edememiş olmasına göre, davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 13.02.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

***