Logo

3. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İSTANBUL ANADOLU 20. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında ilk derece mahkemesinde görülen tazminat davasının kısmen kabulüne dair verilen karar hakkında bölge adliye mahkemesi tarafından yapılan istinaf incelemesi sonucunda; davacıların istinaf başvurusunun reddine davalıların istinaf başvurularının kısmen kabulü ile davanın kısmen kabulüne yönelik olarak yeniden esas hakkında verdiği kararın, süresi içinde davacılar vekilince temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacılar; mülkiyeti davacılardan ...'a ait ... plakalı aracın davacılardan ... kullanımında iken 28/11/2008 tarihinde yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, bu kaza sırasında davalıların üretip dağıtımını yaptığı araçta bulunan hava yastıklarının açılmadığını, bu nedenle yaralanmaların arttığını ileri sürerek; fazlaya dair haklar saklı kalmak kaydıyla, davacılardan ... yönünden 1.000 TL maddi, 30.000 TL manevi, ... yönünden 1.000 TL maddi ve 20.000 TL manevi, ... ve ... yönünden 1.000'er TL maddi ve 30.000'er TL manevi, ... ve ... yönünden 1.000 TL maddi ve 10.000 TL manevi tazminat olmak üzere toplam 6.000 TL maddi, 130.000 TL manevi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmişlerdir.

Davalı ... Motorlu Araçlar İmal ve Satış A.Ş. vekili; kaza yapan aracın üreticisi olmadığını bu nedenle kendisine husumet yöneltilemeyeceğini ayrıca kazanın tek taraflı olarak gerçekleşmesi nedeniyle tüm kusurun sürücüde olduğunu, kaza sırasında ve sonrasında hava yastıklarının devreye girip girmemesinin teknik değerlendirmeler ve ekspertiz gerektiren konular olduğunu, dosyada mevcut tespit raporunda hava yastıklarının açılmadığı belirtilmişse de neden açılmadığı hususuna değinilmediğini, davacı sürücü tarafın tam kusurlu olması nedeniyle kendi kusurundan yararlanamayacağı savunarak, davanın reddini dilemiştir.

Davalı ...Ş. vekili; davacılardan ...’nin kendi kusuru ile sebep olduğu kaza ve bu nedenle uğranıldığı belirtilen maddi ve manevi zararlardan sorumlu tutulmasının beklenemeyeceğini savunarak, davanın reddini dilemiştir.

İlk derece mahkemesince; davanın kısmen kabulü ile davacılardan ... için 271,67 TL maddi ve 5.000 TL manevi, ... için 213,56 TL maddi ve 10.000 TL manevi, ... için 10.000 TL manevi, ..., ... ile (... Mirasçıları olan) ... ve ... için 5.000’er TL manevi tazminatın davalılardan müştereken tahsiline karar verilmiştir.

İlk derece mahkemesinin kararına karşı, taraflarca istinaf yoluna başvurulmuştur.

Bölge adliye mahkemesince; davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın esastan reddine, davalılar vekillerinin davacı ... ile davacı ... yönünden maddi tazminata yönelik istinaf dilekçelerinin reddine, manevi tazminata ilişkin hükümlere karşı istinaf başvurularının esastan kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davacılardan ... için 271,67 TL, ... için ise; 213,56 TL maddi tazminatın davalılardan müştereken alınarak adı geçen davacılara verilmesine, bu davacıların fazlaya ilişkin talepleri ile diğer davacıların maddi tazminat taleplerinin reddine, manevi tazminata ilişkin davaların ise davacılar yönünden kesin olarak reddine karar verilmiş; karar, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Her ne kadar bölge adliye mahkemesince; manevi tazminata ilişkin verilen kararın davacılar bakımından kesin olarak verildiği belirtilmiş ise de, dava dilekçesinde manevi tazminata ilişkin dava değerinin 130.000 TL olarak belirtmiş olması karşısında kararın kesin olduğu kabul edilemeyeceğinden, işin esasına geçilmiştir.

1- Davacılar, 28/11/2008 tarihinde meydana gelen kazada davalıların üreticisi olduğu aracın hava yastıklarının açılmadığını, aracın ayıplı olduğunu ve davalıların bu ayıptan sorumlu olduğunu ileri sürerek, maddi ve manevi tazminata hükmedilmesini istemişler; ilk derece mahkemesince 27/11/2016 tarihli bilirkişi raporundaki tek taraflı kaza da sağ yan taraftaki hava yastığının açılması gerekirken teknik yönden ve üretimden kaynaklı gizli ayıp olması nedeniyle açılmadığı ve bu nedenle sadece sağ ön koltukta oturan yolcunun görebileceği zararın artmasının beklendiği, diğer koltuklarda oturan kişiler yönünden değişiklik olmayacağı değerlendirmeleri dikkate alınarak hüküm tesis edilmiş ise de, bilirkişi raporundaki tespitlerin nitelik itibariyle hüküm kurmaya elverişli olmadığı ve somut verilere dayanmadığı anlaşılmıştır.

O halde bölge adliye mahkemesince; dosyadaki kaza raporu ve kaza sonrası çekilen resimler de dikkate alınarak mümkünse araç üzerinde inceleme yapılmak suretiyle, kaza esnasında tüm yolcuların emniyet kemerlerinin takılı olup olmadığının ve sağ ön koltukta oturan yolcunun tespiti ile araçta ön hava yastıkları haricinde yan hava yastıklarının da bulunduğu gözetilip, kaza sırasında araçta bulunan tüm hava yastıklarının açılmamasının üretim hatasından kaynaklanıp kaynaklanmadığı hususunda, tarafların mevcut bilirkişi raporuna itirazları ile tarafların iddia ve savunmalarını karşılayacak şekilde, üniversiteden bu alanda uzman akademisyenlerden seçilerek oluşturulacak bilirkişi heyetinden, taraf ve yargı denetimine elverişli rapor aldırılarak ve davacıların usuli kazanılmış hakları da gözetilerek hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken, yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı şekilde karar verilmesi, usul ve kanuna aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.

2-Bozma nedenine göre, davacıların diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.

SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle bölge adliye mahkemesi kararının HMK'nın 371. maddesi uyarınca davacılar yararına BOZULMASINA, ikinci bentte açıklanan nedenle davacıların diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, dosyanın aynı Kanun'un 373/2 maddesi uyarınca kararı veren bölge adliye mahkemesine gönderilmesine, 22/11/2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

***