"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/999 E., 2022/1335 K.
DAVA TARİHİ : 31.07.2018
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 3. Tüketici Mahkemesi
SAYISI : 2018/236 E., 2022/19 K.
Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı; davalı bankadan 26.09.2008 tarihinde aylık %1,48 faiz oranı ile 150.000 TL konut kredisi kullandığını, Rekabet Kurumu Başkanlığının 08.03.2013 tarih ve 13-13/198-100 Karar sayılı kararıyla, davalı bankanın da aralarında bulunduğu 12 banka hakkında mevduat, kredi ve kredi kartı hizmetleri konusunda, kartel oluşturarak tüketicilerden fazla faiz tahsil edildiğinin tespiti üzerine 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkındaki Kanun’un 4 üncü maddesini ihlal ettiklerine karar verildiğini, bahsi geçen ihlal nedeniyle krediyi yapılandırarak 19.03.2010 tarihine kadar daha yüksek faiz ödediğini, serbest piyasa faiz oranının %1 olarak alınması gerektiğini, eğer kartel oluşturulmasaydı yapılacak hesaplamaya göre 7.449,12 TL daha az faiz tahsil edileceğini, zarara neden olan rekabet ihlali bankaların anlaşmasından kaynaklı oluştuğundan şimdilik 6.100,00 TL zararın 4054 sayılı Kanun'un 58/2 nci maddesi gereğince üç katı ile birlikte zarara uğranılan tarihten itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı; tazminat talebinin zamanaşımına uğradığını, emsal dosyalarda davanın reddine karar verildiğini, davacının kullandığı krediye rekabet ihlali ile artırıldığı iddia edilen faiz oranının uygulanmadığını, davacının % 1,44 faiz oranı ile kredi kullandığından zararının da oluşmadığını, Danıştay 13. Dairesi’nin 2016/4614 E. sayılı dosyasının bekletici mesele yapılması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Rekabet Kurulu kararında konut kredisine yönelik olarak ihlal tarihlerinin 27.10.2008 - 20.12.2008 arasını kapsadığı, davacının kredi kullandığı tarihin konut kredisine yönelik rekabet ihlali tarihleri arasında olmadığı, bilirkişi raporunun denetime ve hükme elverişli olduğu gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, süresi içinde davacı istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı; kararın eksik inceleme ve değerlendirme ile verildiğini, tablolar halinde açık ve detaylı şekilde sunulan faiz fark oranlarının incelenmediğini, 26.09.2008- 19.03.2010 tarihleri arasında yüksek oranda faiz ödediğini, ... 2. İdare Mahkemesinin dava dosyasının bekletici mesele yapılmadığını, hükme esas alınan bilirkişi raporunun denetime açık olmadığını, somut olayın değerlendirilmediğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı bankanın kredinin çekildiği dönemde iddia olunan oluşum içinde yer almadığı ve bu itibarla davacının herhangi bir zararının oluşmadığı gerekçesiyle, İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik davacının istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, süresi içinde davacı temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazlarını tekrar ederek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
1. 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun'un 57 nci maddesinde; "Her kim bu Kanuna aykırı olan eylem, karar, sözleşme veya anlaşma ile rekabeti engeller, bozar ya da kısıtlarsa yahut belirli bir mal veya hizmet piyasasındaki hâkim durumunu kötüye kullanırsa, bundan zarar görenlerin her türlü zararını tazmine mecburdur. Zararın oluşması birden fazla kişinin davranışları sonucu ortaya çıkmış ise bunlar zarardan müteselsilen sorumludur. "
2. Aynı Kanun'un 58 inci maddesinde; "Rekabetin engellenmesi, bozulması veya kısıtlanması sonucu bundan zarar görenler, ödedikleri bedelle, rekabet sınırlanmasaydı ödemekte olacakları bedel arasındaki farkı zarar olarak talep edebilirler. Rekabetin sınırlanmasından etkilenen rakip teşebbüsler, bütün zararlarının tazminini rekabeti sınırlayan teşebbüs ya da teşebbüslerden talep edebilir. Zararın belirlenmesinde, zarar gören teşebbüslerin elde etmeyi umdukları bütün kârlar, geçmiş yıllara ait bilançolar da dikkate alınarak hesaplanır. Ortaya çıkan zarar, tarafların anlaşması ya da kararı veya ağır ihmalinin olduğu hallerden kaynaklanmaktaysa, hâkim, zarar görenlerin talebi üzerine, uğranılan maddi zararın ya da zarara neden olanların elde ettiği veya elde etmesi muhtemel olan kârların üç katı oranında tazminata hükmedebilir. "
3. Değerlendirme
Rekabet Kurulunun 08.03.2013 tarihli ve 13-13/198-100 sayılı kararının iptaline ilişkin ... 2. İdare Mahkemesince açılan davada davanın reddine karar verilmiş, karar düzeltme aşamasında Danıştay 13. Dairesinin 21.05.2019 tarihli ve 2016/4017 E., 2019/1779 K. sayılı kararı ile bozulması üzerine ... 2. İdare Mahkemesinin 19.07.2019 tarihli ve 2019/1108 E., K.2019/1463 K. sayılı "..." kararı verilmiş ve bu kez Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 31.05.2021 tarihli ve 2019/2656 E., 2021/1104 K. sayılı kararı ile bozulmuş ve yeniden yapılan yargılama neticesinde ... 2. İdare Mahkemesinin 2022/920 E., 2022/855 K. ve 26.04.2022 tarihli kararıyla idari işlemin iptaline karar verilmiştir.
Temyizen incelenen kararda belirtilen gerekçeler ile zarar iddiasının dayandırıldığı Rekabet Kurulu kararının iptal edilmiş olduğunun böylece Kurul kararının hukuka aykırı olduğunun idari yargı kararı ile tespit edilmiş olduğu ve davacı ile yapılan kredi sözleşmesi kapsamında rekabetin ihlal edildiğinden, zarar ve miktarının ispat edilemediğinin anlaşılmasına göre, davacının temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneginin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
11.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.